LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

  • Ana Sayfa  /
  • Makaleler   / Başarı   /
  • BİLİM BAŞARILI ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİNİN BU 13 ORTAK ÖZELLİĞE SAHİP OLDUKLARINI SÖYLÜYOR
BİLİM BAŞARILI ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİNİN BU 13 ORTAK ÖZELLİĞE SAHİP OLDUKLARINI SÖYLÜYOR Başarılı Çocukların Ebeveynlerinin 13 Ortak Özelliği Full view

BİLİM BAŞARILI ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİNİN BU 13 ORTAK ÖZELLİĞE SAHİP OLDUKLARINI SÖYLÜYOR

BİLİM BAŞARILI ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİNİN BU 13 ORTAK ÖZELLİĞE SAHİP OLDUKLARINI SÖYLÜYOR

Başarılı Çocuk Yetiştirmek: Her iyi anne ve baba çocuklarının beladan uzak durmasını, okulda iyi olmasını ve yetişkinler gibi harika şeyler yapmasını ister.

 Başarılı çocuklar yetiştirmenin tam bir reçetesi olmasa da, psikoloji araştırmaları başarıyı sağlayan bir dizi faktöre işaret etmektedir.

 Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu faktörlerin büyük bir kısmı başarılı çocukların ebeveynlerine işaret ediyor.

 İşte başarılı çocukların ebeveynlerinin ortak noktaları:

 1-) Çocuklarının evdeki günlük işleri yapmalarını sağlıyorlar.

Stanford Üniversitesinin eski birinci sınıflar dekanı ve “Bir Yetişkin Nasıl Yetiştirilir” kitabının yazarı olan Julie Lythcott-Haims, “Başarılı Çocuk Yetiştirmek” temalı yaptığı TED Konuşmasında “Çocuklar yedikleri yemekleri yapmıyorsa, başka biri onlar için bunu yapıyor” diye seslendi katılımcılara.

Şüphesiz kastettiği çocuklara yedikleri yemeğin yaptırılması değildi. Çocukların evde kendilerine düşen günlük işleri yapmalarının sağlanmamasına dikkat çekiyordu. Ve şöyle devam etti, “Evde kendilerine düşen  görevler yaptırılmadığında çocuklar evde sadece kendilerine düşen görevlerden uzak kalmıyorlar, aynı zamanda hayatta yapılması gereken rutin işler olduğunu ve her bir bireyin bir bütünün iyiliğine katkıda bulunması gerektiğini de öğrenmiyorlar”.

Lythcott-Haims, yatağını düzenleyen, elbise dolabını düzenli tutan, ev işlerinde çalışan çocukların, büyüdüklerinde iş arkadaşlarıyla iyi bir işbirliği içinde çalıştıklarına ve daha empatik olduklarına inanıyor. Çünkü bu çocuklar birinci elden, işbirliğinin, bağımsız olarak görev sorumluluğu almanın, kendilerine düşen görevi yapmanın ve bir işi yapmak için çalışmanın ne demek olduğunu birinci elden biliyorlar.

Bayan Lythcott-Haims bunları, şimdiye kadar yapılmış en uzun boylamsal araştırma olan Harvard Grant çalışmasına dayandırıyor ve “Onlara düşen rutin işleri yaptırarak – çöpü dışarı çıkartmak, kendi çamaşırlarını çamaşır makinesinde yıkatmak vb. – hayatın bir parçası olmak için bazı işlerin yapılması gerektiğini anlıyorlar” diyor.

2-) Çocuklarına sosyal beceriler öğretiyorlar.

Pennsylvania Eyalet Üniversitesi ve Duke Üniversitesi’nden araştırmacılar, ABD genelinde anaokulunda 700’den fazla çocuğu izlediler ve sonra 25 yaşındaki durumlarına baktılar. Çocukların anaokulundaki sosyal becerileri ile yaklaşık yirmi yıl sonra başarılı bir yetişkin olmaları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu buldular.

20 yıllık çalışma, sosyal becerilere sahip olan çocukların akranlarıyla işbirliği yapmada, başkalarına yardımcı olmada, diğerlerinin duygularını anlamada ve sorunları kendi başlarına çözmede iyi olduklarını ve ayrıca 25 yaşına kadar bir üniversite bitirme ve iyi bir iş sahibi olma olasılıklarının da kısıtlı sosyal becerilere sahip çocuklara göre çok daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Araştırma sonuçlarına göre sınırlı sosyal becerilere sahip olan çocukların da ileri yaşlarda tutuklanma, sigara içme ve devlet yardımına muhtaç olma olasılıkları daha yüksekti.

