LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

FİLM İZLEYEREK İNGİLİZCE ÖĞRENME ADIMLARI film izleyerek ingilizce öğrenme adımları Full view

FİLM İZLEYEREK İNGİLİZCE ÖĞRENME ADIMLARI

Film İzleyerek İngilizce Öğrenme Adımları

İngilizce film izleyerek ingilizce öğrenme adımları – İngilizce film izleyerek İngilizceyi nasıl öğrenebilirsiniz? Bazı insanlar filmlerle İngilizce öğrenmeye çalışırken, film sahnesinin hemen altındaki altyazıları okurlar. Ama size kötü bir haberim var; altyazılı bir film izlerken aslında dinleme becerinizi geliştirecek herhangi bir pratik yapamıyorsunuz; alt yazıya odaklandığınız için, sadece okuma becerilerinizi geliştiriyorsunuz.

İstediğiniz bu muydu?  Elbette hayır dediğinizi duyuyorum. Bu yüzden bazı insanlar aynı İngilizce filmi iki kez izliyor. Önce altyazılı olarak izliyorlar, sonra aynı filmi altyazısız da izliyorlar. Ama sıkıcı da olsa bu tarz dinleme yöntemi etkili bir yoldur.  Bir filmi iki kez izlemek sıkıcı gelebilir. Ama bu konuyla ilgili bilmemiz gereken birkaç önemli husus var.

Şunu unutmayın ki, dinlemek okumaktan çok daha zordur. Oysa İngilizce öğrenirken okumaktan daha çok dinlemelisiniz.

Film izleyerek İngilizce öğrenmede 2 önemli husus vardır;

1-) Zihniniz dinlemeye ve sesleri tam olarak duymaya odaklanmalı,

2-) Duyduğunuz cümle ve ifadelerin ne anlama geldiğini de anlamanız gerekiyor.

Anlamadan (ne için, hangi olay üzerine, neye tepki olarak söylendiğini bilmeden) dinlediğiniz ifadelerin size hiçbir katkısı olmadığını anlamak için aşağıdaki videoyu birkaç kez izleyiniz.

Anlamadığınız sesleri tam olarak duysanız da, duyduklarınız, etrafınızda sadece vızıldamaları duymak gibi olacaktır. Anlamadan dinleme boşa zaman harcamaktır. Aman yanlış anlamayın, duyduğunuz ifadelerin gramer ve cümle yapılarını anlamaktan, veya cümle veya ifadelerin bire bir ne demek istediklerini anlamanızdan bahsetmiyorum. Kabaca duyduğunuzun hangi amaç için, ne anlamda söylendiğini algılayın yeter.

Unutmayın, küçük bebekler de dil öğrenirken gramer ve cümle yapıları gibi şeyler öğrenmezler. Ama sosyal iletişim içinde çokça dinlerler, ama sürekli olarak söylenenlerin kabaca hangi durum için ve hangi anlamda söylendiğini algılama vardır. Dil öğrenme beyinde özellikle gramer öğrenmeden, yoğun dinleme ve anlama üzerine kurulu bir sistem üzerinden gerçekleşmektedir. Bu anlamda, gramer öğrenmeden interaktif olarak yoğun dinleme ve anlama üzerine İngilizce öğrenme sistemi olan “Mega İngilizce”yi mutlaka incelemenizi tavsiye ediyorum. Doğal dil edinme denen bu öğrenme sisteminin üzerine kurulu olduğu teoriyi öğrenmek için aşağıda verilen makaleyi de okumanızı tavsiye ediyorum. Böylece film izleyerek İngilizce öğrenme adımlarında da neden yoğun dinleme ve anlamanın arkasındaki teoriyi de çözmüş olursunuz.

STEPHEN KRASHEN’İN İKİNCİ DİL EDİNME TEORİSİ NEDİR?

Alt Yazıyı 2 Saniye Geciktiren Cihazlar

Film izleyerek İngilizce öğrenme adımları – Filmi iki kere izlemeyi mutlaka tavsiye ediyorum. Çünkü tekrar da önemlidir. Çünkü tekrar sırasında kaçırdığınız farklı şeyleri yakalama şansınız artar. Ancak filmi iki kere izlemek yerine çok film izlemeyi tercih edenlerden olabilirsiniz. O zaman yeni yaklaşım olan alt yazıyı geciktirici cihazları kullanabilirsiniz. Bu uygulamalar dinleme ve kelime haznenizi geliştirmede oldukça etkilidir. Bu yaklaşımla, iki kez film izlemeniz de gerekmeyebilir.

