Yabancı Dil

İngilizce Kelime Hafızası – İngilizce Kelimeleri Unutmamak İçin Ne Yapmalısınız?

İngilizce Öğrenme ve İngilizce Kelime Hafızası – Youtube’da çeşitli İngilizce Kelime Öğrenme videolarına göz attım. Çoğu insan kendini İngilizce öğretmeni yerine koymuş görünüyor. Video başlıkları “İngilizce’de Bilmeniz Gereken 400 Fiil“, “İngilizce’de Bilmeniz Gereken 150 Sıfat“, “İngilizce Konuşmak İçin Mutlaka Bilmeniz Gereken 500 Temel Kelime” gibi sürüp gidiyor.

Videolarda genellikle kelimeler tek tek power point sunusu gibi sunuluyor. Her gelen sayfada İngilizce kelimenin yazılışını görürken, İngilizce kelimenin orijinal telaffuzunu duyuyorsunuz ve eğitimci rolündeki kişi de kelimenin Türkçe karşılığını söylüyor. Bazen bir veya iki açıklayıcı cümle söyleyebiliyor veya ilave hiçbir şey söylemiyor. Videoda sonra bir başka kelime geliyor ve video sonuna kadar böyle akıp gidiyor. İngilizce Öğrenemek ve Konuşmak isteyen milyonlarca kişi bu videoları izliyor. Sonuç ise hüsran.abcdef

İngilizce Öğrenmede Hafıza Gücü

İngilizce öğrenmek için bu videoları izleyenler zamanlarını boşa harcamaktan başka birşey yapmıyorlar. Çünkü izledikleri herşeyi ertesi gün hatta ilk 6 -8 saat içinde unutmuş olacaklar. Ayrıca tek tek kelimelerin anlamını bilmek, onları hızla cümle haline getiremiyorsanız veya size hızla söylenen bir cümlede duyduğunuzda anlayamıyorsanız, birinci cümle ne söylemişti diye düşünürken ard arda söylenen ikinci, üçüncü cümleleri kaçırıyorsanız ne anlamı var ki?

Hafıza konusunu dünyada iyi bilen kişilerden biri olarak, bu makalede “İngilizce Kelime Hafızası” ve “İngilizce Kelime Öğrenme Hafızası” konularını basit örneklerle açıklayacağım. Çünkü hafıza konusu, hayatımızın pek çok anında bize lazım olduğu gibi, herhangi bir dili öğrenmede de birincil etkendir.

Gerçekten İngilizce öğrenmek isteyenlere ayrıca “Neden İngilizce Öğrenemiyoruz? Neden İngilizce Konuşamıyoruz?” ve “İngilizce’yi Kısa Zamanda Nasıl Öğrenebilirsiniz ve Nasıl Unutmazsınız?” başlıklı yazılarımı da okumalarını tavsiye ediyorum. İlgilenenler için bu makalelerin linkleri yazının altında verilmiştir.

İnsanlar, dil öğreniminde karılaşılan zorluğun özellikle kelimelerin unutulmasında, cümle oluşturulurken kelimelerin hatırlanamamasında, gramerle birlikte kelimelerin telaffuzunda olduğunu düşünüyorlar. Gerekli motivasyonları olsa da, kelimeleri ve grameri öğrenmeyi her zaman zor görüyorlar ve bu nedenle kelimeleri ve gramer öğrenmeyi önceliyorlar. Ama yine de olmuyor. Çünkü nasıl öğrenmeleri gerektiğini bilmiyorlar ve öğrendiklerini beyinlerine yapıştıracak olan önemli şeyler eksik kalıyor.

Öyleyse İngilizce kelimeleri hafızamıza yerleştiren özelliklerin neler olduğuna bir bakalım.

Toplumda genellikle, yabancı bir dili yetişkinlerin daha zor öğreneceğine, çocukların ise kolayca öğrenebileceklerine dair bir inanç vardır. Hatta bazı insanlar bir dil öğrenme geni olduğuna ve 7-12 yaşlarından itibaren bu yeteneği kaybettğimize inanıyorlar.

Gerçekten de bir yabancı ülkeye gittiğinizde sizin yıllarca ter ve para döküp öğrenmeye çalıştığınız dili, sokaktaki küçük bir çocuğun konuştuğunu duyunca bilmiyorum nasıl bir duygu yaşıyorsunuz? Muhtemelen parmak kadar çocuğun seviyesinde olamadığınız için kendinize kızıyorsunuz.

