Beyin GücüHızlı OkumaÖğrenme ve EğitimPsikoloji

Bilge Kimdir? Bilgi Arttıkça İnsan Neden Bilgeleşmiyor?

Hani Bilgi Güçtü!

Bilge kimdir – İnsanlık tarihinde hiçbir dönemde bilgiye ulaşmak bugünkü kadar kolay olmadı. Birkaç saniye içinde milyonlarca kitaba, makaleye, görüntüye ve yoruma erişebiliyoruz. Yapay zekâ sistemleri karmaşık konuları özetliyor, sorularımıza cevap veriyor ve bizim için metinler hazırlıyor. Fakat bilgiye ulaşma hızımız arttığı hâlde daha doğru kararlar verdiğimizi, daha erdemli davrandığımızı veya hayatın anlamını daha iyi kavradığımızı söylemek kolay değildir.

Çünkü insanı bilgeleştiren şey, sahip olduğu bilginin miktarı değil; o bilgiyle kurduğu ilişkidir. Çok şey bilmek ile doğruyu görmek, doğruyu görmek ile doğru yaşamak aynı şey değildir. Bu ayrımı anlayabilmek için enformasyon, bilgi, irfan ve hikmet kavramları arasındaki farklara bakmak gerekir.

hafıza gücü ve okuduğunu anlamaya katkısı

Enformasyon: Zihne ulaşan ham malzeme

Enformasyon; haberler, sayılar, görüntüler, açıklamalar ve verilerden oluşur. “Dünya’nın Güneş’e uzaklığı yaklaşık 150 milyon kilometredir” cümlesi bir enformasyondur. Ancak bu cümleyi okumak, onun bilimsel anlamını kavradığımızı göstermez.

Dijital çağda en çok üretilen ve tüketilen şey enformasyondur. Fakat enformasyonun çokluğu, insan zihnini kendiliğinden geliştirmez. Aksine seçme, ayıklama ve değerlendirme becerisi yoksa zihinsel karmaşa meydana getirebilir. Her şeyi duyan fakat hiçbir konu üzerinde yeterince duramayan insan, bilgili olmaktan çok “haberdar” hâle gelir.

Bugünün temel sorunu bilgisizlikten ziyade, önemli olanla önemsiz olanı ayıramamaktır. İnsan yüzlerce haber başlığı okuyabilir fakat bunların hayatındaki anlamını düşünmeyebilir. Böylece enformasyon artarken kavrayış yüzeysel kalır.

beyin - konsantrasyon ve odaklanma - anlayarak okuma - akıcı okuma - sıfat nedir - mho

Bilgi: Düzenlenmiş ve anlamlandırılmış enformasyon

Bilge kimdir – Enformasyonun belirli bir bağlam içinde düzenlenmesi, neden-sonuç ilişkileriyle açıklanması ve doğrulanması bilgiye ulaşmamızı sağlar.

Enformasyon bize “ne olduğunu”, bilgi ise çoğu zaman “nasıl ve neden olduğunu” anlatır.

Bir kişinin sağlıkla ilgili çok sayıda paylaşım okuması, onun tıp bilgisine sahip olduğu anlamına gelmez. Bilgi; yöntem, doğrulama, tutarlılık ve eleştirel düşünme gerektirir. Bu nedenle her okunan şey bilgi değildir. Kaynağı belirsiz, kanıtı bulunmayan veya bağlamından koparılmış içerikler yalnızca bilgi görüntüsü oluşturabilir.

Yapay zekâ çağında bu ayrım daha da önemlidir. Çünkü artık sorun yalnızca bilgiye ulaşmak değil, ulaşılan içeriğin doğruluğunu sınamaktır. Bilginin çoğalması, yanlışın da daha hızlı yayılmasına engel değildir.

okuduğunu anlama - mega ingilizce

İrfan: Bilginin insanın içine işlemesi

İrfan, bilmenin ötesinde tanımayı, fark etmeyi ve içten kavramayı ifade eder. Bilgi daha çok zihinsel bir kazanımken, irfan; tecrübe, sezgi, vicdan ve derin düşünmeyle gelişir.

Bir insan sabrın tanımını bilebilir; fakat sabrı gerçekten tanıması, zorluklar karşısında onu yaşamasıyla mümkündür. Merhamet hakkında kitaplar okuyabilir; ancak başkasının acısını hissedip ona yardım etmediği sürece bu bilgi irfana dönüşmez.

İrfanda bilen kişi ile bilinen şey arasında kişisel bir bağ kurulur. İnsan sadece dış dünyayı değil, kendi niyetlerini, sınırlarını ve zaaflarını da tanımaya başlar. Bu nedenle irfan, insanın kendisini bilmesini de kapsar. Çok şey bilen fakat kendini tanımayan kişi, bilgisini yanlış amaçlar için kullanabilir.