Araştırmayı destekleyen Wood Johnson Vakfı’nın yöneticisi Kenneth Schubert bir basın toplantısında, “Bu çalışma çocukların sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmanın, onları sağlıklı bir gelecek için hazırlamak için yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri olduğunu gösteriyor,” demiş ve sosyal becerilerin erken yaşlardan itibaren, bir çocuğun ileride üniversiteye veya hapishaneye gidip gitmeyeceğini, bir iş sahibi veya bir uyuşturucu bağımlısı olup olmayacağını belirleyebileceğine dikkat çekmiştir.

3-) Çocuklarından yüksek beklentileri var.

2001 doğumlu 6.600 çocuğun ulusal bir anketinden elde edilen verileri kullanarak, Los Angeles’daki Kaliforniya Üniversitesi profesörü Neal Halfon ve arkadaşları, ebeveynlerin çocuklarına yönelik beklentilerinin çocukların kazanımları üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu keşfetmişlerdir.

Profesörü Neal Halfon bir açıklamasında, gelirleri ve varlıklarından bağımsız olarak, çocuklarının geleceğinde üniversite gören ebeveynlerin çocuklarını bu hedefe doğru yönetiyorlarmış gibi olduklarını ifade etmiştir.

Bulgular standart testlerde de ortaya çıkmıştır: Testlerde en kötüsünü yapan çocukların % 57’sinin ebeveynleri tarafından üniversiteye gitmesi beklenirken, en iyi olan çocukların% 96’sının üniversiteye gitmesinin beklendiği ortaya çıkmıştır.

Bu, başka bir psikolojik bulguyla da çakışmaktadır: Bu, “Bir insanın diğerinden beklediği şeyin kendini gerçekleştiren bir kehanet olarak hizmet edebileceği” anlamına gelen “Pygmalion” etkisidir.

Bu durum çocuklar için, çocukların ebeveynlerinin beklentileri kadar başarıya ulaşabiliyor olmalarıdır.

 4-) Birbirleriyle sağlıklı ilişkiler içindeler.

Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, yüksek çatışmaların ve huzursuzluğun olduğu ailelerdeki çocuklar, ister birarada ister boşanmış bir aileden olsun, uyumlu ebeveynlerin çocuklarına oranla daha geçimsiz olduklarını ortaya çıkarmıştır.

Hughes’e göre, boşanmadan önceki ebeveynler arasındaki çatışma çocukları olumsuz etkilerken, boşanma sonrası çatışma çocukların uyumlu olmasını da etkilemektedir.

Yapılan bir çalışma, boşandıktan sonra, bir babanın çocuklarıyla gözetimsiz olarak sık sık iletişim kurabildiğinde bu çocukların geçinme uyumu iyi olurken,  bir babanın çocuklarıyla çatışmalı ortamlarda sık sık iletişim kurabildiğinde bu çocukların geçinme uyumunun iyi olmadğını göstermiştir.

Yine başka bir çalışmada, çocuk yaşta ebeveynlerinden boşanma deneyimi yaşayan 20 yaşlarındaki bireylerin on yıl sonra hâlâ ebeveynlerinin boşanmaları üzerine acı ve sıkıntı yaşadıkları tespit edilmiştir. Ebeveynleri arasında yüksek çatışmayı bildiren gençlerin kayıp ve pişmanlık duygularının çok daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır.

5-) Daha yüksek eğitim seviyelerine sahipler.

Michigan Üniversitesi’nden psikolog Sandra Tang’ın 2014 yılında yaptığı bir  araştırma, liseyi veya üniversiteyi bitiren annelerin, aynı seviyede eğitim alan çocukları yetiştirme olasılığının daha yüksek olduğunu bulmuştur.

1998-2007 yılları arasında anaokuluna giren 14.000’den fazla çocukla yapılan bir çalışma, genç annelerin (18 yaşında veya daha küçük) doğan çocuklarının bir lise bitirme veya üniversiteye gitme olasılığının akranlarına göre daha düşük olduğunu göstermiştir.

İstek ve tutku ilerideki başarı için en azından kısmen sorumludur. 2009 yılında, New York Bowling Green State Üniversitesi’nden psikolog Eric Dubow’un 8550 kişinin katılımıyla yaptığı araştırma “çocuğun 8 yaşına geldiğinde ebeveynlerinin içinde bulunduğu eğitim düzeyinin, çocuğun 40 yıl sonraki eğitim ve mesleki başarısını önemli ölçüde etkilediğini ortaya çıkarmıştır.”