Peki bu karşılaştırma doğru bir karşılaştırma mıdır?

İngilizce Öğrenme ve İngilizce Kelime Hafızası – Peki sorayım; sizin yabancı bir dil öğrenmek için ayırdığınız saat/yıl nerede; o ülke çocuğunun dil öğrenmek için verdiği ömür nerede?

Çocuğu Kendinizle Karşılaştırmak Doğru Mu?

Çocuklarla hiç yarışmayın; çocuklar sizi yener. Eğer o dil için siz de 4 yaşına gelinceye kadar konuşmak için 15 bin saat harcamış olsaydınız bu karşılaştırma adil olabilirdi.

4 veya 5 yaşındaki çocuğunuzla birlikte 3 aylığına İspanya’ya gittiğinizi düşünün. Çocuğunuz ve siz birlikte özel bir kursa katılarak bu 3 ay sürede İspanyolca öğreneceksiniz diyelim. Yani ikiniz de eşitsiniz. Her ikiniz de yeni dili hiç bilmiyorsunuz ve bu yeni dili öğrenirken aynı süreci yaşayacaksınız. Yani o öğrenmek için 500 saat harcarsa, siz de 500 saat harcayacaksınız. Ben size sonucun ne olacağını söyleyeyim. Siz bir yetişkin olarak bu yeni ikinci dili çocuktan daha hızlı öğrenirsiniz.Çocuklar ve IQ Zeka Geliştirme

Yetişkinlerin problemi dil öğrenememe değil, öğrendiklerini hafızalarında tutamamaktır. Yani İngilizce öğrenememek yetişkinler için bir hafıza problemidir.

O halde çocukların dil öğrenmede yetişkinlerden daha iyi oldukları iddiasından vazgeçelim ve bir yetişkinin de yabancı bir dili ciddi bir seviyede öğrenebileceğine odaklanalım.

Dil öğrenmede bizim en büyük destekçimiz beynimizdir; hafızamızdır. O halde beynimizin nasıl çalıştığına ve hafızamızın nasıl hatırladığına yoğunlaşalım. Beynimizin dil işletmesinin nasıl çalıştığına, bilgileri ve özellikle kelimeleri nasıl hafızada tuttuğuna, bunları nasıl unutmadan saklayabileceğimizi konuşalım.

Kelime Öğrenme Hafızası Nedir?

İngilizce Öğrenme ve İngilizce Kelime Hafızası – Beynimiz daha önce tanıdığı ses, koku ve görüntüleri yeniden algıladığında hemen hatırlama eğilimindedir. Mesela Korona Virüs için aşı araştırmalarının yoğun konuşulduğu şu dönemde “aşı” kelimesini ele alalım. Herşeyi İngilizce kelime öğrenmeye bağlayacağım. Ama önce Türkçe bir kelime öğrenmeye odaklanalım.

“Aşı” Kelimesinin Hafıza’ya Yerleşmesi

Hepimiz “aşı” olduk ve bu kelimenin ne anlama geldiğini hemen hatırlıyoruz. Peki bu kelimeyi nasıl öğrendik?Aşı” kelimesini öğrenme sürecimiz, çocukken “hastalıklardan korunmak” için aşı olmaya götürüldüğümüz “hastane” ile başladı. “Hastanenin kokusu“nu aldınız önce ve sonra “beyaz önlüklü” bir “doktor” ve “hemşire” ile karşılaştınız. Sonrasında hemşirenin elindeki sivri uçlu “iğne“yi gördünüz. Devamında iğnenin kolunuza batışının sebep olduğu “korku“, sonrasındaki “acı” ve belki onu takip eden hüngür hüngür “ağlama“…

vaccine = açı - ingilizce kelime

Peki bu süreçte ne oldu? Yukarıda anlatılan yaşadığımız sürecin her biri beynimizde ayrı bir noktayı uyardı. Beyindeki hastane kokusu, klinik görüntüsü, beyaz önlük, hemşire, doktor, sivri uçlu iğne, hemşirenin “Hiç acımayacak (!)” söylemi, korku, acı, ağlama vs. Bunların hiçbiri tek başına bir hafıza oluşturmuyor. Bunlar sadece uyarılar. Ancak bu uyarıların beynin farklı bölgelerinde oluşturduğu elektriksel ateşlemeler bir anda bu uyarıların oluştuğu beyin hücrelerini de birbirine bağladı. Yani bir ağ mekanizması oluştu. İşte hafıza denen şey bu ağ mekanizmasın ta kendisidir. Öğrenme sırasında beyinde aynı anda ne kadar çok bağ kurulursa, işte o bilginin hafızaya yerleşmesi de o kadar sağlamdır.