Bilgi insana güç kazandırır; irfan ise bu gücün nerede ve nasıl kullanılması gerektiğine dair bir iç hassasiyet oluşturur.

Hikmet: Bilgiyi doğru yerde kullanabilmek

Hikmet, bir şeyin anlamını, amacını ve ait olduğu yeri kavrayabilmektir. Yalnızca doğruyu bilmek değil, doğru olanı doğru zamanda, doğru ölçüde ve doğru amaçla yapmaktır.

Bir cerrahın ameliyat tekniğini bilmesi mesleki bilgidir. Hangi hastaya, ne zaman ve hangi şartlarda müdahale edilmesi gerektiğini belirlemesi ise hikmetli bir muhakeme gerektirir. Bir öğretmenin ders konusunu bilmesi bilgidir; öğrencinin ihtiyacını fark ederek uygun yöntemi seçmesi hikmettir.

Hikmet, bilgiyi ahlaktan ayırmaz. “Bunu yapabilir miyim?” sorusuyla yetinmez; “Bunu yapmalı mıyım?” sorusunu da sorar. Bilginin imkânlarını, insanın sorumluluğuyla buluşturur. Bu sebeple hikmetli insan, bildiklerinin çokluğuyla değil; hükümlerindeki isabet, davranışlarındaki ölçü ve amaçlarındaki doğrulukla tanınır.

mao - beyin, hafıza, matematik ve konsantrasyon, odaklanma, dha

Bilgi neden kendiliğinden bilgeliğe dönüşmüyor?

Çünkü bilgi zihne ulaşabilir fakat karaktere yerleşmeyebilir. İnsan sigaranın zararlarını bilip sigara içebilir; öfkenin yıkıcı olduğunu bilip öfkesine yenilebilir. Adalet hakkında konuşup kendi çıkarı söz konusu olduğunda adaletten uzaklaşabilir.

Bilgi ile davranış arasındaki bu mesafede niyet, alışkanlık, çıkar, kibir, irade ve ahlak bulunur. Bilginin bilgeliğe dönüşmesi için insanın öğrendiğini düşünmesi, sorgulaması, tecrübe etmesi ve hayatında uygulaması gerekir.

Modern eğitim çoğu zaman “Ne biliyorsun?” sorusuna odaklanırken “Bildiğinle ne yapıyorsun?” sorusunu ihmal etmektedir. Sınavlar bilgiyi hatırlama gücünü ölçebilir; fakat bilginin vicdan, sorumluluk ve davranış üzerindeki etkisini her zaman ölçemez.

Bilgiden hikmete giden yol

Bu kavramlar arasında şöyle bir gelişim çizgisi kurulabilir:

Aşama Temel soru Kazandırdığı şey
Enformasyon Ne oldu? Haberdar olma
Bilgi Nasıl ve neden oldu? Anlama ve açıklama
İrfan Bunun insan ve benim için anlamı nedir? İçten kavrayış
Hikmet Bu bilgiyle ne yapmalıyım? İsabetli ve ahlaklı davranış

Enformasyon zihne gelir, bilgi zihinde düzenlenir, irfan insanın içine işler, hikmet ise davranışta görünür hâle gelir.

İnsanlığın ihtiyacı daha fazla enformasyon üretmekten ibaret değildir. Asıl ihtiyaç, bilgiyi süzebilen akla, anlamlandırabilen kalbe ve doğruya yöneltebilen vicdana sahip insanlar yetiştirmektir. Akıl bilginin doğruluğunu araştırırken kalp onun insani değerini, vicdan ise ahlaki sonucunu değerlendirmelidir.

Bilgi arttıkça insanın kendiliğinden bilgeleşmemesinin sebebi budur: Bilgi dışarıdan alınabilir; fakat hikmet içeride inşa edilir. Bilgi sahibi olmak için okumak yeterli olabilir, bilge olmak için ise düşünmek, yaşamak, yanılmak, kendini tanımak ve öğrendiğinin sorumluluğunu üstlenmek gerekir.

beyin temelli eğitimler ve süper öğrenme - bte

Tavsiye Edilen Makaleler

Yaşamın Dikotomisi – İnsan Neden İki Zıt Gerçeklik Arasında Yaşar?

Beyin Zeka Akıl – Hangisini Nerede Nasıl Kullanıyoruz?

Mantığın Nörobilimi – Ölçülü Düşünmek, Mantıklı Olmak Neden Zordur?

Başa dön tuşu