Yaratıcılık İçin Mola Vermek / Bir soruya uzun süre bakar, çözümü bulamazsınız. Masadan kalkıp biraz yürürken, çay hazırlarken veya başka bir işle uğraşırken aklınıza yeni bir yol gelir. Peki ne değişmiştir? Mola vermek, yaratıcı düşünmenin bir parçası olabilir mi?
Bir öğretmen, ertesi gün anlatacağı konuyu öğrencilerin ilgisini çekecek bir etkinliğe dönüştürmeye çalışır. Notlarını karıştırır, birkaç fikir yazar, sonra üzerlerini çizer. Bir türlü istediği başlangıcı bulamaz. Çalışmayı bırakıp kısa bir yürüyüşe çıkar. Yolda gördüğü bir otobüs durağı, dersin girişinde kullanabileceği bir benzetmeyi aklına getirir.
Benzer bir deneyimi yazı yazarken, matematik problemi çözerken veya bir iş sorununa çözüm ararken yaşamış olabiliriz. Ancak bundan “İyi fikirler çalışmadan gelir” sonucu çıkmaz. Çoğu zaman o beklenmedik düşüncenin öncesinde okuma, deneme, yanılma ve zihinsel hazırlık vardır.
Bazen ilerlemek için çalışmaya devam etmek, bazen de çalışmaya ara verip geri dönmek gerekir. Yaratıcılık açısından önemli olan, bu iki zamanı birbirine bağlayabilmektir.
Zihnin kuluçka dönemi: Problemden uzaklaşınca ne olur?
Psikolojide, bir problem üzerinde çalıştıktan sonra onu bir süreliğine bırakıp yeniden ele alma süreci kuluçka — incubation kavramıyla incelenir.
Sio ve Ormerod’un deneysel araştırmaları bir araya getiren meta-analizi, bu tür araların problem çözmeyi destekleyebildiğini göstermiştir. Bununla birlikte etki; problemin türüne, hazırlık sürecine ve arada yapılan etkinliğe göre değişmektedir. Dolayısıyla her mola, her sorun için aynı ölçüde yararlı değildir. Lancaster University research directory
Bu süreç için çeşitli açıklamalar bulunmaktadır. Bir ara, kişiyi aynı başarısız yöntemi tekrar tekrar denemekten uzaklaştırabilir. İlk bakış açısının etkisi azalabilir; geri dönüldüğünde problem farklı biçimde ele alınabilir. Yeni karşılaşılan bir görüntü veya düşünce de başka bir bağlantıyı hatırlatabilir.
Ancak “Bilinçaltı problemi bizim yerimize kesin olarak çözüyor” demek, araştırmaların gösterdiğinden daha iddialı olur. Kuluçka etkisinin tek ve bütün durumları açıklayan bir mekanizması olduğu söylenemez.
Yürümek yaratıcı düşünmeyi destekliyor mu?
Marily Oppezzo ve Daniel Schwartz’ın 2014 yılında yayımlanan dört deneylik çalışması, yürüyüş ile yaratıcı fikir üretme arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Katılımcılar otururken veya yürürken çeşitli düşünme görevlerini tamamlamıştır.
Yürümek, özellikle bir nesne için farklı kullanım yolları bulmak gibi çok sayıda olasılık üretmeyi gerektiren görevlerde yarar sağlamıştır. Bazı etkiler yürüyüşten hemen sonraki oturma döneminde de görülmüştür. Buna karşılık tek bir doğru cevaba ulaşmayı gerektiren görevlerde aynı yarar ortaya çıkmamıştır. Ayrıca kapalı ortamda koşu bandında yürümek de fikir üretimini desteklemiştir; sonuçları yalnızca açık havaya bağlamak mümkün değildir. PubMed
Bu ayrım günlük hayat için önemlidir. Bir sunuma farklı başlangıçlar aramakla, bir hesabın doğruluğunu kontrol etmek aynı zihinsel iş değildir. Yürüyüş, seçenek üretmek için denenebilir; üretilen seçeneklerin doğruluğunu ve uygulanabilirliğini değerlendirmek ise dikkatli bir çalışma gerektirir.
