BaşarıBeyin GücüKişisel Gelişim

Meraklı Olmak – Sıra Dışı Biri Olmak İçin Merak Etmeyi Yeniden Öğrenmek

Meraklı Olmak / Albert Einstein’a atfedilen meşhur bir söz vardır: “Özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkuyla meraklıyım.”

Sözün farklı biçimlerde aktarıldığını bir kenara bırakırsak, Einstein’ın düşünme biçimini iyi anlatır. Onu sıra dışı yapan yalnızca sahip olduğu bilgi değildi; başkalarının doğal ve açıklanmış kabul ettiği şeylere yeniden bakabilmesiydi.

Işık nedir?

Işıkla birlikte yolculuk edebilseydim ne görürdüm?

Zaman herkes için aynı hızda mı geçer?

İnsanların çoğu için cevaplanmış görünen meseleler, onun zihninde yeni sorulara dönüşüyordu.

Belki de sıra dışı düşünmenin başlangıç noktası tam burasıdır: Daha fazla cevap bilmek değil, daha iyi sorular sorabilmek.

Merak, geliştirebileceğimiz en değerli fakat en fazla küçümsenen zihinsel avantajlardan biridir. Çünkü “Artık yeterince biliyorum” dediğimiz anda öğrenme yavaşlamaya başlar.

Peki meraklı bir zihni nasıl geliştirebiliriz? Aşağıdaki beş öneri bunun için oldukça güzel bir yol haritası sunuyor.

asit

1. Bir “Neden?” Daha Sor

Birisi size bir şey açıkladığında çoğunlukla ilk cevabı kabul eder ve yolumuza devam ederiz.

Meraklı insan ise bir soru daha sorar: “Peki neden?”

Örneğin bir şirketin satışları düşüyorsa ilk açıklama: “Ekonomi kötü.” olabilir.

Bir “neden?” daha sorun: “Ekonominin kötü olması özellikle bizim müşterilerimizi neden etkiliyor?”

Bir tane daha: “Müşteriler satın almaktan mı vazgeçti, yoksa başka bir yerden mi satın alıyor?”

İşte düşünce derinleşmeye başladı.

İlk “neden?” çoğu zaman görünen sebebe ulaşır. İkinci ve üçüncü “neden?” ise görünmeyen sebebe yaklaşabilir.

Çocukların sürekli “Neden?” diye sorması bu yüzden önemlidir. Yetişkin olduğumuzda bilgi kazanırken bazen bu olağanüstü zihinsel alışkanlığımızı kaybederiz.

Sıra dışı düşünmek istiyorsanız çocukluğunuzdan bir davranışı geri alın: Bir “neden?” daha sorun.

Hafıza, Beyin ve beyin eğitimi

2. Anlamadığınız Şeyden Hemen Kaçmayın

Bir yazı okuyoruz ve anlamıyoruz. Bir grafik görüyoruz, karmaşık geliyor. Yeni bir kavramla karşılaşıyoruz. Zihnimiz hemen rahatsız oluyor.

Sonra ne yapıyoruz?

Geçiyoruz.

Oysa meraklı insanın önemli özelliklerinden biri kafa karışıklığına biraz daha dayanabilmesidir.

“Anlamadım” demek düşünmenin bittiği yer değildir. Tam tersine; Öğrenmenin başladığı yer olabilir.

Bir kavramı hemen anlayamadığınızda onunla biraz zaman geçirin. Başka açıklamalar okuyun. Örnek bulun. Parçalara ayırın. Bir başkasına sorun.

Zihinsel gelişimin önemli bir bölümü zaten bildiğimiz şeyleri tekrar etmekten değil, henüz anlamlandıramadığımız şeylerin sınırında dolaşmaktan gelir.

Bu nedenle ikinci kural basit: “Stay with confusion” Yani, kafa karışıklığınızla biraz birlikte olun.

ZH - başarı - beyin

3. Birbiriyle İlgisiz Alanları Birbirine Bağlayın

Meraklı insanlar yalnızca kendi alanlarını okumazlar.

  • Bir öğretmen nörobilim okuyabilir.
  • Bir mühendis psikolojiyle ilgilenebilir.
  • Bir pazarlamacı antropoloji okuyabilir.
  • Bir doktor mimariden fikir alabilir.
  • Bir yönetici biyolojideki ekosistemlerden organizasyon yönetimi için ilham çıkarabilir.

Çünkü yaratıcılık her zaman sıfırdan bir şey üretmek değildir.

Bazen daha önce yan yana getirilmemiş iki şeyi yan yana getirmektir.

Steve Jobs’un üniversitedeki kaligrafi derslerine duyduğu ilginin yıllar sonra Macintosh’un tipografi anlayışını etkilemesi bunun çok bilinen örneklerinden biridir.

Bu nedenle yalnızca mesleğinizle ilgili kitapları okumayın.