Şimdi hafıza oluşumuyla ilgili ünlü Hebbian Teorisine kısa bir atıf yapalım ve konumuza tekrar devam edelim:

Hafıza; Bağlantılardan İbarettir.

Hebbian Teorisi: Beyin sinyallerinin nöronlar arasındaki elektriklenme sonucu yanıp sönmesi ve nöronlar arasında bağlantılar oluşması, Donald Hebb’in 1950’lerdeki yasası olarak bilinmektedir.

Bu yasa şunu söylemektedir (İngilizcesi de hemen altında verilmiştir):

Aynı anda ateşlenen nöronlar aynı anda birbirlerine de bağlanırlar.

Neurons that fire together wire together.

ingilizce kelime hafızası - vaccine

Hebb bu teorisi ile “aşı” örneğimizle ilgili olarak şunu söylüyor; Aradan yıllar geçse de, tekrar “aşı” kelimesini duyduğunuzda veya bir gün çocuğunuzu “aşı“ya götürmek için yola çıktığınızda, beyninizdeki aşı bilgisinin yer aldığı tüm nöronlar bir uyarı merkezine dönüşüyor ve aşı bilgisine ait ne kadar alt bilgi varsa, bu bilgilerin yerleştiği nöronlar arasında elektriklenmeler oluyor. Tabi bu bağlantıları oluşturan kablolar (akson) yanıp sönmeye başlıyor. Bu aksiyon hastanenin kokusunu, hemşirenin “Hiç acımayacak (!)” şeklindeki söylemini, olaydaki tüm duyguları ve resimleri bir anda beyninizde zincirleme olarak harekete geçiriyor ve aynı acı, korku ve rahatsızlığı hissediyorsunuz. Özet olarak hafıza, nöronlar arasındaki ilişkileri öne çıkararak, hatırlanması gereken konu veya kelimeyi birden resimleyerek size hatırlatıyor.

İngilizce “Vaccine” Kelimesinin Öğrenilmesi

İngilizce “vaccine” kelimesinin  “aşı” anlamına geldiğini, yazının en başında belirttiğim Youtube videolarında sunulduğu gibi “kelimenin  yazlışı“, “İngilizce söylenişi” ve “Türkçe karşılığı“nın söylenmesi şeklinde öğrenmeye kalkarsanız işiniz çok zordur. Çünkü böyle bir öğrenme beyinde Türkçe “aşı” kelimesinin öğrenildiği gibi çoklu beyin hücrelerini ateşlemez.  Bu şekilde öğrenme kısa sürede unutulur.

vaccine -ingilizce kelime

“Vaccine” kelimesinin “aşı” anlamına geldiğini bildiğimiz halde bu kelimeyi duyduğumuzda, bu duyum beynimizde Türkçe “aşı” kelimesini duduğumuz gibi bir his uyandırmaz. Çünkü birincisi “vaccine” ile beyinde kurulan bağlantı sayısı çok azdır. İkincisi kurulan çok az sayıdaki bağlar da etkin değildir ve kolay bir şekilde kopacak özelliktedir.

İşte bu küçük farklılık büyük bir öğrenme kapısını açıyor. Şimdi gelin hangi ilişkilerin beyinde daha sağlam bağlar oluşturduğuna bakalım.mega ingilizce - kolay ingilizce

Öğrenme Nedir Ve Öğrendiklerimizi Uzun Dönem Hafızamızda Nasıl Tutabiliriz?

Kelime Hafızası – Yıllar önce bu konuyla ilgili olarak üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir deneyde öğrencilere “Tree (ağaç), Apple (elma), Sun (güneş), “Bear (ayı)”, Water (su)“, “Table (masa)“, “Cat (kedi)“, “Pear (armut)” gibi elle tutullur, gözle görülür tek veya iki heceli kısa kelimeler verildi.

Öğrencilere 4 tip sorular yönelttiler.

