Aynı hataları tekrarlamak / Yanlış olduğunu bilmek, bir davranışı değiştirmeye her zaman yetmez. İnsan bazen yaşadığı pişmanlığa rağmen aynı tartışmaya girer, aynı bahaneye sığınır veya aynı zararlı seçimi tekrarlar. Peki deneyim neden her zaman derse dönüşmez?
Bir baba, çocuğuna bağırdıktan sonra üzülür. Yanına gider, özür diler ve “Bir daha böyle konuşmayacağım” der. O anda samimidir. Fakat birkaç gün sonra benzer bir olay yaşanır; sesi yeniden yükselir.
Bir öğrenci, ödevini son geceye bıraktığı için sabaha kadar uyuyamaz. “Bundan sonra zamanında başlayacağım” diye karar verir. Yeni ödev verildiğinde ise yine başlamayı erteler.
Başka biri, ilk yalanını söylerken büyük bir huzursuzluk yaşar. Fakat yalanın kendisine yarar sağladığını ve hemen bir sonuçla karşılaşmadığını gördüğünde, sonraki yalan daha kolay gelebilir.
Anadolu’da şöyle bir espri vardır: “Aynı hatayı tekrarlama, daha yapılacak çok hata var.”😢
Bu örneklerin hepsi aynı değildir. Ödev ertelemekle bir başkasına zarar vermek aynı ahlaki ve hukuki ağırlığı taşımaz. Bununla birlikte ortak bir soruya işaret ederler: İnsan, sonucundan hoşlanmadığı bir davranışa neden geri döner?
“Tekrarlama fenomeni” hangi kavrama karşılık geliyor?
“Tekrarlama fenomeni”, günlük dilde anlaşılabilir bir ifade olsa da burada anlattığımız bütün davranışları açıklayan tek bir bilimsel kavram değildir.
Psikodinamik literatürde tekrarlama zorlaması — repetition compulsion, kişinin geçmişteki acı verici ilişki veya yaşantı örüntülerini yeniden üretmesi çerçevesinde ele alınır. Ancak bu yaklaşımı, tekrar edilen her yanlışın kesin açıklaması gibi kullanmak doğru olmaz. Kavram, belirli bir kuramsal geleneğe aittir. PubMed
Günlük hayattaki tekrarları anlamak için alışkanlıkları, davranışın kısa vadeli sonuçlarını, kişinin kendisine anlattığı gerekçeleri ve içinde bulunduğu koşulları da incelemek gerekir.
1. Yanlış davranış, kısa vadede bir işe yarıyor olabilir.
Aynı hataları tekrarlamak / Bir davranışın uzun vadede zararlı olması, kısa vadede hiçbir kazanç sağlamadığı anlamına gelmez.
Ödevini erteleyen öğrenci, o anda zorlanmaktan kurtulur. Yalan söyleyen kişi, karşılaşmaktan korktuğu tepkiyi geciktirir. Bağıran yetişkin, karşısındakinin hemen susmasını sağlayabilir.
Böylece davranışın sonradan doğurduğu pişmanlığa rağmen, hemen ardından gelen rahatlama veya kazanç tekrar için bir neden oluşturabilir.
Baba yalnızca “Bağırınca çocuğumu üzüyorum” diye düşünürse tablonun bir bölümünü görür. “Bağırdığımda tartışma hemen bitiyor; ben de bunu çözüm sanıyorum” diyebildiğinde ise değiştirilmesi gereken işlevi fark eder.
Davranışı bırakmak için, onun bize sağladığı kısa vadeli kazancın yerine daha sağlıklı bir yol koymak gerekir.
2. Karar değişir, fakat alışkanlığı çağıran koşullar aynı kalır.
Aynı hataları tekrarlamak / Alışkanlık araştırmaları, tekrar edilen davranışların belirli ortam ve ipuçlarıyla bağlantı kurabildiğini gösterir. Zamanla aynı bağlam, davranışı daha otomatik biçimde harekete geçirebilir. Bu yüzden yalnızca yeni bir niyet oluşturmak, eski düzen sürüyorsa yeterli olmayabilir. Annual Reviews
Akşamları telefonda gereğinden fazla zaman geçiren kişi, ertesi gün kararını değiştirir. Ancak akşam yine aynı koltuğa oturur, telefon yine elinin altındadır ve bildirimler yine açıktır.
Benzer şekilde, ailede her zor konuşma yorgunluk saatinde ve suçlayıcı bir başlangıçla yapılıyorsa, “Bu kez sakin kalacağım” sözü tek başına kırılgan kalabilir.
