Kişisel GelişimPsikoloji

Kararsızlığı Yenmek – En Doğru Kararı Değil, “Yeterince İyi” Kararı Arayın

Kararsızlığı Yenmek – İnsan bazen hayatını değiştirecek kararları birkaç dakikada verirken, akşam ne yiyeceğine karar vermek için uzun süre düşünebilir. Demek ki kararsızlığın sebebi her zaman kararın büyüklüğü değildir. Asıl sebep; yanlış yapma korkusu, kesinlik arayışı ve seçimin sonuçlarını olduğundan fazla büyütmektir.

Davranış bilimci Nuala Walsh, “How to Overcome Indecision” başlıklı konuşmasına eski bir hikâyeyle başlar: Aç ve susuz bir eşek, önündeki saman ile su arasında seçim yapamaz. Hangisinden başlayacağına karar veremediği için sonunda hem açlıktan hem susuzluktan ölür. Buradaki asıl mesele seçeneklerin kötülüğü değil, karar verememenin maliyetidir.

Modern insan da çoğu zaman bu eşekten farklı davranmıyor. Bir mesleği seçmek, iş değiştirmek, yeni bir girişime başlamak veya düşüncesini açıklamak isteyen kişi, “Ya yanlış karar verirsem?” sorusunun içinde sıkışıp kalıyor. Oysa karar vermemek de sonuçları olan bir karardır.

mega aktif okuma eğitimci eğitimi - koçluk / eğitim koçluğu - beyin ve öğrenme

Kararsızlığın Üç İç Sesi

Kararsızlığı Yenmek – Walsh’a göre karar veremediğimizde zihnimizde genellikle şu üç cümleden biri konuşur:

  • “Bu karar çok büyük.”
  • “Bunun sonucu çok uzakta.”
  • “Bu karar çok zor.”

Bu düşünceler insanı zihinsel bir labirente sokar. Labirentten çıkmanın yolu ise daha fazla düşünmekten önce, karara bakış açımızı değiştirmektir. Walsh bunu “yeniden çerçeveleme” olarak adlandırır: Büyük olanı küçültmek, uzaktakini bugüne getirmek ve zor görüneni kolaylaştırmak.

beyin - konsantrasyon ve odaklanma - anlayarak okuma - akıcı okuma - sıfat nedir - mho

Büyük Kararı Küçültmek

Kararsızlığı Yenmek – Karar gözümüzde büyüdükçe hareket kabiliyetimiz azalır. Bu nedenle ilk yöntem, kararı zihinsel olarak küçültmektir. Örneğin iş değiştirip değiştirmemeyi düşünürken yirmi farklı değişkeni aynı anda değerlendirmek yerine en önemli üç ölçüt seçilebilir: Anlam, gelir ve çalışma ortamı.

Ardından ideal görünen seçeneğin kusurları, olumsuz görünen seçeneğin ise imkânları incelenmelidir. Çünkü hiçbir tercih bütünüyle mükemmel veya bütünüyle kötü değildir. Büyük projelerin tamamlanması da tek bir dev kararla değil, art arda verilen küçük kararlarla mümkün olur.

Seçeneklerin aşırı çoğalması her durumda kararsızlık yaratmasa da özellikle seçim karmaşıklaştığında zihinsel yükü artırabilir. Araştırmalar, kararın güçlüğü insanın bilişsel kapasitesini aştığında seçme özgürlüğünün bir imkândan çok yüke dönüşebildiğini gösteriyor. (Misuraca ve diğerleri, 2024)

nöroplastisite - hafıza - hızlı okuma -iq - akıl - zihin

Gelecekteki Kendinize Danışmak

Kararsızlığı Yenmek – İkinci yöntem, zamansal çerçevelemedir. İnsan zihni bugünkü rahatsızlığı, gelecekteki kazançtan daha önemli görme eğilimindedir. Bu yüzden tasarrufu, eğitimi, sağlıklı yaşamı veya zor bir konuşmayı sürekli erteleriz.