Birinci gruptaki öğrencilere, verilen kelimelerin yazılışlarına ve yapılarına odaklanmalarını sağlayacak sorular soruldu. Kelimeleri harf harf söylemeleri istendi. Her kelimenin kaç harften oluştuğu gibi sorular soruldu. Örneğin; “Apple kelimesinde ‘b’ harfi var mı?” veya “”Apple kelimesinde kaç tane ‘b’ harfi, kaç tane ‘p’ harfi var?“, “Table kelimesindeki hangi harfler ‘bear’ kelimesinde de var?” gibi sorular soruldu. Bunlara cevap verirken farklı bir şey düşünmeden, verilen isteğe cevap vermeleri özellikle istendi.

İkinci gruptaki öğrencilere, verilen kelimelerin seslerine veya telaffuzlarına odaklanmalarını sağlayacak sorular soruldu. Bu sorularla kelimelerin seslerinden öğrencilere tanıdık gelen kelime veya heceleri yakalamaları yani hatırlamaları istendi. Örneğin, “Apple” kelimesi “Pear” ile veya “Bear” kelimesi ile “Pear” arasındaki kafiye gibi benzeşen sesler üzerinden anlam farklılıklarını yakalamaları istendi.

Üçüncü gruptaki öğrencilerden kelimelerin anlamlarını söylemeleri ve kavramsal olarak izah etmeleri istendi. Örneğin “Bear bir hayvandır“, “Table dört ayağı olan bir eşyadır. Yemek yeme veya üzerinde ders çalışma sırasında kullanılır.“, veya “Pear yeşil renkli ve tatlı bir meyvedir. Beslenme için kullanılır” gibi kavramsal olarak kelimeleri açıklamaları istendi.Hafıza Eğitimi - Fotografik Hafıza Teknikleri Seti

Dördüncü gruptaki öğrencilerden, verilen kelimeler ile kendileri arasında ilişkiler kurmaları ve bunları söylemeleri istendi. Onlara “Pear sever misin?“, “Nasıl bir ‘Table’ almak isterdiniz?” gibi sorular sorularak kelimeyle kişilikleri arasında bir ilişki kurup kuramayacakları saptandı..  “Öğrenciler “Benim evde küçük bir masam (table) var. Onda çalışmayı seviyorum.“, “Ben ayıdan (bear) korkuyorum.”  gibi cevaplar verdiler.

Daha sonra bir ara verilerek öğrencilerin konudan koparak başka ilişkisiz görevlerle uğraşmaları sağlandı.

Daha sonra da öğrencilere sürpriz bir şekilde 5-10 dakikalık bir hafıza testi uygulandı.

Öğrencilerden, kendilerine kelimelerle ilgili sorulan sorular dahil, tüm kelimeleri yazmaları istendi. hızlı öğrenme - anlayarak hızlı okuma seti

Peki Sonuçlar Ne Oldu?

İngilizce Kelime Hafızası – Öğrenciler kelimeye ilişkin dört özellikten en çok kendileriyle ilişki kurdukları kelimeleri hatırladılar. Bu oran %90’dı.  

En az ise kelimeleri harf harf söyleme gibi kelime yapısından dolayı o kelimenin hatırlanmasıydı. Bu şekilde hatırlananlar %15 ile en az hatırlanan kelimeler oldu.

İkinci sırada en çok hatırlananlar  ise kelimelerin kavramsal olarak izah edildiği ve anlatıldığı kelimelerdi. Bu bir tesadüf olmasa gerek. Örneğin “Pear yeşil renkli ve tatlı bir meyvedir.” diyen bir öğrenci bunu yaparken farkında olmadan hayali olarak izah ettiği şeyi de zihninde canlandırmak zorunda kalıyor ve beyninde ilave bağların oluşmasını sağlıyordu.

Üçüncü sırada da öğrenciler kelimenin sesinden ve kafiyeli söylenişinden hatırlamada %30’luk bir başarı yakaladılar.

O zaman şöyle sıralayalım:

  • Kelime ile kişisel ilişki kuruyorsanız, bu kelimelerin % 90’nını hatırlıyorsunuz.
  • Kelimenin fikirsel, anlamsal kavramıyla bir ilişki kurabiliyorsanız bu kelimelerin % 60’nı hatırlıyorsunuz.
  • Kelimenin sesine odaklanıyorsanız veya tealaffuzunda kafiye/uyak durumu varsa, bu kelimelerin %30’nu hatırlıyorsunuz.
  • Kelimenin sadece gramer yapısını düşünüyorsanız, bu kelimelerin sadece % 15’ni hatırlıyorsunuz.

