İngilizce Öğrenmenin Temeli – İnsanların çoğu İngilizce öğrenemediği için değil, yanlış yöntemlerle çalıştığı için başarısız olur. Yıllarca gramer kurallarını ezberlemek, uzun kelime listeleri hazırlamak ve yalnızca test çözmek kişiye İngilizce hakkında bilgi verebilir; ancak bu çalışmalar her zaman İngilizce konuşma becerisi kazandırmaz.
Akıcılık, hiç hata yapmadan konuşmak değildir. Düşünceleri gereksiz yere duraksamadan, anlaşılır ve doğal bir biçimde ifade edebilmektir. Aşağıdaki 10 kural; İngilizceyi anlamanıza, konuşma cesareti kazanmanıza ve düzenli biçimde ilerlemenize yardımcı olacak şekilde hazırlanmıştır.
I. Doğru Zihniyet Geliştirin
1. İngilizceyi Bir Ders Değil, İletişim Aracı Olarak Görün
İngilizce Öğrenmenin Temeli – İngilizce yalnızca sınavlarda sorulan gramer kurallarından oluşmaz. Bir insanı tanımak, düşüncenizi anlatmak, bilgi edinmek ve dünyayla iletişim kurmak için kullanılan canlı bir dildir.
Her çalışma sırasında kendinize şunu sorun:
“Bu öğrendiğimi gerçek bir konuşmada nasıl kullanabilirim?”
Örneğin “simple past tense” çalıştıysanız yalnızca boşluk doldurmayın. Dün yaptıklarınızı beş cümleyle anlatın:
- I woke up early.
- I went to work.
- I met a friend.
- We drank coffee.
- I came home at eight.
2. Mükemmel Olmayı Değil, Anlaşılmayı Hedefleyin
İngilizce Öğrenmenin Temeli – Akıcı konuşmak, kusursuz konuşmak demek değildir. Ana dili İngilizce olan kişiler bile bazen yanlış kelime seçer, cümlelerini yarıda bırakır veya kendilerini düzeltir.
Konuşurken öncelikli hedefiniz, mesajınızı karşı tarafa ulaştırmak olmalıdır. Küçük bir yanlışlık iletişimi engellemiyorsa konuşmaya devam edin. Her cümleden sonra kendinizi düzeltmeye çalışmak, düşünce akışınızı keser ve konuşma cesaretinizi azaltır.
3. Hata Yapmayı Öğrenmenin Bir Parçası Kabul Edin
Hata, başarısızlığın değil, öğrenmenin göstergesidir. Konuşurken hata yapıyorsanız dili aktif olarak kullanıyorsunuz demektir. Hiç hata yapmayan kişi, çoğu zaman hiç konuşmayan kişidir.
Hatalarınızı üç gruba ayırabilirsiniz:
-
İletişimi engelleyen önemli hatalar
-
Sık tekrarlanan alışkanlık hataları
-
İletişimi bozmayan küçük hatalar
Öncelikle ilk iki gruba odaklanın. Bütün hataları aynı anda düzeltmeye çalışmayın.
4. Kendinizi Başkalarıyla Değil, Dünkü Hâlinizle Karşılaştırın
İngilizce Öğrenmenin Temeli – İngilizce öğrenme hızı kişiden kişiye değişir. Daha önce yabancı dil öğrenmiş biriyle, İngilizceye yeni başlayan bir kişinin gelişimi aynı olmayacaktır.
Ayda bir kez aynı konu hakkında iki dakikalık ses kaydı alın. Örneğin kendinizi, işinizi veya yaşadığınız şehri anlatın. Birkaç ay sonra kayıtları karşılaştırdığınızda kelime çeşitliliğinizin, telaffuzunuzun ve konuşma hızınızın geliştiğini görebilirsiniz.
5. Küçük Ama Ölçülebilir Hedefler Belirleyin
“İngilizce öğreneceğim” çok geniş ve belirsiz bir hedeftir. Bunun yerine neyi, ne kadar sürede yapacağınızı belirleyin:
- Bu hafta 20 günlük ifade öğreneceğim.
- Her gün beş dakika sesli konuşacağım.
- Bu ay İngilizce bir kısa hikâye okuyacağım.
- Üç ay içinde kendimi üç dakika boyunca anlatabileceğim.
Küçük hedefler ilerlemeyi görünür kılar ve çalışma isteğini artırır.
II. Kelimeleri Doğru Yöntemle Öğrenin
6. Tek Tek Kelimeler Yerine Kelime Grupları Öğrenin
Doğal konuşmanın temelinde tek kelimelerden çok, birlikte kullanılan kelime grupları vardır. Örneğin yalnızca “decision” kelimesini öğrenmek yerine şu ifadeleri öğrenin:
- make a decision
- reach a decision
- change your decision
- a difficult decision
- the right decision
Bu yöntem, konuşurken kelimeleri tek tek bir araya getirme yükünü azaltır. Hazır ifade kalıpları konuşma hızınızı artırır.
7. Yeni Kelimeleri Cümle İçinde Öğrenin
İngilizce Öğrenmenin Temeli – Kelimenin yalnızca Türkçe karşılığını ezberlemek yeterli değildir. Kelimenin hangi bağlamda, hangi edatlarla ve hangi kelimelerle kullanıldığını da bilmelisiniz.
Örneğin:
Improve: geliştirmek, iyileştirmek
-
I want to improve my English.
-
My speaking skills are improving.
-
Regular practice improves confidence.
Her yeni kelimeyle kendi hayatınızdan en az bir cümle kurarsanız kelimeyi daha kolay hatırlarsınız.