Burada sorulacak soru yalnızca “Neden iradem yetmedi?” değildir: “Eski davranışı başlatan hangi koşulu değiştirdim?”
3. Pişmanlık, henüz bir uygulama planı değildir.
“Bir daha yapmayacağım” bir niyettir. Fakat zor an geldiğinde hangi davranışın onun yerini alacağını söylemez.
Örneğin “Çocuğuma bağırmayacağım” yerine şu plan daha somuttur:
“Sesimin yükseldiğini fark edersem konuşmayı durduracağım. Güvenlik sorunu yoksa kısa bir ara verip sakinleşince geri döneceğim.”
Gollwitzer ve Sheeran’ın meta-analizi, belirli bir durumla belirli bir davranışı eşleştiren “Eğer … olursa, … yapacağım” planlarının hedefe ulaşmayı destekleyebildiğini göstermektedir. Bu, her sorunu çözen bir formül değildir; niyeti davranışa çevirmek için kullanılabilecek bir araçtır. ScienceDirect
Pişmanlık bize neyi istemediğimizi söyleyebilir. Plan ise onun yerine ne yapacağımızı belirler.
4. İnsan bazen hatasını değil, kendisini savunmaya çalışır.
“Ben yanlış yaptım” demek kolay değildir. Özellikle kendisini adil, dürüst veya iyi bir ebeveyn olarak gören kişi, davranışıyla bu kimliği arasındaki çatışmayı azaltacak açıklamalar arayabilir:
“Beni mecbur bıraktı.”
“Herkes yapıyor.”
“Zaten büyük bir zarar olmadı.”
Bandura’nın ahlaki uzaklaşma yaklaşımı; zararlı davranışı haklı gösterme, sonuçlarını küçümseme, sorumluluğu başkasına aktarma ve zarar gören kişiyi suçlama gibi süreçleri ele alır. Bu gerekçeler, kişinin davranışını sorgulamasını zorlaştırabilir. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Örneğin bir öğrenci arkadaşını küçük düşürdüğünde “Şakaydı” diyebilir. Burada değişim için yalnızca niyetini değil, etkisini de görmesi gerekir: “Ben eğlenmek istemiş olabilirim; fakat arkadaşımın incinmiş olması davranışımı yeniden değerlendirmemi gerektiriyor.”
Açıklama yapmakla mazeret üretmek arasındaki fark, sorumluluğun korunup korunmadığında ortaya çıkar.
İlk yanlış neden zor, sonraki neden daha kolay olabilir?
Kullanıcının işaret ettiği bu durum, özellikle dürüst olmayan davranışlar açısından araştırılmıştır.
Garrett ve arkadaşlarının 2016 tarihli deneyinde, kişisel kazanç sağlayan dürüst olmayan davranışlar görev boyunca artmış; amigdala bölgesindeki bazı tepkilerin azalması, sonraki dürüst olmayan davranışların büyümesiyle ilişkili bulunmuştur. Araştırmacılar bu örüntüyü duygusal uyumlanmayla tutarlı biçimde yorumlamıştır. PMC
Ancak buradan “Bir kez suç işleyen mutlaka devam eder” sonucu çıkarılamaz. Çalışma, laboratuvar ortamındaki belirli bir dürüstlük görevine ilişkindir. Beyin görüntülemesi de “vicdanın kapandığını” göstermez.
Yine de üzerinde düşünmeye değer bir ihtimal sunar: Başlangıçta rahatsızlık veren bir davranış, tekrarlandığında aynı yoğunlukta rahatsızlık uyandırmayabilir. Kişi ayrıca davranışı nasıl yapacağını öğrenmiş, kendisine gerekçeler üretmiş veya çevresinden onay almış olabilir.
Bu nedenle ilk yanlışın ardından durmak, zararı görünür kılmak ve sorumluluk almak önemlidir. Bununla birlikte tekrarın kolaylaşması, değişimin imkânsız olduğu anlamına gelmez.
Aynı hatanın döngüsünü nasıl kırabiliriz?