Başka bir işle uğraşmak neden işe yarayabilir?
Mola sırasında yapılan işin niteliği de önem taşır.
Baird ve arkadaşlarının 2012 tarihli deneyinde, katılımcıların daha önce karşılaştıkları yaratıcı görevlerdeki performansı incelenmiştir. Arada düşük zihinsel yük taşıyan bir etkinlik yapan grup, bazı karşılaştırma koşullarına göre daha fazla gelişme göstermiştir. Bu etkinlik sırasında daha fazla zihin gezinmesi de bildirilmiştir. Bulgular, zihnin serbestçe dolaşmasına alan bırakan basit uğraşların yaratıcı kuluçkayı destekleyebileceğini düşündürmektedir; zihin gezinmesinin tek başına neden olduğunu kesinleştirmez. APS
Evde çiçekleri sulamak veya birkaç eşyayı yerine koymak gibi basit işler bu düşünceden hareketle denenebilir. Bunlar, araştırmada tek tek etkisi kanıtlanmış bir reçete olarak görülmemelidir.
Mola boyunca yoğun bir tartışmaya girmek veya zor bir göreve başlamak ise zihni başka bir problemle meşgul eder. Bu nedenle bütün “iş değiştirmeler” aynı türden dinlenme sağlamaz.
Mola ile erteleme arasındaki fark
Bir öğrenci zorlandığı her soruda masadan kalkıyorsa, üzerinde düşünmeye fırsat bulamıyor olabilir. Bir yazar ilk cümlede takıldığı için bütün gün başka işlerle uğraşıyorsa, metne geri dönmek giderek zorlaşabilir.
Yaratıcı mola için kullanışlı bir ölçüt şudur: Probleme gerçekten temas ettim mi ve ne zaman geri döneceğim belli mi?
Önce soruyu anlamak, birkaç yol denemek ve nerede tıkandığını fark etmek gerekir. Sonra verilen ara, çalışmanın devamına bağlanabilir.
Örneğin “Bu yazıyı yapamıyorum” demek yerine, “Ana düşüncem belli ama giriş örneğini bulamadım. Kısa bir ara verip üç farklı başlangıç deneyeceğim” demek, dönüşü daha somut hâle getirir.
Yaratıcı molayı nasıl uygulayabiliriz?
Yaratıcılık için mola vermek / Aşağıdaki uygulama, araştırmalardan hareketle hazırlanmış pratik bir öneridir; belirli süreleriyle sınanmış standart bir program değildir.
1. Problemi bir cümleyle tanımlayın
“Yaratıcı bir şey bulmalıyım” oldukça belirsizdir. Bunun yerine:
“Beşinci sınıf öğrencilerine kesirleri anlatmak için günlük hayattan bir etkinlik arıyorum.”
Böyle bir tanım, ne üzerinde çalışıldığını açıklar.
2. Önce elinizdeki yolları deneyin
Bildiklerinizi yazın, birkaç taslak oluşturun veya çözüm girişiminde bulunun. Eksik bilgi varsa araştırın. Molanın, henüz öğrenilmemiş bir konunun bilgisini kendiliğinden sağlayacağını beklemeyin.
3. Tıkandığınız yeri not edin
Masadan ayrılmadan önce kısa bir kayıt bırakın:
“İlk iki çözüm aynı nedenle işlemedi.”
“Örneğim doğru ama öğrencinin ilgisini çekmeyebilir.”
Bu not, dönüşte çalışmaya nereden devam edeceğinizi hatırlatır.
4. Kısa ve düşük talepli bir ara seçin
Uygunsa yürüyün, oturduğunuz yerden çevreyi izleyin veya basit bir işle ilgilenin. Örneğin beş-on dakikalık bir ara denenebilir. Bu süre bilimsel bir ideal değildir; işin ve kişinin ihtiyacına göre değiştirilebilir.
Aklınıza mutlaka fikir gelmesi için kendinize baskı yapmayın.
5. Geri dönün, üretin ve sınayın
Yeni bir düşünce geldiyse hemen doğru kabul etmeyin. Yazın, deneyin ve karşılaştırın. Hiçbir fikir gelmediyse de “Mola başarısız oldu” diye düşünmek gerekmez. Yeniden çalışmak, ek bilgi edinmek veya birinden geri bildirim almak gerekebilir.
