YKS’ye Girenler ve Hazırlananlar İçin Değerlendirmeler

YKS’ye Girenler ve Hazırlananlar İçin Değerlendirmeler: YKS sonuçlarının heyecanla beklendiği şu günlerde, her şeyden önce atlatılan bu dönemin bir analizinin yapılması gerekiyor.

Konu çok boyutlu ve oldukça geniş olduğu için, yazıyı iki bölüm halinde ve sadece bazı açılardan ele alacağız. İkinci bölümün linkini yazının sonunda bulabilirsiniz.

Sınavın öncesinin ve sonrasının değerlendirmesini iki aşamada yapmak doğru olabilir:

  • İlki; sınavla ilgili psikolojik boyutların değerlendirilmesi,
  • İkincisi ise akademik sürecin değerlendirilmesi.

Değerlendirme yapmak YKS’yi atlatmış öğrencilerin gelecek planlamasında fayda sağlayabileceği gibi, önümüzdeki yıl sınava girecek öğrenciler ve ailelerin kendilerini bekleyen süreç hakkında fikir edinmeleri adına önemli olabilir.

Analiz ve değerlendirmeyi sınavın yoğun etkileri geçtikten bir süre sonra yapmak daha fazla fayda sağlar. Çünkü sınavın hemen sonrasında gerek öğrenci, gerekse aile kendini duygusal yoğunluğu yüksek ve yorgun bir dönemin içinde bulur. Zihin bölük pörçük düşüncelerle doludur. Kişiler çoğu zaman tam olarak ne hissettiğini ya da ne düşündüğünü ifade etmekte zorlanır, sınav hakkında konuşmak istemez ama kendini de hep sınav hakkında konuşurken bulur.

Sınavın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra ise duygular yerli yerine oturur. Akıl ve sağduyuyu harekete geçirmek kolaylaşır. Bu dönemde geçen süreç ile ilgili değerlendirmeler yapmak, gerek kişinin kişisel gelişim sürecinde, gerek geleceği şekillendirmesinde yararlı olmaktadır.

Sınava hazırlanmak her şeyden önce güçlü bir psikoloji ister.

Öncelikle değerlendirmeye buradan başlamak gerekir. Sınavın görünen tek katılımcısı öğrenci olsa da aslında pek adından söz edilmeyen kişiler; aileler de bir sınavdan geçerler.

Durumu YKS’ye giren öğrenci açısından ele alalım:

Öğrencinin sınava hazırlık sürecini baştan sona kadar, genel olarak güçlü bir psikoloji ile yönetip yönetemediğini incelemesi gerekir. “Güçlü psikoloji” burada herkes için farklı anlama gelse de genel olarak; hedeflerine ulaşmak için azimli, kararlı ve planlı bir şekilde çalışmak,  yenildiği ya da başaramadığı zaman tekrar ayağa kalkmak, karşısına çıkan fiziki ya da psikolojik engellerle baş edecek yol ve yöntemleri bulmak, çalışmaktan yorgun düştüğünde dahi çalışmaya devam etmek için çaba harcamak olarak ifade edilebilir. Gencin de bu süreçte kendini güçlü hissettiği zamanlarda tam olarak ne yapmakta olduğunu ve bu psikolojiyi nasıl sağladığını, kendine neyin iyi geldiğini, nelerden beslendiğini fark etmesi ve güçsüz ya da yorgun hissettiği zamanları nasıl atlattığını keşfetmesi önemlidir.

Yazının devamında psikolojik sürecin aileler açısından incelemesini ve sınavın akademik anlamda değerlendirmesini yapacağız.

Yazının Devamını Görmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız

Yazının Devamını Görmek İçin Buraya Tıklayınız

YKS’ye Girenler ve Hazırlananlar İçin Değerlendirmeler (Yazının Devamı)

Yazının ilk bölümünde “Sınava hazırlanmak her şeyden önce güçlü bir psikoloji ister.” demiş ve öğrenci psikolojisini değerlendirmiştik. Bu bölümde de sınavın görünmez kahramanları olan aileler açısından ve akademik anlamda bir değerlendirme yapacağız.

Psikolojik süreci aile açısından ele alırsak:

Aileler de çocuğunun sınava hazırlık döneminde ara ara ve hatta belki de sıklıkla kriz dönemleri yaşayabilir. Bu, kimi zaman ne yapacağını tam olarak bilememe, hangi davranışın doğru olduğunu kestirememe, gence yaklaşım tarzını belirleyememe, ne zaman çalış diyeceğine, ne zaman bir adım daha geri gideceğine karar verememe gibi çıkmazlar olarak ortaya çıkabilir. Ailenin de süreçteki kendine dışarıdan bakması ve neyi doğru, neyi yanlış, neyi eksik yaptığını tarafsızca değerlendirmesi gerekir. Hangi yollarla çocuğuna ulaşabildiğini net olarak ortaya koyması, ileriki dönemde artık bir yetişkin olma yoluna adım atan çocuğuyla kaliteli iletişim kurmasını kolaylaştıracaktır. Olanak varsa bir uzmandan destek almak sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılmasında faydalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki her birey kendi doğruları, sınırları ve yapısı çerçevesinde beklentilere sahiptir ve bu yüzden bir kişide işe yarayan yöntem ya da teknik bir başkasında sonuç vermeyebilir. Ailelerin temel misyonu başarılı değil, psikolojik olarak sağlıklı bireyler yetiştirmek olmalıdır.

Sınava hazırlanmak güçlü bir psikoloji istediği kadar sürekli bir çalışma performansını da zorunlu kılar.

Öğrenci akademik olarak kendini olabildiğince üst düzeyde tutmak zorundadır. Sınavdan çıkmış olan öğrenciler, sınava hazırlanırken en yüksek verimleriyle çalışıp çalışamadıklarını incelemelidir. Daha farklı neleri yapabileceğini görmek, eksilerini tespit etmek gence, ileriki yaşantısında daha sıkı ve disiplinli çalışabilme gücü verir. Eğer öğrenci “Çalışabileceğim en fazla noktayı sergiledim. Akademik anlamda yapabileceğim başka bir şey yoktu.” şeklinde bir iç rahatlığındaysa, kendisini böylesine çalışmaya nasıl motive ettiğini kendine hatırlatmalıdır ki bir daha yoğun çalışma dönemlerine girmesi gerektiğinde aynı gücü bulabilsin. Çünkü kişinin artı yönlerini rastgele değil, farkına vararak yaşaması ihtiyacı olduğunda ona rehberlik eder.

HO

Yeterince çalışmadığı sonucuna varanlardan, bir yıl sonra tekrar denemeyi düşünenler ise en kısa zamanda, tekrar çalışmaya başlamaya karar vermelidirler. Ancak karar vermek yeterli olmaz; net bir tarih belirlenmelidir. Geçen yıl yaptıkları hataları dürüstçe kabullenip daha verimli bir yol haritası çizerek yeniden ve planlı olarak yola başlamalıdırlar.

Öğrenci ve aileler bu şekilde öz değerlendirmeler yaparak, bitmek tükenmek bilmeyen kişisel gelişim serüvenlerine pozitif katkılarla devam etme şansını yaratabilir.

YKS’ye Girenler İçin Son Söz

YKS, hayatın çok küçük ama oldukça önemli bir bölümüdür ve aslında bu şekilde ele alındığında sadece okulda öğrenilen bilgilerin sorulduğu bir sınav değildir. Önemli olan ondan pek çok ders çıkararak yola devam etmektir.

Kapalı