Aynı hataları tekrarlamak / Aşağıdaki sorular, kişinin kendi davranışını incelemesi için kullanılabilir. Bunlar standart bir tedavi programı değildir.
| İncelenecek nokta | Sorulabilecek soru |
|---|---|
| Tetikleyici | Bu davranıştan hemen önce ne oldu? |
| Duygu ve düşünce | Ne hissettim, kendime ne söyledim? |
| Kısa vadeli kazanç | Bu davranış beni o anda neden kurtardı? |
| Bedel | Bana ve başkasına neye mal oldu? |
| Alternatif | Aynı ihtiyacı zarar vermeden nasıl karşılayabilirim? |
| Düzenleme | Tekrarı zorlaştırmak için neyi değiştireceğim? |
| Takip | Değişip değişmediğimi neye bakarak anlayacağım? |
Örneğin sürekli söz kesen bir öğretmen, “Sabırsızım” etiketiyle yetinmek yerine hangi anlarda araya girdiğini kaydedebilir. Öğrenci düşünürken oluşan sessizliği rahatsız edici bulduğunu fark ederse, cevap vermeden önce beklemeyi ve öğrencinin sözünü tamamlamasını sağlayacak bir düzen deneyebilir.
Hata sonrasında yalnızca özür dilemek de yeterli değildir. Zararın mümkün olduğu ölçüde giderilmesi gerekir. Kırılan güvenin yeniden oluşması, tekrarlanan sözlerden çok tutarlı davranış ister.
Tekrarlar yoğun zarar veriyor, kontrol kaybıyla yaşanıyor veya bağımlılık ve travmayla bağlantılı görünüyorsa uzman desteği almak uygun olabilir.
Öğretmen ve anne-babalar neye dikkat etmeli?
Çocuğa “Yine mi aynı şey!” demeden önce neyin öğrenildiğini kontrol etmek gerekir. Çocuk kuralı biliyor olabilir ama gerekli beceriyi henüz yeterince kullanamıyor olabilir. Tekrarın nedeni anlaşılmadan yalnızca cezanın büyütülmesi, ihtiyacı gözden kaçırabilir.
Bunun yanında sınır da açık kalmalıdır: “Öfkelenebilirsin; arkadaşına vuramazsın. Bir dahaki öfke anında ne yapacağını birlikte çalışacağız.”
Aynı ölçü yetişkin için de geçerlidir. Çocuğunun karakterine yatırım yapmak isteyen ve yaşadığı bu deneyimlerinden ders çıkarmasını isteyen anne-babanın, kendi tekrarlarını da incelemesi gerekir. “Ben büyüğüm” demek, davranışın etkisini ortadan kaldırmaz.
“Mümin aynı delikten iki defa sokulmaz”
Hz. Muhammed’in (sav) konuyla ilgili hadisinin yaygın Türkçe karşılığı şöyledir:
“Mümin aynı delikten iki defa sokulmaz.”
Bu sözü, psikolojik bir teşhis gibi değil, deneyimden ibret alma ve tedbir geliştirme çağrısı olarak okuyabiliriz. Başkasının kötülüğüne yeniden maruz kalan kişiyi suçlamak için kullanmak ise doğru değildir; zarar verenin sorumluluğu kendisine aittir.
Aynı hataları tekrarlamak konusunda insanın aynı yanlışa dönmesi, bazen yeterince üzülmediğinden değil, davranışı üreten düzeni değiştirmediğinden kaynaklanır. Bu yüzden kendimize yöneltebileceğimiz en işe yarar sorulardan biri şudur:
“Bu kez farklı bir sonuç bekliyorum; peki ben neyi farklı yapacağım?”
Kaynaklar
- Bandura, A. (1999). Moral disengagement in the perpetration of inhumanities. Personality and Social Psychology Review, 3(3), 193–209.
- Garrett, N., Lazzaro, S. C., Ariely, D., & Sharot, T. (2016). The brain adapts to dishonesty. Nature Neuroscience, 19, 1727–1732.
- Gollwitzer, P. M., & Sheeran, P. (2006). Implementation intentions and goal achievement: A meta-analysis of effects and processes. Advances in Experimental Social Psychology, 38, 69–119.
- Wood, W., & Rünger, D. (2016). Psychology of habit. Annual Review of Psychology, 67, 289–314.
- Buhârî, el-Edeb, hadis 6133; Müslim, ez-Zühd ve’r-Rekāik, hadis 2998.
Tavsiye Edilen Makaleler
Yanlış Cevap Defteri – Öğrenci Hataları Öğrenmeyi Nasıl Güçlendirir?
Stresli Durumda Sakin Kalmak – Hata Yaparak Hatadan Kaçamazsınız
Bilinçli Hata Yöntemi – İnsan Beyni Hata Yapınca Daha mı İyi Öğreniyor?