6-) Çocuklarına erken yaşta matematik öğretiyorlar.

ABD, Kanada ve İngiltere genelinde 35.000 okul öncesi okulun 2007 meta-analizi, matematik becerilerini geliştirmenin erken dönemde başlamasının büyük bir avantaj sağlayabileceğini bulmuştur.

Coauthor ve Northwestern Üniversitesi’nden araştırmacı Greg Duncan yaptığı bir basın açıklamasında, “Matematik becerilerinin erken yaşta geliştirilmesi – okula sayılar, sayı düzeni ve diğer ilkel matematik kavramları ile başlamak – araştırmadan çıkan bulmacalardan biridir” demiştir. Yapılan açıklamaya göre “Erken yaşta matematik becerilerinin geliştirilmesi sadece gelecekteki matematik başarısını değil, aynı zamanda gelecekteki okuma başarısını da olumlu yönde etkilemektedir.”

Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin Anzan Mega Aritmetik ve Zeka Oyunları Eğitimi (Videoyu İzleyin)

7-) Çocuklarıyla aralarında sağlıklı bir ilişki geliştiriyorlar.

2014 yılında yoksul ailelerde doğan 243 kişi üzerinde yapılan araştırma, doğumdan sonra ilk üç yıl içinde “hassas bakım” alan çocukların sadece çocukluktaki akademik testlerde daha iyi olmadıklarını, aynı zamanda 30’larında da daha sağlıklı ilişkiler kurduklarını ve daha fazla akademik başarı elde ettiklerini ortaya koymuştur.

Araştırmaya göre hassas bakıcılar olan ebeveynler “çocukların sinyallerini hemen uygun şekilde yanıtlamakta ve dünyayı keşfetmek doğrultusunda onlar için güvenli bir temel sağlamaktadırlar”.

Minnesota Üniversitesi’nden psikolog yazar Lee Raby bir röportajında “Bu araştırma, ebeveyn-çocuk ilişkilerinde yapılan yatırımların, bireylerin hayatları boyunca biriken uzun vadeli getirilerle sonuçlanabileceğini gösteriyor” demiştir.

8 -) Daha az stresliler.

The Washington Post’taki Brigid Schulte tarafından yapılan son araştırmaya göre, annelerin çocuklarıyla 3-11 yaş arasında geçirdikleri saatlerin sayısı çocuğun davranışını, refahını ya da başarısını tahmin etmede çok az şey yapmaktadır.

Dahası, “yoğun anne” veya “helikopter ebeveynlik” yaklaşımı geri tepebilmektedir.

Yazar ve Bowling Green State Üniversitesi sosyolog olan Kei Nomaguchi The Post’a verdiği demeçte “Annelerin stresleri, özellikle de anneler iş ile ev arasında hokkabazlık yaparken ve çocuklarıyla olmak için vakit bulmaya çalışırken, çocuklarını kötü bir şekilde etkiliyor olabilirler” demiştir.

Duygusal bulaşma – ya da insanların soğuk algınlığı gibi birbirlerinden psikolojik olgu olarak kaptıkları duygular bunun nedenini açıklamaya yardımcı olmaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki arkadaşınız mutluysa, o parlaklık sizi de etkilemekte; eğer o üzüntülüyse, o kasvetlilik de size transfer olmaktadır. Yani eğer bir ebeveyn tükenmiş veya hayal kırıklığına uğramışsa, bu duygusal durum çocuklara geçebilmektedir.

9-) Başarısızlıktan kaçma yerine, çalışmaya ve çabaya değer veriyorlar.

Çocukların nerede başarıya ulaştıklarını düşünmeleri, onların kazanımlarını da öngörmektedir.

Yıllar boyunca, Stanford Üniversitesi psikoloğu Carol Dweck, çocukların (ve yetişkinlerin) başarıyı iki yoldan biriyle düşündüklerini keşfetmiştir. Maria Popova, fantastik “Beyin Yakalamaları” olarak adlandırılan yolda şöyle bir şey yaptıklarını söylüyor:

“Sabit Zihin Fikri”, karakterimizin, zekanın ve yaratıcılığımızın, anlamlı bir şekilde değiştiremeyeceğimiz statik bir değer olduğunu varsayar ve başarı, bu içsel zekânın doğrulanmasıdır. Bu sabit zihin fikrine göre, akıllı ya da yetenekli olma duygusunu sürdürmenin yolu başarı için çabalamak ve her ne pahasına olursa olsun başarısızlıktan kaçınmaktır.