8. En Sık Kullanılan Kelimelere Öncelik Verin
Günlük konuşmada bazı kelimeler yüzlerce kez karşımıza çıkarken bazıları çok seyrek kullanılır. Başlangıç ve orta seviyede nadir kelimeler yerine sık kullanılan fiilleri, sıfatları ve bağlaçları öğrenmek daha yararlıdır.
Öncelikle şu tür kelimelere odaklanın:
-
get, take, make, have, keep, seem
-
useful, possible, important, different
-
actually, probably, especially, usually
-
because, although, however, therefore
Az sayıda fakat işlevsel kelimeyle çok sayıda düşünce ifade edebilirsiniz.
9. Eş Anlamlı Kelimeleri Dereceleriyle Öğrenin
Bir kavramın farklı yoğunluklarını gösteren kelimeleri birlikte öğrenmek anlatım gücünüzü geliştirir:
- tired → exhausted
- hungry → starving
- angry → furious
- good → excellent
- bad → terrible
Ancak bu kelimelerin her durumda birbirinin yerine kullanılamayacağını unutmayın. Önce temel kelimeyi, ardından daha güçlü ve daha özel karşılıklarını öğrenin.
10. Öğrendiğiniz Kelimeleri Aralıklı Olarak Tekrarlayın
İngilizce Öğrenmenin Temeli – Bir kelimeyi bir kez görmek, onu kalıcı olarak öğrenmek anlamına gelmez. Beyin, kullanılmayan bilgiyi zamanla unutur. Bu nedenle yeni kelimeleri belirli aralıklarla tekrar edin:
-
Öğrendiğiniz gün
-
Bir gün sonra
-
Üç gün sonra
-
Bir hafta sonra
-
İki hafta sonra
-
Bir ay sonra
Tekrar sırasında yalnızca kelimeye bakmayın. Kelimeyi hatırlamaya, sesli söylemeye ve cümle içinde kullanmaya çalışın.
At a Glance
#1. Doğru Öğrenmenin “Take off” Noktası:
Zihniyetinizi Düzeltin, Kelimeleri Cümlede Öğrenin
1. İngilizceyi Ders Değil, İletişim Aracı Olarak Görün
İngilizce yalnızca sınavlarda doğru cevabı bulmak için öğrenilmez. Bir insanı tanımak, düşüncelerimizi anlatmak ve dünyaya açılmak için kullanılır. Bu nedenle öğrendiğiniz her bilginin günlük hayatta nerede kullanılacağını düşünün.
2. Mükemmel Olmayı Değil, Anlaşılmayı Hedefleyin
Akıcı konuşmak, hiç hata yapmamak değildir. Asıl amaç, düşüncenizi anlaşılır biçimde karşı tarafa ulaştırmaktır. Kusursuz cümleyi ararken susmak yerine, bildiğiniz kelimelerle konuşmayı deneyin.
3. Hata Yapmaktan Korkmayın
Hata, öğrenmenin kusuru değil, doğal sonucudur. Hiç hata yapmayan kişi, çoğu zaman öğrendiği dili kullanmıyordur. Yanlışlarınızı fark edin, düzeltin; fakat onların konuşma cesaretinizi kırmasına izin vermeyin.
4. Kendinizi Dünkü Hâlinizle Karşılaştırın
Başkalarının kelime bilgisi veya konuşma hızı moralinizi bozmamalıdır. Her öğrencinin geçmişi, öğrenme biçimi ve ayırdığı zaman farklıdır. Bir ay önce söyleyemediğiniz bir cümleyi bugün kurabiliyorsanız ilerliyorsunuz demektir.
5. Küçük ve Ölçülebilir Hedefler Belirleyin
“İngilizce öğreneceğim” belirsiz bir hedeftir. Bunun yerine “Her gün beş yeni ifade öğreneceğim” veya “Haftada iki kez ses kaydı yapacağım” deyin. Küçük hedefler başarı duygusunu güçlendirir.
6. Kelimeleri Gruplar Hâlinde Öğrenin
Kelimeleri tek başına ezberlemek doğal konuşmayı zorlaştırır. Örneğin yalnızca decision kelimesini değil, make a decision ifadesini öğrenin. Beyin, hazır kalıpları konuşma sırasında daha hızlı hatırlar.
7. Yeni Kelimeleri Cümle İçinde Kullanın
Bir kelimenin Türkçe karşılığını bilmek, onu öğrendiğiniz anlamına gelmez. Kelimenin hangi bağlamda kullanıldığını da görmelisiniz. Her yeni kelimeyle kendi hayatınız hakkında en az bir cümle kurun.
8. Sık Kullanılan Kelimelere Öncelik Verin
Günlük hayatta karşılaşmayacağınız yüzlerce kelimeyi ezberlemek yerine; get, make, take, feel, need gibi sık kullanılan kelimelere yönelin. Az sayıda işlevsel kelime, çok sayıda düşünceyi anlatabilir.
9. Kelimelerin Anlam Derecelerini Öğrenin
Benzer anlamlı kelimeler aynı duygu yoğunluğunu taşımaz. Örneğin tired yorgun, exhausted ise çok yorgun anlamındadır. Bu farkları öğrenmek, duygu ve düşüncelerinizi daha doğru anlatmanızı sağlar.
10. Aralıklı Tekrar Yapın
Bir kelimeyi bir kez okumak, onu kalıcı olarak öğrenmeye yetmez. Kelimeleri bir gün, üç gün, bir hafta ve bir ay sonra yeniden kullanın. Çünkü dil öğrenmede önemli olan çok çalışmak değil, doğru aralıklarla tekrar etmektir.
Tavsiye Edilen Makaleler
Seri # 7: İngilizce Öğrenmede Sabır – Pes Etmek Yok, Öğrenmeye Devam…










