Hafıza teknikleri ve yaratıcılık / Bir kelimeyi zihninizde canlandırmak, bilgileri bir hikâyede buluşturmak veya bir konuşmanın başlıklarını evinizin odalarına yerleştirmek… Hafıza teknikleri, hatırlamak istediğimiz bilgiler arasında bağlantılar kurmamızı sağlar. Bu bağlantıları üretirken hayal gücümüzü de çalıştırabiliriz.
Marketten alacağınız beş şeyi aklınızda tutmaya çalışıyorsunuz: limon, ekmek, süt, yumurta ve sabun. Listeyi birkaç kez tekrarlıyorsunuz. Fakat markete vardığınızda iki madde kaybolmuş oluyor.
Şimdi farklı bir yol deneyin: Kapınızda kocaman bir limon bekliyor. Limon, ekmekten yapılmış bir arabaya biniyor. Arabanın tekerleklerinden süt akıyor. Sütün içinden çıkan bir yumurta, sabun köpükleri üflüyor.
Bu sahne günlük hayatta pek anlamlı görünmeyebilir. Ancak listeyi hatırlatacak bir bağlantı zinciri oluşturur. Üstelik bu zinciri kurarken yalnızca tekrar yapmaz; nesneleri dönüştürür, birbiriyle ilişkilendirir ve küçük bir kurgu üretirsiniz.
Hafıza ile yaratıcılığın buluştuğu yerlerden biri, bildiklerimiz arasında yeni ilişkiler kurabilmemizdir.
Hatırlamak ve yaratmak birbirinden ne kadar uzak?
Hafıza teknikleri ve yaratıcılık / Yaratıcılık çoğu zaman tamamen yeni bir şeyi yoktan üretmek gibi düşünülür. Oysa yeni fikirler, bildiklerimizin ve yaşadıklarımızın farklı biçimlerde bir araya gelmesiyle de oluşur.
Madore, Addis ve Schacter’ın deneylerinde, yakın geçmişteki deneyimlerin ayrıntılarını hatırlamaya yönelik kısa bir çalışma, farklı kullanım fikirleri üretme gibi yaratıcı düşünme görevlerinde performansı artırmıştır. Bu bulgu, yaşantılara ilişkin belleğin bazı yaratıcı düşünme süreçlerine katkıda bulunduğunu destekler. Ancak araştırma, hafıza sarayı veya kelime ezberleme tekniklerinin genel yaratıcılığı artırdığını göstermemektedir. journals.sagepub.com
Dolayısıyla iki sonucu ayırmalıyız: Bir teknik belirli bilgileri hatırlamayı kolaylaştırabilir. Aynı teknik sırasında yaptığımız benzetmeler ve kurgular da yaratıcı alıştırmalar için kullanılabilir. İkinci durumun bütün alanlara yayılan kalıcı bir yaratıcılık artışı sağladığını varsayamayız.
1. Çağrışım: Yeni bilgiye tanıdık bir bağlantı kurmak
Hafıza teknikleri ve yaratıcılık / Çağrışım, öğrenmek istediğimiz bilgiyi bildiğimiz bir şeyle ilişkilendirmektir. Bağlantı bir görüntü, ses, anlam veya kişisel deneyim üzerinden kurulabilir.
Örneğin İngilizce “bridge” kelimesini öğrenen öğrenci, mahallesindeki köprüyü düşünebilir. Ardından bu köprünün iki yakasını birbirine bağladığını hatırlayarak kelimenin anlamına ulaşabilir.
Burada önemli olan, çağrışımın öğrenci için kullanılabilir olmasıdır. Başkasının çok etkileyici bulduğu bir benzetme, bizim için hiçbir şey ifade etmeyebilir.
Alıştırma: “Kitap” ile “pusula” arasında üç bağlantı bulun.
Bir öğrenci “İkisi de yol gösterir” diyebilir. Başka biri, kahramanın kitabın sayfaları arasına gizlenmiş bir pusula bulduğunu hayal edebilir. Üçüncüsü, okudukça yön değiştiren bir pusula tasarlayabilir.