Öte yandan, “Gelişen Zihin Fikri”, meydan okumayla büyür ve başarısızlığı, zekânın delili olarak değil, büyümeye ve varolan yeteneklerimizi genişletmek için yürekli bir sıçrama tahtası görmektedir.

Farzedilen şeyin merkezinde, iradenizin yeteneğinizi etkilediğini düşündüğünüz veya düşünmediğiniz şekilde bir ayrım vardır. Ve düşünme şekli çocuklar üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Eğer çocuklara bir testte başarılı olmalarının nedenini onların iç zekalarıyla açıklarsanız, onlarda “Sabit Zihin” fikrini aşılıyorsunuz demektir. Çalışmaları ve gayretleri nedeniyle başarılı oldukları söylendiğinde ise onlara “Gelişen Zihin” fikrini öğretiyorsunuz demektir.

10-) Anneleri çalışıyor.

Harvard Business School’dan yapılan araştırmaya göre, ev dışında çalışan annelerle büyüyen çocuklara bu durumun önemli faydaları vardır.

Araştırma, çalışan annelerin kızlarıının daha uzun okula gittiğini ve bir denetleyici rolünde bir iş sahibi olma olasılıklarının yüksek olduğunu ve evde oturan anneler tarafından büyütülen emsallerine oranla % 23 daha fazla para kazandıklarını göstermiştir.

Araştırma, çalışan annelerin oğullarının da ev işleri ve çocuk bakımı konusunda daha fazla adım atma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Bu oğullar diğerlerine oranla bir hafta içinde ev işlerinde 25 dakika,  çocuk bakımında da yedi-buçuk saat daha fazla görev almışlardır.

Çalışmanın baş yazarı ve Harvard İşletme Okulu profesörü Kathleen L. McGinn, “Rol modelleme”nin nasıl davranacağınızın, ne yapacağınızın ve hangi aktivitelerde yer alacağınızın uygun olacağını gösteren bir sinyalizasyon yolu olduğunu söylemektedir.

11-) Daha yüksek sosyoekonomik statüye sahipler.

Trajik olarak, Amerikadaki çocuklarının yaklaşık beşte biri yoksulluk içinde büyüyor. Bu da çocukların potansiyellerini ciddi ölçüde sınırlandıran bir durumdur.

Stanford Üniversitesi araştırmacısı Sean Reardon’a göre, “2001 yılında doğan yüksek ve düşük gelirli ailelerin çocukları arasındaki başarı farkı, yaklaşık 25 yıl önce doğanlara göre kabaca% 30 ila % 40 daha büyüktür.”

Yazar Dan Pink, ebeveynler için gelir arttıkça, çocukları için SAT skorlarının da o kadar yüksek olduğunu ifade etmiş ve sosyoekonomik statünün, eğitim kazanımının ve performansının çoğunu harekete geçirebildiğine işaret etmiştir.

12-) “Otoriter” veya “İzin Verici” değil, “Güvenilir”ler.

Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley gelişim psikoloğu Diana Baumride, İlk olarak 1960’larda yayımlanan, temel olarak üç tür ebeveynlik stili bulunduğunu ortaya çıkarmıştır:

İzin Verici: Ebeveyn cezalandırıcı olmamayı tercih eder ve çocuğu olduğu gibi kabul etmeye çalışır.

Otoriter: Ebeveyn, çocuğu belirli bir davranış standardına göre şekillendirmeye ve kontrol etmeye çalışır.

Bilgilendirici: Ebeveyn çocuğu rasyonel olarak yönlendirmeye ve bilgilendirmeye çalışır.

İdeal olan “Bilgilendirici” ebeveyn olmaktır. Çocuk bu tip ebeveyne saygıyla büyür, ama onun tarafından boğulmuş hissetmez.

13-) İyi beslenmenin ve beslenme alışkanlıklarının önemini biliyorlar.

Başarılı insanlar, iyi beslenme alışkanlıklarının gün boyunca çocuklarının odaklanmasına ve verimli olmasına yardımcı olabileceğini fark etmektedirler. Bu konuda doğru bilgilere ulaşmak için çaba sarfetmektedirler.

Aile ve çocuk klinik psikoloğu ve “Dijital Çağda Çocukluk ve Aile İlişkilerini Koruma” kitabının yazarı olan Dr. Catherine Steiner-Adair, “Hem zihinsel hem de fiziksel olarak çocuklarda gıda alışkanlıklarını geliştirmenin, bu konuya önem veren ebeveynlerin katılımı ile mümkün olduğunu” söylemektedir.

Kaynak: www.businessinsider.com/parents-of-successful-kids-2016-12

Yorumlar

Yazan kisiselgelisim

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: