Dahi gibi düşünmek her şeyi bilmek değildir. Hatta belki tam tersidir. İyi düşünen insan, bildiklerinin sınırlarını fark eden; gördüğü ile yorumladığını birbirinden ayırabilen ve gerektiğinde “Yanılıyor olabilir miyim?” diye sorabilen insandır.
Günlük hayatta ise bunu pek yapmayız. Bir olay görür, hemen anlam yükleriz. Bir insanın davranışını görür, niyetini tahmin ederiz. Bir haber okur, zaten inandığımız düşünceyi destekliyorsa kolayca kabul ederiz.
Oysa güçlü düşünme, cevaba ulaşma hızımızdan çok cevaba nasıl ulaştığımızla ilgilidir.
Peki zihnimizi daha iyi düşünmeye nasıl eğitebiliriz?
On zihinsel model bize oldukça kullanışlı bir yol haritası sunuyor.
1. Karar Vermeden Önce Gözlemle
Dahi gibi düşünmek / Bir arkadaşınız mesajınıza cevap vermedi.
Gerçek nedir? Mesajınıza cevap vermedi.
Zihninizin ürettiği hikâye nedir? “Bana kızdı.” “Beni önemsemiyor.” “Bilerek cevap vermiyor.”
İyi düşünmenin ilk kuralı şudur: Gördüğünüz şey ile gördüğünüz şeye yüklediğiniz anlamı birbirinden ayırın.
Sonra kendinize daha zor bir soru sorun: “Benim yorumumun yanlış olduğunu hangi kanıt gösterebilir?”
Çünkü zihin yalnızca gerçekliği gözlemlemez; geçmiş deneyimlerimiz ve beklentilerimiz üzerinden onu yorumlar.
2. Daha İyi Sorular Sor
Dahi gibi düşünmek / Kötü sorular bizi hızlı cevaplara, iyi sorular ise doğru probleme götürür.
Bir sorunla karşılaştığınızda dört soru sorun:
-
Asıl problem nedir?
-
Kesin olarak ne biliyorum?
-
Neyi yalnızca varsayıyorum?
-
Hangi bilgi fikrimi değiştirebilir?
-
Örneğin “Çocuğum ders çalışmıyor” bir gözlem gibi görünse de aslında yorum içerebilir.
Belki problem motivasyon değildir. Dikkat olabilir. Anlamama olabilir. Kaygı olabilir. Çalışma yöntemini bilmemek olabilir.
Problemi yanlış tanımlarsanız, doğru çözümü yanlış yere uygulayabilirsiniz.
3. Cümleleri Değil, Anlamı Dinle
Dinlerken çoğumuz karşımızdaki insanı anlamaya değil, ona vereceğimiz cevabı hazırlamaya çalışırız.
İyi düşünen kişi ise kelimelerin arkasındaki anlamı araştırır.
-
“Bu insan aslında ne söylüyor?”
-
“Neden bunu söylüyor?”
-
“Benden ne anlamamı istiyor?”
Bir çalışanın “Bu projeyi yetiştirmek zor” demesi yalnızca zaman problemi anlamına gelmeyebilir. “Yardıma ihtiyacım var” da demek istiyor olabilir.
İyi dinleme, kulağın değil zihnin faaliyetidir.
4. Duygularını Yönet
Duygular düşmanımız değildir. Fakat duygu ile eylem arasındaki mesafe ortadan kalktığında muhakememiz bozulabilir.
- Öfkelendim → cevap verdim.
- Korktum → vazgeçtim.
- Heyecanlandım → satın aldım.
- Kırıldım → ilişkiyi kestim.
- Daha iyi düşünme araya küçük bir boşluk koyar:
Duygu → Dur → Düşün → Eylem
Amaç duyguyu bastırmak değil, onu veri olarak görmek fakat emir olarak kabul etmemektir.
“Şu anda ne hissediyorum ve bu duygu gördüklerimi nasıl etkiliyor olabilir?”
Bu soru bazen kötü bir kararı engelleyebilir.
5. Önyargılarını Tanı
Dahi gibi düşünmek / İnsan beyni kusursuz bir karar makinesi değildir. Hızlı karar verebilmek için zihinsel kestirme yollar kullanır.
-
Bunların en önemlilerinden biri doğrulama yanlılığıdır: Zaten inandığımız şeyi destekleyen bilgileri daha kolay görürüz.
-
Bir diğeri çapalama etkisidir: İlk duyduğumuz rakam veya bilgi sonraki değerlendirmemizi etkileyebilir.
-
Erişilebilirlik yanlılığında ise aklımıza kolay gelen olayların gerçekte olduğundan daha yaygın olduğunu düşünebiliriz.
Dahi gibi düşünmek önyargısız olmak değildir. Kendi önyargılarının farkına varabilmektir.
6. Kesinliklerle Değil, Olasılıklarla Düşün
“Kesinlikle böyle olacak.” yerine “Bunun gerçekleşme ihtimalini yüzde 70 görüyorum.” demek zihnimizde önemli bir değişiklik yaratır. Çünkü ilk cümlede fikrimiz kimliğimize dönüşebilir. İkinci cümlede ise yeni bilgi geldiğinde oranı değiştirebiliriz.
İyi düşünenler: Haklı mıyım?” sorusunun yanına şunu da ekler: “Haklı olma ihtimalim ne kadar?”
Yeni kanıt geldiğinde fikrinizi değiştirmek zayıflık değildir.
Düşünce sisteminizi güncellemektir.
7. Başka Bakış Açılarını Dikkate Al
Dahi gibi düşünmek / Bir konuda haklı olduğumuzdan emin olduğumuzda genellikle yaptığımız ilk şey, bizim gibi düşünen insanları dinlemektir.