Sonra iki ayrı soru sorun: “Bu bağlantı neyi hatırlatıyor?” ve “Bu bağlantıdan yeni bir fikir çıkabilir mi?” Böylece hatırlama amacıyla fikir geliştirme amacı birbirinden ayrılarak çalışılır.
2. Görselleştirme: Bilgiyi zihinsel bir sahneye dönüştürmek
Görselleştirme, bir kelimeyi veya bilgiyi zihinde görüntüyle temsil etmektir. Nesnelerin yalnızca yan yana durması yerine birbiriyle etkileşime girdiği bir sahne kurulabilir.
Örneğin “anahtar, balık, şemsiye” kelimeleri için, ağzında anahtar taşıyan ve şemsiye altında yüzen bir balık hayal edebilirsiniz.
Ancak eğitimde görsellerin doğruluğuna dikkat etmek gerekir. Bir benzetme, bilimsel açıklamanın yerini almamalıdır. Hücreyi fabrikaya benzetiyorsak, bu benzetmenin hangi yönlerden işe yaradığını ve nerede yetersiz kaldığını da konuşmalıyız.
Alıştırma: “Denge” kavramını anlatan üç farklı çizim yapın: biri günlük hayattan, biri doğadan, biri tamamen hayalî olsun.
Ardından en anlaşılır çizimi seçip gerekçenizi açıklayın. Amaç yalnızca ilginç görüntü üretmek değil, görüntünün kavramı doğru temsil edip etmediğini incelemektir.
Zihninde canlı görüntüler oluşturmakta zorlanan öğrenciler ise çizim, sözel betimleme veya fiziksel nesneler kullanabilir. Herkesin aynı biçimde hayal etmesi gerekmez.
3. Hikâyeleştirme: Dağınık maddeleri olay örgüsünde buluşturmak
Hafıza teknikleri ve yaratıcılık / Hikâyeleştirmede hatırlanacak bilgiler, bir olay dizisinin parçaları hâline getirilir. Bir öğe, sonraki öğeyi çağıracak şekilde kullanılır.
Bower ve Clark’ın klasik deneyinde, kelime listelerini birbirine bağlı hikâyeler içinde öğrenen katılımcılar, olağan çalışma ve tekrar yöntemini kullanan grupla karşılaştırılmıştır. Bulgular, anlatı yoluyla düzenlemenin sıralı hatırlamayı destekleyebildiğini göstermiştir. Bunun kelime listeleriyle yürütülmüş bir çalışma olduğunu unutmamak gerekir; bütün ders içerikleri için aynı sonucu varsayamayız. April 1969
Alıştırma: “Saat, tohum, merdiven, ayna, rüzgâr” kelimelerini sırasını koruyarak kısa bir hikâyede kullanın.
Sonra metni kapatıp kelimeleri hatırlamaya çalışın. İkinci aşamada aynı kelimelerle farklı bir hikâye yazın. İlk hikâyedeki bağlantılarla yenilerini karşılaştırın.
Derslerde ise kurgu ile gerçek bilgi açıkça ayrılmalıdır. Tarih öğrenirken gerçek olayların sırasını hatırlatacak bir anlatı kullanılabilir; fakat olmayan bir olay, hatırlamayı kolaylaştırmak uğruna tarihsel gerçek gibi sunulmamalıdır.
4. Hafıza sarayı: Bilgilere tanıdık yerler ayırmak
Hafıza teknikleri ve yaratıcılık / Hafıza sarayı veya yerler yöntemi, iyi bildiğimiz bir mekândaki belirli durakları hatırlama ipucu olarak kullanmaya dayanır.
Bir öğrenci, sunumunun beş başlığını evindeki beş noktaya yerleştirebilir:
| Tanıdık durak | Sunum başlığı | Hatırlatıcı görüntü |
|---|---|---|
| Giriş kapısı | Problem | Kapının önünü kapatan büyük bir soru işareti |
| Ayakkabılık | Nedenler | Birbirine dolanmış bağcıklar |
| Salon masası | Çözüm seçenekleri | Farklı yönlere uzanan yollar |
| Mutfak tezgâhı | Uygulama | Bir planı adım adım gerçekleştiren küçük figürler |
| Balkon | Değerlendirme | Sonuçları inceleyen bir büyüteç |
Öğrenci konuşurken bu rotayı zihninde izleyebilir. Ancak başlıkların anlamını öğrenmeden yalnızca görüntüleri yerleştirmek, konuyu anlatabilmek için yeterli değildir.