Burada öne çıkan şey, %90’lık hatırlanma imkanının kelimelerin kişisel ilişki veya iletişim bağlamında bağlar kurulduğunda öne çıktığı görülüyor.

Ayı tehlikelidir.” demekle ayı ile kişisel bir ilişkiniz olmadığı için hiçbir duygunuz olmaz. Ama “Ayı ormanda bir adamı parçalamış. Bu ayıyla karşılaşırsan ne yaparsın?” denildiğinde öğrenci “Ben de böyle bir ayıyla karşılaşırsam ne yaparım…” diye düşündüğünde, olayı hem hayali olarak zihninde resimsel olarak canlandırmakta, hem de tüm duyguları harekete geçerek kişisel bir ilişki kurmayı sağlamaktadır.Mega Matematik - Zihinsel Matematik ve Hafıza Teknikleri

Hafızanızı Etkili Kullanın

İngilizce Kelime Hafızası – Yapılan araştırmalar hafızanın resimlerle düşündüğünü, resimlerle hafızada tuttuğunu ve resimleri gördüğümüzde de daha iyi hatırladığımızı gösteriyor.

Bu resimlerle kendi kişisel dünyanızda ilişki kuramanız ilişkileri ve bağları daha da sağlam bir hale getirmektedir. Sadece dilbilgisi ve kelime yapısıyla kelimeleri ve deyimleri öğrenmek için çaba göstermek, yabancı bir dili ve onunla ilgili temel kelimeleri hafızanıza yerleştirmek için zor bir görev gibi görünüyor.

Ayrıca öğrenilenlerin giderek artan aralıklarla tekrar edilmesi -ki buna “Sistematik Tekrar” deniyor- yabancı dil öğrenmede diğer önemli faktörlerden biridir.

Ayrıca öğrenilen kelimelerin bildiğiniz diğer kelimelerle oluşturabileceği alternatif cümleleri de çok kere duyarak beyninizde “kulağa hoş geliyor” gibi bir algılama oluşturmalısınız. Bildiğiniz kelimelerin yan yana gelmesine dinleme ve duyma açısından aşina değilseniz, daha duyduğunuz birinci cümlenin anlamını anlamaya çalışırken, ard arda gelen ikinci ve üçüncü gibi gelen cümleleri ne duyabilir ne de anlayabilirsiniz.

Özet olarak İngilizce öğrenmede kilit konu öğrenilenlerin hafızada tutulmasını ve unutulmamasını sağlamaktır.

Bunu sağlamak beynin doğal olarak nasıl hatırladığını ve unutmadığını bilerek öğrenmekle mümkündür.

Unutmamak için öğrenilenlerle diğer bilinenler arasında beyinde çoklu bağlar kurulması gerekir.

Tüm bunları sağlayan bir örnek görmek istiyorsanız, İngilizceyi çocukların ana dillerini öğrendiği gibi ve beyinde çoklu bağlar kurulmasını sağlayarak öğreten ve bu amaçla fotografik hafıza tekniklerini işin içine katan  “Mega İngilizce” aplikasyonunu incelemenizi tavsiye ediyorum. Aplikasyon ayrıca İngilizce’de en çok kullanılan ilk 1000 kelime ve bu kelimelerle oluşturulan alternatif cümleleri de öğrenmenizi sağlayarak günlük konuşmanın % 84,3’ünü anlamanızı sağlamaktadır.

Gerisi size kalmış.

Dikkat! Bu makalenin video hali aşağıda ayrıca paylaşılmıştır.

***mega ingilizce - kolay ingilizce

Tavsiye Edilen İlave Makaleler:

Neden İngilizce Öğrenemiyoruz? Neden İngilizce Konuşamıyoruz?

İngilizce – En Kısa Zamanda Nasıl Öğrenebilirsiniz ve Nasıl Unutmazsınız?

İngilizce Konuşabilmek İçin Kaç Kelime Öğrenmek Gerekir?

İngilizce Öğrenmede Sistematik Tekrar – İngilizce Öğrenmenin Bilimsel Çalışmalara Dayalı Etkili Yolu

Etiketler

Melik Safi DUYAR

www.MrMemory.com
Başa dön tuşu
Kapalı