Kitap nasıl okunur? Masanın üzerinde kalın bir kitap duruyor. Konusu ilginizi çekiyor, okumak istiyorsunuz. Fakat sayfalarını şöyle bir çevirince içinizden bir hesap başlıyor: “Beş yüz sayfa… Günde yirmi sayfa okusam…”
Daha ilk cümleye gelmeden yoruluyorsunuz.
Bazen kitabın kalınlığından çok, onunla ilgili kuralımız gözümüzü korkutuyor: İlk sayfadan başlayacak, her satırı aynı dikkatle okuyacak, hiçbir şeyi atlamayacak ve son sayfaya kadar ilerleyeceğiz.
Bazı eserler böyle okunmayı hak eder. Ancak her kitaba aynı yoldan girmek zorunda değiliz.
Bir kitap bazen henüz tanımadığımız bir kasaba gibidir. İçine dalmadan önce haritasına bakmak, okumayı daha anlamlı hâle getirebilir.
1. Kasabaya girmeden önce neden geldiğinizi bilin
Kitap nasıl okunur? Yeni bir yere gittiğinizde amacınız rotanızı değiştirir. Tarihini öğrenmek, sokaklarında dolaşmak veya belirli bir adresi bulmak için farklı yollar izlersiniz.
Kitapta da kendinize şunu sorun: “Bu eseri neden okuyorum?”
Bir romanın dünyasına girmek mi istiyorsunuz? Bir düşünürün yaklaşımını anlamak mı? İşinizde karşılaştığınız soruna cevap bulmak mı?
Amaç, dikkatinizi yönlendirir. Ancak yalnızca duymak istediğiniz cevabı aramaya dönüşmemelidir. Yazarın beklentinize uymayan düşüncelerine de yer bırakın.
2. Önce haritayı açın
Özellikle öğretici ve düşünce kitaplarında içindekiler bölümü, önsöz, giriş ve bölüm başlıkları ilk keşif için değerlidir.
Kitap hangi soruyu ele alıyor? Konular hangi sırayla ilerliyor? Bölümler birbirine nasıl bağlanıyor?
Stanford Üniversitesinin SQ3R okuma rehberi de ayrıntılı okumadan önce başlıkları, görselleri ve genel yapıyı inceleyerek bütün hakkında fikir edinmeyi önerir. Ardından başlıklardan sorular üretmek, okumaya bir araştırma yönü kazandırır. Kaynak
“Belleğin İşleyişi” başlığını gördüğünüzde onu soruya çevirebilirsiniz: “Bellek nasıl çalışıyor? Neden bazı şeyleri unutuyorum?”
Artık önünüzde yalnızca okunacak sayfalar yoktur; araştırılacak sorular vardır.
3. Ana caddeleri görün, sonra sokaklara girin
Kitap nasıl okunur? İlk göz gezdirmede her ayrıntıyı kavramaya çalışmayın. Kitabın temel kavramlarını ve düşünce yönünü fark edin. Sonra önemli bölümlere daha dikkatli dönün.
Bu, ayrıntılı okumanın yerine geçen sihirli bir kestirme değildir. Rayner ve arkadaşlarının incelemesi, okuma hızıyla anlama arasında bir karşılıklı taviz bulunduğunu gösterir. Göz gezdirmek genel fikir edinmek için yararlı olabilir; kapsamlı anlamayı aynı ölçüde sağlamaz. Kaynak
Kasabanın içinden arabayla geçmekle sokaklarında yürümek farklı deneyimlerdir. İkisini de yapabilirsiniz; yeter ki hangisini yaptığınızı bilin.
4. Her kapıda aynı süre durmayın
Tanıdığınız bir açıklamayı daha hızlı okuyabilir, yeni bir kavramda yavaşlayabilirsiniz. Bir iddianın dayandığı kanıtları dikkatle incelemek, tekrar eden örneklerden daha fazla zaman gerektirebilir.
Ancak bir bölümün önemsiz olduğuna yalnızca zor geldiği için karar vermeyin. Bazen sonraki sayfaların anahtarı, geçmek istediğiniz o paragraftadır.
Kitabın türü de belirleyicidir. Bir başvuru kaynağında ihtiyacınız olan bölüme doğrudan gidebilirsiniz. Bir matematik kitabında önceki konuyu atlamak ilerlemeyi zorlaştırabilir. Romanda ise anlatımın ritmi ve küçük ayrıntılar deneyimin parçasıdır; sonunu önceden incelemek istemeyebilirsiniz.
İyi okur, her kitabı aynı hızda okuyan kişi değildir; dikkatini metne ve amacına göre ayarlayabilen kişidir.
5. Fotoğraf biriktirmekle yetinmeyin, gördüğünüzü anlatın
Kitap nasıl okunur? Gezide yüzlerce fotoğraf çekip bulunduğu yeri pek tanımadan dönen insanlar vardır. Okurken de sayısız cümlenin altını çizip ana düşünceyi anlatamayabiliriz.
Bir bölümün ardından kitabı kapatın ve sorun:
- Yazar burada ne savunuyor?
- Hangi gerekçeyi sunuyor?
- Buna kendi örneğimi verebilir miyim?
Ardından metne dönüp eksiklerinizi kontrol edin. Dunlosky ve arkadaşlarının kapsamlı incelemesi, kendini sınama ve çalışmayı zamana yayma yöntemlerini güçlü öğrenme araçları arasında değerlendirir. Dolayısıyla okuduğunuzu daha sonra yeniden hatırlamaya çalışmak, yalnızca tanıdık satırlara bakmaktan daha verimli bir çalışma sağlayabilir. Kaynak
Bir sonraki kitabınızla küçük bir keşif yapın
Kitap nasıl okunur? Elinizdeki öğretici kitabı açın. Önce okuma amacınızı bir cümleyle yazın. İçindekilere bakın, üç soru belirleyin ve kısa bir bölüm okuyun. Sonunda kitabı kapatıp öğrendiğinizi kendi sözlerinizle anlatın.
Bu uygulama için ayıracağınız on beş dakika, bilimsel olarak belirlenmiş ideal bir süre değildir; başlamayı kolaylaştıran küçük bir denemedir.
Kitabı bitirmek elbette doyurucudur. Fakat son sayfaya ulaşmak, bütün sokaklarını tanıdığımızı göstermez.
Bir kitaptan dönerken kendinize yalnızca “Kaç sayfa okudum?” diye sormayın. “Burada ne keşfettim, hangi düşüncem değişti ve neyi yeniden ziyaret etmek istiyorum?” diye de sorun.
Kaynaklar
- Stanford University, Center for Teaching and Learning. Reading Efficacy: The “SQ3R” Method.
- Rayner, K. ve arkadaşları (2016). So Much to Read, So Little Time: How Do We Read, and Can Speed Reading Help? Psychological Science in the Public Interest, 17(1), 4–34.
- Dunlosky, J. ve arkadaşları (2013). Improving Students’ Learning With Effective Learning Techniques. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4–58.
Tavsiye Edilen Makaleler
Kitap Nasıl Okunur – Okuduğunuz Her Kitabı Daha Kalıcı Öğrenmenin 7 Yolu
Kitap ve Uyku – Kitap Okumak Uyku Getirir mi? Neden Kitabı Açınca Uykumuz gelir?