Dresler ve arkadaşlarının araştırmasında, altı haftalık yerler yöntemi eğitimi alan yetişkinlerde kelime hatırlama performansı gelişmiş ve beyin ağlarının işlevsel bağlantılarında değişimler gözlenmiştir. Bu sonuçlar yöntemin öğrenilebilirliğini destekler; genel zekâ veya bütün alanlarda yaratıcılık artışı anlamına gelmez. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Başlangıç için gerçek bir “saray” gerekmez. Beş duraklı tanıdık bir oda veya günlük yürüyüş yolu yeterli bir deneme alanı olabilir.
Hatırlamadan üretmeye nasıl geçebiliriz?
Bu tekniklerle kurduğumuz bağlantıları ikinci bir görevde kullanabiliriz. Örneğin “merdiven, tohum, saat” kelimelerini hatırladıktan sonra şu soruyu düşünelim: “Bu üçünden esinlenen bir okul projesi nasıl olurdu?”
Bir öğrenci, her basamağında farklı bitkilerin yetiştiği bir merdiven bahçesi tasarlayabilir. Başka biri, bitkilerin gelişimini zaman içinde kaydeden bir sergi önerebilir.
Bunlar, tekniklerin yaratıcılığı artırdığının kanıtı değil; hatırlanan malzemeyi yeni bir amaçla kullanmaya yönelik sınıf uygulamalarıdır.
Öğretmen veya veli, çalışmayı üç aşamada yürütebilir: Önce bağlantıyı oluşturmak, sonra bakmadan hatırlamak, ardından aynı malzemeden farklı bir fikir üretmek. Son aşamada da fikrin anlaşılır, doğru ve uygulanabilir olup olmadığı konuşulmalıdır.
Hayal gücü, anlamanın yerine geçmez
Hafıza teknikleri ve yaratıcılık / Formülü hatırlamak, onu hangi durumda kullanacağını bilmek değildir. Bir kavramın adını zihinsel görüntüyle çağırabilmek de kavramı açıklayabilmekle aynı şey değildir.
Bu nedenle hafıza çalışmasının ardından öğrenciye “Kendi sözlerinle anlat”, “Bir örnek ver” veya “Bu bilgiyle hangi sorunu çözebilirsin?” denebilir. Hatırlanan bilginin anlamıyla bağlantısı böylece kontrol edilir.
Her bilgi için uzun bir hikâye hazırlamak da gerekli değildir. Teknik, öğrenme işini kolaylaştırdığı yerde kullanılmalıdır.
Hayal etmek, bilgiden uzaklaşmak zorunda değildir. Doğru kullanıldığında bilgiyi ilişkilendirmek, yeniden düzenlemek ve farklı bir amaç için kullanmak üzere bir çalışma alanı açabilir. Asıl kazanım, yalnızca listeyi hatırlamakta değil; kurduğumuz bağlantıyı anlayıp gerektiğinde değiştirebilmekte ortaya çıkar.
Kaynaklar
- Bower, G. H., & Clark, M. C. (1969). Narrative stories as mediators for serial learning. Psychonomic Science, 14, 181–182.
- Dresler, M., et al. (2017). Mnemonic training reshapes brain networks to support superior memory. Neuron, 93(5), 1227–1235.e6.
- Madore, K. P., Addis, D. R., & Schacter, D. L. (2015). Creativity and memory: Effects of an episodic-specificity induction on divergent thinking. Psychological Science, 26(9), 1461–1468.
Tavsiye Edilen Makaleler
Yaratıcılık İçin Mola Vermek – En İyi Fikirler Neden Masa Başında Gelmez?
Unutma Çağında Hafıza – Nasıl Eğitebilir ve Nasıl Koruyabiliriz?
Limbik Sistem – Beynin Duygu, Hafıza ve Hayatta Kalma Merkezine Hoş Geldiniz!