Öğrenciler için: Aynı soruya daha uzun bakmak her zaman çözüm değildir
LGS veya YKS’ye hazırlanan bir öğrenci, evde çalışırken çözemediği bir soruya dönüp durabilir. Böyle bir durumda soruyu işaretleyip başka bir bölüme geçmek, daha sonra yeniden denemek için kullanılabilir. Bu öneri, sınav sırasında herkesin aynı stratejiyi uygulaması gerektiği anlamına gelmez.
Öğretmen şu tür bir çalışma düzenleyebilir: Öğrenciler önce bir probleme bireysel olarak çözüm arar, ardından kısa bir ara verir ve dönüşte ikinci bir yol dener. Sonrasında yalnızca sonucu değil, iki deneme arasındaki farkı konuşurlar.
“İkinci denemede neyi farklı gördün?” sorusu, öğrencinin kendi düşünme sürecini fark etmesini sağlar.
Ancak öğrenci yöntemi hiç bilmiyorsa, ihtiyaç duyduğu şey daha uzun mola değil, açıklama ve öğretim olabilir.
Öğretmenler, yazarlar ve çalışanlar için: Üretme ile değerlendirmeyi ayırın
Yaratıcılık için mola vermek / Bir ders etkinliği, makale başlığı veya proje önerisi hazırlanırken şu düzen denenebilir: Önce birkaç seçenek üretin, kısa bir ara verin, ardından seçenekleri belirlediğiniz ölçütlerle değerlendirin.
Bir öğretmen için ölçütler; kazanıma uygunluk, öğrencinin katılımı ve sınıfta uygulanabilirlik olabilir. Bir yazar için açıklık, özgünlük ve okurla ilişki kurma gücü öne çıkabilir.
Bu yaklaşım, her fikri ortaya çıktığı anda kusursuzlaştırmaya çalışmanın önüne geçebilir. Fakat seçenek üretmek işin yalnızca bir bölümüdür. Fikri geliştirmek, hatalarını bulmak ve uygulamak için yeniden masaya dönmek gerekir.
Dinlenmenin de kendi değeri vardır.
Yaratıcılık için mola vermek / Her yürüyüşün sonunda parlak bir fikir bulmak zorunda değiliz. Her molayı üretkenlik sınavına dönüştürürsek, dinlenmenin üzerine yeni bir yük eklemiş oluruz.
Başlıktaki sorunun cevabı bu nedenle bir karşıtlıkta yatmıyor: İyi fikirler hem masada hem masadan uzakta ortaya çıkabilir. Masada öğrendiğimiz, denediğimiz ve anlamaya çalıştığımız şeyler; ara verdiğimizde başka bir açıdan görünür hâle gelebilir.
Yaratıcılığı destekleyen düzen, çalışmaya başlayabilmek kadar, gerektiğinde ara verip yeniden dönebilmeyi de içerir.
Kaynaklar
- Baird, B., Smallwood, J., Mrazek, M. D., Kam, J. W. Y., Franklin, M. S., & Schooler, J. W. (2012). Inspired by distraction: Mind wandering facilitates creative incubation. Psychological Science, 23(10), 1117–1122.
- Oppezzo, M., & Schwartz, D. L. (2014). Give your ideas some legs: The positive effect of walking on creative thinking. Journal of Experimental Psychology: Learning, Memory, and Cognition, 40(4), 1142–1152.
- Sio, U. N., & Ormerod, T. C. (2009). Does incubation enhance problem solving? A meta-analytic review. Psychological Bulletin, 135(1), 94–120.
Tavsiye Edilen Makaleler
Okul ve Zekâ – Çocukların Zekâsı Nasıl Yontuluyor, Yaratıcılık Nasıl Sınırlanıyor?
Sarı Rengin Nörobilimi – Beynin Enerji ve Yaratıcılık Çağrısı
Yaratıcılık Sadece Sanatçılara mı Mahsus? İlhamın Nörobilimi