  • Bazen kitapçıda hiç gitmediğiniz bölüme gidin.
  • Normalde dinlemediğiniz bir konuşmayı dinleyin.
  • Kendi alanınızın dışındaki insanlarla konuşun.

Çünkü zihninize ne kadar farklı malzeme girerse, aralarında kurabileceğiniz bağlantıların ihtimali de o kadar artar.

Sıra dışı fikirler bazen sıra dışı bilgilerden değil, sıradan bilgiler arasındaki sıra dışı bağlantılardan doğar.

bebek ve dha - çocuk ve dha

4. “Ya Şöyle Olsaydı?” Sorusu Sorun

Merak yalnızca “Neden?” diye sormaz.

Bir başka güçlü sorusu daha vardır: “Ya şöyle olsaydı?”

  • Ya okullarda sınıflar yaşlara göre oluşturulmasaydı?

  • Ya haftada dört gün çalışsaydık?

  • Ya telefonlarımızda sosyal medya bildirimleri hiç olmasaydı?

  • Ya öğrenciler öğretmenlere soru hazırlasaydı?

  • Ya bir mağazada fiyat etiketi olmasaydı?

  • Bu soruların bazılarının cevabı saçma olabilir.

Sorun değil.

“Ya şöyle olsaydı?” sorusunun amacı her defasında doğru cevap bulmak değildir.

Zihnin mevcut sınırlarının dışına çıkmasını sağlamaktır.

Çünkü insan zihni çoğu zaman “olan” üzerinden düşünür. Yaratıcı düşünce ise zaman zaman “olabilecek olanı” araştırır. Meraklı insanlar gerçekliği kabul ederler ama onun tek ihtimal olduğunu düşünmezler.

Hızlı Öğrenme - Hafıza

5. Düşünmek İçin Boş Zamanınızı Koruyun

Belki de bu yazının en önemli önerilerden biri budur: Düşünmeye zaman ayır.

İnsanların yaptığı büyük hata “önce yapıp, sonra düşünmek…” Oysa önce düşünülmeli, sonra eyleme geçilmeli.

Günümüzde boş kaldığımız anda telefonumuzu çıkarıyoruz. Asansörde. Otobüste. Sırada beklerken. Yürürken. Kahve içerken. Zihnimizin birkaç dakika bile boş kalmasına izin vermiyoruz.

Üstelik çalışma hayatında da “meşgul olmak” ile “üretken olmak” birbirine karışmış durumda. Takvimimizde boşluk gördüğümüzde oraya hemen başka bir iş yerleştiriyoruz.

Oysa beynin yalnızca üretmek için değil, bağlantı kurmak için de zamana ihtiyacı vardır.

Bazen masanızda hiçbir şey yapmadan oturmak, yürümek, pencereden dışarı bakmak veya sessizce düşünmek zaman kaybı değildir.

Zihin o sırada gün boyunca topladığı parçaları birbirine bağlayabilir.

Bu nedenle her boşluğu doldurmayın.

Telefonunuzu bırakın.

Bazen müziksiz yürüyün.

Takviminizde hiçbir görevin bulunmadığı küçük alanlar bırakın.

Çünkü düşüncenin de nefes alacağı bir yere ihtiyacı vardır.

öğrenme - konsantrasyon - uyku - hafıza - beyin - kişisel gelişim

Sıra Dışı İnsanların Sırrı Daha Çok Bilmek mi?

Belki de değil. Çünkü olağanüstü düşünce çoğu zaman olağanüstü bilgiyle başlamaz.

Bir insanın herkesin her gün gördüğü sıradan bir şeye bakıp “Neden böyle?” diye sormasıyla başlar. Sonra bir soru daha gelir. “Başka türlü olabilir miydi?” Ardından başka bir alanla bağlantı kurulur. Kafa karışıklığından hemen kaçılmaz. Ve bütün bunların üzerinde düşünülebilecek sessiz bir alan bırakılır.

Formül aslında şaşırtıcı derecede basit:

Bir “neden?” daha sor. → Anlamadığın şeyle biraz daha ilgilen. → Farklı alanları birbirine bağla. “Ya şöyle olsaydı?” diye düşün. → Düşünmek için zaman ayır.

Akıllı insanların mutlaka herkesten daha fazla cevabı olmayabilir.

Fakat çok meraklı insanların önemli bir ortak özelliği vardır: Keşfetmeyi bırakmazlar.

Belki de sıra dışı biri olmak için ilk yapmamız gereken, sıra dışı olmaya çalışmak değildir. Sıradan şeylere yeniden merakla bakmayı öğrenmektir.

Tavsiye Edilen Makaleler

Merak Temelli Eğitim – Geleceğin Okulu Cevapları Değil, Soruları Öğretmeli

Neden Soru Sorarız? Merakın, Öğrenmenin ve Keşfetmenin Gücü

Meraklı Çocuk Yetiştirmek – Evde ve Okulda Uygulanabilir Rehber

Melik DUYAR

www.MrMemory.com
Başa dön tuşu