Bu yaklaşımı kullanmak için altyazıları geciktiren bir film oynatıcısına ihtiyacınız var. Bir filmi izlemeden önce İngilizce altyazıları açın ve yaklaşık 2 saniye geciktirin. Bu, altyazıların normalden, yani ekrandaki konuşmalardan 2 saniye sonra görünmesini sağlıyor. Peki bu şekilde bir film izlerken ne yapmanız gerekiyor?

Cevabı basit. Her şeyden önce, bir oyuncunun konuştuğunu duyduğunuzda, dikkatlice dinlemeye çalışın. Anlayamayacağınız için endişelenmeyin. Altyazıları daha sonra göründüklerinde okuyabilirsiniz. Şimdi, eğer oyuncuyu anlayabilirseniz, o zaman altyazılara bakmayın. Altyazıları sadece konuşmayı anlamadıysanız okuyun.

Eğer oyuncu çok hızlı konuşuyorsa, okumak için daha fazla zamana ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, altyazıları okumadan önce filmi duraklatabilirsiniz.

Çoğu İngilizce öğrenen için filmleri anlamak gerçekten zordur. Aslında, anadili konuşanlar bile bazen filmleri anlamakta zorlanıyorlar. Yani başlangıçta, neredeyse her zaman altyazıları okumak zorunda kalabilirsiniz.

Dinleme becerisi, geliştirilmesi çok zor bir beceridir. Bu yüzden, düzenli çalıştığınızdan ve gerekenleri yaptığınızdan emin olun. Zamanla, dinledikçe kelimeleri anlamanız daha kolay ve daha iyi olacaktır.

Film izleyerek İngilizce öğrenirken ana dili İngilizce olan biri gibi konuşmaya da çalışın. Benzer sesleri kendi ana dilinizi konuşurken çıkardığınız seslerle değil, duyduğunuz orijinal seslerle söylemeye çalışın. Filmler size İngilizce konuşmayı doğal yollardan öğretebilir. Ancak, filmleri öğrenmek için doğru tekniği kullanmanız gerekir. Birçok öğretmen ve öğrenci sadece film ve TV şovları izleyerek İngilizce öğrenmeye çalışıyor. Çünkü küçük bebekler de dillerini yoğun dinleyerek ve anlayarak öğreniyorlar. Onlara kimse gramer yapısı anlatmıyor. Çünkü insanların beyninde doğuştan gelen bir “Dil Edinim Cihazı (Language Acquisition Device)” var. Anlamadan sadece film izlemek etkisizdir, çünkü duyduklarınızın çoğunu anlamayacaksınız ve derinlemesine de öğrenmeyeceksiniz demektir.

Neden Film ve TV İzleyerek İngilizce Öğrenelim?

İngilizce film izleyerek ingilizce öğrenme adımları – Filmleri veya TV ile İngilizce öğrenirken, anadili İngilizce olan biri tarafından kullanılan gerçek İngilizceyi öğreniyorsunuz. Filmlerde doğal telaffuz, günlük kelime hazinesi, konuşulan dilbilgisi, ortak deyimler ve argo kelimeler duyacaksınız. Daha da iyisi, bunları ilginç ve duygusal hikâyelerden öğreneceksiniz. Duygusal olduğu için de orta beyninizdeki hipokampüs (hippocampus) da harekete geçecek ve kelimeleri ve ifadeleri daha kolay bir şekilde hatırlayabileceksiniz. Filmler (ve TV) İngilizcenizi geliştirmenin keyifli bir aracıdır.

Sonuçta, İngilizce film izlemek aynı zamanda eğlenceli olmalı, değil mi? Peki, film ile çok eğlenirken nasıl öğrenebilirsiniz? Ve daha da önemlisi, ders kitapları varken, neden film izleyerek İngilizce öğrenelim?

Üç Nedenimiz Var

1-) Yaşanan İngilizceyi öğrenirsiniz.

İngilizceyi ders kitabıyla değil; insanların sokakta konuştukları İngilizceyi öğreneceksiniz. “Nice weather we’re having” veya “It’s raining cats and dogs.” gibi Türkçe karşılıkları komik olan argoları veya jargonları öğrenirsiniz. Zaten İngilizce konuşulan ülkelerdeki gündelik dildir bu.

2-) Bağlamında İngilizce kelimeleri öğrenirsiniz. 

Bu, İngilizce film izlemenin en sevdiğim yanlarından biridir. Diyelim ki suç filmlerini izlemeyi seviyorsunuz. 10 veya 20 film izledikten sonra, suçun içeriği veya konusu ile ilgili kelimeleri öğrenmeye başlarsınız.

Genellikle, kelimeleri geleneksel olarak öğrendiğimizde (örneğin okulda), listeleri inceleriz. Kelime listeleri ile yeni kelimeler öğrenmenin sorunu, hangi kelimenin ne anlama geldiğini değil, o kelimenin nerede  ve nasıl kullanıldıklarını öğrenememenizdir.