Walsh şu soruyu önerir: “Bu karar bana iki hafta, iki ay veya iki yıl sonra nasıl görünecek?”

Bu soru, gelecekteki benliğimizi bugünkü karar masasına davet eder. Nitekim yaşlandırılmış görüntüleri aracılığıyla gelecekteki hâlleriyle karşılaşan insanların uzun vadeli tasarrufa daha fazla yöneldiği görülmüştür. Gelecekteki kendimizi belirgin biçimde hayal etmek, bugünkü fedakârlığın anlamını güçlendirebilir. (Hershfield ve diğerleri, 2011)

Zor Kararı Kolaylaştırmak

Üçüncü yöntem, kararın duygusal çerçevesini değiştirmektir. Bunun için Walsh’ın “olasılık testi” kullanılabilir:

  1. Gerçekleşebilecek en kötü sonuç nedir?
  2. Bunun gerçekleşme ihtimali ne kadardır?
  3. Gerçekleşirse ne yapabilirim?

Bu sorular korkuyu yok etmeyebilir; fakat onu belirsiz ve sınırsız bir tehdit olmaktan çıkarır. “Her şey mahvolabilir” düşüncesinin yerini “Böyle bir sorun çıkarsa şu tedbirleri alabilirim” düşüncesi alır. Psikolojide bilişsel yeniden değerlendirme olarak incelenen bu yaklaşım, olayın anlamını değiştirerek duygusal tepkimizi düzenlemeye yardımcı olabilir. (Troy ve diğerleri, 2018)

hafıza gücü ve okuduğunu anlamaya katkısı

Sonuç: Karar, Kesinlik Değil Cesaret İster

Kararsızlığı Yenmek – Hayatta bütün belirsizlikleri ortadan kaldırdıktan sonra karar vermek mümkün değildir. Çünkü karar, zaten belirsizliğin bulunduğu yerde gereklidir. İnsan her zaman en doğru seçeneği bulamayabilir; fakat değerlerine ve elindeki bilgilere dayanarak yeterince iyi bir seçim yapabilir.

Kararsızlık bir karakter kusuru değil, geçici bir zihinsel durumdur.

Bazen düşünmeye çağırır; fakat uzadığında fırsatları tüketir.

Çözüm daha fazla seçeneğin peşinden koşmak değil; kararı küçültmek, gelecekteki kendimize danışmak ve korkunun gerçek ihtimalini sınamaktır.

Çünkü hayat yalnızca verdiğimiz kararlarla değil, vermeyi sürekli ertelediğimiz kararlarla da şekillenir. Konuşmanın temel mesajı nettir: Bakış açısı değiştiğinde, çıkışsız görünen kararların çoğu yönetilebilir hâle gelir. (Nuala Walsh’ın TEDx konuşması)

Kaynakça

Hershfield, H. E., Goldstein, D. G., Sharpe, W. F., Fox, J., Yeykelis, L., Carstensen, L. L., & Bailenson, J. N. (2011). Increasing saving behavior through age-progressed renderings of the future self. Journal of Marketing Research, 48(SPL), S23–S37.

Misuraca, R., Ceresia, F., Nixon, A. E., & Abbate, C. S. (2024). When is more really more? The impact of choice overload and its moderators. Frontiers in Psychology.

Troy, A. S., Shallcross, A. J., Brunner, A., Friedman, R., & Jones, M. C. (2018). Cognitive reappraisal and acceptance: Effects on emotion, physiology, and perceived cognitive costs. Emotion, 18(1), 58–74.

Walsh, N. (2022). How to overcome indecision. TEDxUniversityofSalford.

beyin temelli eğitimler ve süper öğrenme - bte

Tavsiye

 

 

Edilen Makaleler

Yaşamın Dikotomisi – İnsan Neden İki Zıt Gerçeklik Arasında Yaşar?

Modern İnsan Zihinsel Yorgun mu? Dijital Çağın Görünmeyen Salgını

Karakter Türleri ve Bu Türleri Ele Veren Davranış Kalıpları

Başa dön tuşu