Oysa güçlü düşünmenin yollarından biri tam tersidir: Sizinle aynı fikirde olmayan insanın penceresinden bakmayı deneyin.
Bu, onun haklı olduğunu kabul etmek değildir. Onun gördüğü fakat sizin göremediğiniz bir bilgi bulunabileceğini kabul etmektir.
-
Bir öğretmen aynı olaya öğrenci açısından bakabilir.
-
Bir yönetici çalışanının yerinden düşünebilir.
-
Bir şirket müşterisinin gözünden ürününe bakabilir.
-
Bir anne veya baba, tartışmayı çocuğunun dünyasından değerlendirebilir.
-
Kendinize şu soruyu sorun: “Ben onun yerinde olsaydım bu olayı nasıl görürdüm?”
Ardından daha zorunu sorun: “Benim görüşüme karşı en güçlü argüman nedir?”
İyi düşünürler yalnızca kendi düşüncelerini savunmazlar. Karşıt düşüncenin en güçlü hâlini anlamaya da çalışırlar.
Çünkü başka bir bakış açısı her zaman fikrinizi değiştirmeyebilir. Ama göremediğiniz bir şeyi görmenizi sağlayabilir.
8. Zihinsel Modeller Oluştur
Karmaşık dünyayı anlamak için bazı düşünme araçlarına ihtiyacımız vardır. Bunlara zihinsel modeller diyebiliriz.
Örneğin 80/20 kuralı, sonuçların önemli bölümünün az sayıdaki etkenden kaynaklanabileceğini hatırlatır.
Fırsat maliyeti, bir şeyi seçerken vazgeçtiğimiz diğer seçeneğin değerini düşünmemizi sağlar.
Teşvikler, insanların neden belirli davranışlarda bulunduğunu anlamamıza yardımcı olur.
İkinci dereceden etkiler ise “Bu kararın sonucu ne olur?” sorusunun ardından “Peki o sonucun sonucu ne olur?” diye sormayı öğretir.
İyi bir zihinsel model size ne düşüneceğinizi değil, nasıl düşünebileceğinizi gösterir.
9. Örüntüleri Gör, Ama Onlara Hemen İnanma
Dahi gibi düşünmek / İnsan beyni olağanüstü bir örüntü bulma makinesidir.
Başarılı girişimciler müşteri davranışlarındaki örüntüleri, doktorlar belirtilerdeki örüntüleri, öğretmenler öğrencilerin öğrenme davranışlarındaki örüntüleri fark eder.
Fakat burada bir tuzak vardır: Bazen olmayan örüntüleri de görürüz.
Üç kez gerçekleşen bir olayın kural olduğunu düşünebiliriz.
Bu nedenle: Örüntüyü fark et → Kaydet → Tekrarını izle → Sonuçları karşılaştır → Test et.
Bir örüntünün ilginç olması onun doğru olduğu anlamına gelmez.
10. Düşünmen Hakkında Düşün
Dahi gibi düşünmek / Belki de bütün listenin en güçlü maddesi budur. Psikolojide buna metabiliş, yani kişinin kendi düşünme süreçlerinin farkında olması denir.
Bir karar verdikten sonra kendinize sorun:
- “Neye dayanarak böyle düşündüm?”
- “Hangi varsayımım yanlış çıktı?”
- “Hangi bilgiyi gözden kaçırdım?”
- “Duygularım kararımı etkiledi mi?”
- “Bugün aynı kararı yeniden versem neyi farklı yapardım?”
- Çoğu insan hatasını yalnızca sonuç kötü olduğunda inceler.
Oysa iyi düşünen insan düşünme sürecini inceler. Çünkü kötü bir süreç bazen şans eseri iyi sonuç verebilir; iyi bir süreç de zaman zaman kötü sonuçlanabilir.
Ama düşünme sürecinizi sürekli gözden geçirirseniz zamanla kararlarınızın kalitesini artırabilirsiniz.
Dâhiliğin Belki de En Önemli Sorusu
Dahi gibi düşünmek, beyninizde binlerce bilgi depolamak değildir.
Her tartışmayı kazanmak hiç değildir.
Daha iyi düşünmek; gözlemlemek, iyi soru sormak, anlamı dinlemek, duygularını yönetmek, önyargılarını tanımak, olasılıklarla düşünmek, başka bakış açılarını görmek, zihinsel modeller kullanmak, örüntüleri test etmek ve sonunda kendi düşünme biçimini inceleyebilmektir.
Bütün bunların merkezinde ise son derece güçlü bir soru vardır: “Ya yanılıyorsam?”
Bu soru insanı küçültmez. Tam tersine zihni büyütür. Çünkü iyi düşünmenin amacı her zaman haklı çıkmak değildir.
Yanılıyor olabileceğimiz anları giderek daha erken fark edebilmektir.
Belki de gerçek zihinsel üstünlük, herkesten daha fazla cevaba sahip olmak değil; gerektiğinde kendi cevabından bile şüphe edebilecek kadar düşünsel olarak özgür olabilmektir.
Böylece sunumun sıralama özeti şu şekildedir:
Observe → Question → Listen → Emotions → Biases → Probabilities → Perspectives → Mental Models → Patterns → Metacognition.
Tavsiye Edilen Makaleler
Mantığın Nörobilimi – Ölçülü Düşünmek, Mantıklı Olmak Neden Zordur?
Düşünmek – Hızlı mı Yavaş mı Düşünüyorsunuz; Hangisi Daha Makbul?
Yaratıcılık Türleri – İçinizdeki Yaratıcılığı Nasıl Açığa Çıkarırsınız?