Örneğin, “detective (dedektif)” yeni sözcüğünü öğrendiğinizi varsayalım. Sözlükten, “suçları araştıran kişi” nin ne demek olduğunu bilirsiniz. Ama onu kullanmadıkça unutmanız kolay olabilir.

Öte yandan, eğer “detective” kelimesini suç filmlerini izleyerek öğrenirseniz, “detective” in çok şey ifade edebileceğini öğrenirsiniz. Örneğin, bir kişinin önünde bir başlık olabilir (örneğin “Detective Beckett”). Ya da belki işe atıf yapan isim (örneğin bir dedektif). Ve belki de sözcük hakkında görüş bildirmenizi sağlayacak şeyleri bile duyacaksınız (örneğin, “you lousy detectives”).

Bu şekilde,  sadece  her kelimenin ne anlama geldiğini değil, aynı zamanda nasıl kullanıldığını da öğrenirsiniz.

3-) Nasıl söylendiğini beden diliyle görür ve duyarsınız. 

Sözlü iletişim, iletişimin toplamında sadece % 7’lik bir oran tutar. Peki ya diğer % 93’ü? Çocuklar da ana dillerini böyle öğrenirler. Pasif yoğun dinleme döneminde sürekli ortam, sosyal etkileşim ve karşıdakinin beden dilini görerek söylenenin ne anlama geldiğini algılamaya çalışırlar.

Her şey nasıl söyleyeceğinle ilgilidir. Bilirsiniz, beden diliniz, ifadeleriniz (bir gülümseme, kaş çatma gibi) ve ses tonunuz (sinirlendiğiniz zaman veya üzüldüğünüz gibi) gibi şeyler.

Aşağıdaki Cümleyi Beden Diliyle Birlikte Hayal Edin:

İngilizce öğrenmek istediğiniz ilk ifadelerden birinin “I love you.” olduğuna eminim. Fakat yüksek ses kullanarak söyleyeceğinize bağlı olarak, çok farklı anlamlar çıkarılabilir. Bunu hayal ettiniz mi?

I love you.” – Bunu iki kişiden (özellikle sevgililer) kavga ettikten sonra duyabilirsiniz! Burada taraflardan biri diğerine “really love you… why don’t you believe me!? demeye çalışıyor olabilir.

“I love  you” – Bir kişiye gerçekten bunu söylemek isteyebilirsiniz “I love you (başkasını değil, merak etme, seni!) demek istiyor.”

I… LOVE… YOU” —  Çok yüksek sesle “seni seviyorum” diyen bir insan olabilir… Aşklarını gerçekten itiraf etmeye çalışırken söylenilen ifade olmalı!

“I LOVE YOU!!!” – Kişi “Seni seviyorum!!!” diyor olabilir… Ama sinirlenirken!

Gördüğünüz veya hayal ettiğiniz gibi, kelimelere anlam katan söyleme biçimi, ses tonu ve beden dilidir. Anlamlar ne kadar çok değişecektir! Türkçede de böyle değil mi?

Oyuncuları filmlerde gözlemleyerek, sadece yeni kelimeleri değil, onların nasıl söylendiğini de anlayacaksınız. Karakterler üzgün, mutlu, şaşırmış veya öfkeli olabilir; siz bunu hemen anlayacaksınız.

 —– Sponsor Bağlantı – Sponsor Bağlantı —– 

MEGA İNGİLİZCE

DOĞAL DİL EDİNME TEORİSİNE UYGUN ONLINE İNGİLİZCE ÖĞRETİMİ

Mega İngilizce - Mega English

 —– Yazının Devamı – Yazının Devamı —– 

Film İzleyerek İngilizce Öğrenme İçin Tavsiyeler

 İlginç bulduğunuz bir film seçin. 

Sevdiğiniz filmleri seçmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.  İngilizceyi sevdiğiniz ve bildiğiniz harika filmler yoluyla öğrenmenin mükemmel bir yolu budur.

Mevcut İngilizce seviyenize uygun bir film seçin.  

Örneğin, İngilizceye yeni başlayanlar için, genellikle animasyonlarla İngilizce öğrenmenizi öneririm. Bunun ana nedeni animasyon filmlerindeki İngilizcelerin genellikle çok arkadaş canlısı, güzel ve anlaşılması kolay olmasıdır. Öte yandan, “Romeo ve Juliet” gibi bir şey izlemeye çalışırsanız, kafanız karışır. Shakespearian English (İngilizce, yüzyıllar önce kullanılan), ileri İngilizce öğrenenler için bile ekranda anlaşılması zordur.

Sözlük Bulundurun.  

Altyazılı bir film seçin! Bu yüzden ilgilendiğiniz bir kelimeyi duyduğunuzda kontrol edin! Çünkü anlamakta zorluk çektiğiniz kelimeler daha kolay hatırlanabiliyor.

Kısa cümleleri tekrarlayın! 

Bazen, filmde harika bir şey duyabilirsiniz. Örneğin, İngilizcede sıkça kullanılan bazı cümle öbekleri vardır. Mesela, “hell yeah!” Veya “sure thing” veya “you betcha!” gibi argolar. Nasıl göründüğünü seviyorsanız, tekrar etmenize gerçekten yardım eder! Bir süre yüksek sesle söyledikten sonra, daha uzun bir süre hatırlayabileceksiniz! Bu, harika ve eğlenceli bir egzersizdir.

Altyazılı ve altyazısız izleyin 

Yabancı bir dilde bir filmi altyazısız izlemenin gerçekten zor olacağını biliyorum. İşte benim önerim. İlk kez bir film izlerken, sadece altyazıları açın. Ancak, ikinci kez izleme şansınız olursa, altyazıları kapatmayı deneyin.

Bu şekilde, hikayeyi ilk izlediğiniz andan itibaren konuyu zaten biliyorsunuzdur. Bu sefer, son kez kontrol etmiş olabileceğiniz bazı sözcükleri dinlemeyi deneyebilirsiniz. Veya filmi altyazısız olarak ne kadar anlayabildiğinizi görmeye çalışabilirsiniz.

VLC oynatıcı kullanın.  

Bu aslında bilgisayarınızda film izlemek için önerdiğim bir video oynatıcıdır. Bu en iyi araçlardan biridir. Yazının başında bundan söz ettik. Çoğu insan bu geciktirici aleti film izlemek için kullanır. Ve eğer yoksa VLC oynatıcıyı indirebilirsiniz, ücretsizdir.

Kelimeleri Kaçırıyorsanız endişelenmeyin, bırakın gitsin. 

Her şeyden önce, başlangıçta ne dediğimizi hatırlıyor musunuz? Film izlemek eğlenceli olmalı, bir kelimeyi, cümleyi ve hatta birçok cümleyi unutuyorsanız sorun değil! Sadece altyazıları takip edin ve bu şekilde öğrenin. Kendinizi kötü hissetmeyin; film izlemek eğlenceli olmalı!

Film İzleyerek İngilizce Öğrenme Adımları

İngilizce film izleyerek ingilizce öğrenme yöntemi için size beş çalışmalık etkili bir formül sunuyorum;

  1. Adım: İzleyeceğiniz İngilizce konuşulan sahnenin (2, 3, 5 veya 10 dakikalık bir bölümün veya filmin tamamının) bir özeti varsa, özeti okuyun ve konuyla ilgili bir ön bilgi edinin. Konuyu anlamak için bilmeniz gereken birkaç anahtar kelime varsa onlara sözlükten bakın.
  2. Adım: İzleyeceğiniz İngilizce konuşulan sahneyi (2, 3, 5 veya 10 dakikalık bir bölümün veya filmin tamamının) altyazılı olarak izleyin. Kısa bölümler halinde izliyorsanız, bunu gün içinde 4-5 kez yapın.
  3. Adım: Aynı bölümü bu defa altyazısız izleyin. Sahneyi 4-5 kez izleyin.
  4. Adım: Aynı bölümü yeniden izleyin; bu kez her cümleden sonra filmi  duraklatın ve oyunculardan sonra kelimeleri veya cümleleri tekrarlayın ve onların telaffuzlarını kopyalamaya çalışın.
  5. Adım: Aynı sahneyi yeniden izleyin; bu defa oyuncularla aynı anda konuşun; duraklamak yok. Onların telaffuzlarını kopyalayın. Gerekirse İngilizce altyazıları kullanın.
  6. Adım: Bu defa da altyazısız olarak izleyin ve aktörlerin telaffuz, duygu ve hareketlerini de kopyalayın.
  7. Adım: İşin içine yazmayı da katmak isterseniz, izlediğiniz bölümün birkaç cümle ile özetini yazmaya çalışın. Veya hoşunuza giden ifadeleri yazı olarak da yazın. Amaç sadece konuşmak ve günlük iletişimi kolayca yapmaksa, bu adımı atlayabilirsiniz.

Hızlı İngilizce öğrenmek için ayrıca aşağıda linki verilen makaleyi de okuyabilirsiniz;

HIZLI İNGİLİZCE ÖĞRENMEK

Yorumlar

Yazan Melik Safi DUYAR

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: