Öğrenme ve Eğitim

Test Etkisi – Kendimizi Sınamak Öğrendiklerimizi Nasıl Kalıcı Kılar?

Test Etkisi / Bir kitabı okuyup kapağını kapattığınızda aklınızda ne kalır? Altını çizdiğiniz cümleler, sayfanın köşesine yazdığınız notlar, “Burası önemli” diye düşündüğünüz bölümler… Peki, bunları kitaba bakmadan anlatabilir misiniz? Öğrenmenin sessiz sınavı tam burada başlar. Çünkü bilgiyle karşılaşmak, onu daha sonra hatırlayabilmek için tek başına yeterli olmayabilir.

Çoğumuz öğrenmek için okumaya, dinlemeye ve not almaya zaman ayırırız. Fakat öğrendiklerimizi zihnimizden çağırmayı pek çalışmayız. Oysa araştırmalar, hatırlamaya çalışmanın da öğrenmenin bir parçası olduğunu gösteriyor.

okuduğunu anlama - mega ingilizce

Test etkisi nedir?

Test etkisi, öğrenilen bilgiyi yalnızca yeniden çalışmak yerine, bellekten hatırlamaya çalışmanın, daha sonraki hatırlamayı güçlendirmesidir. Buradaki “test”, mutlaka puanlanan bir sınav değildir. Kendi kendimizi denemektir. Mesela; kitabı kapatıp konuyu anlatmak, soruları kaynağa bakmadan cevaplamak veya öğrendiklerini boş bir kâğıda yazmak da hatırlama pratiğidir.

Kathleen B. McDermott’un Practicing Retrieval Facilitates Learning başlıklı derlemesi, öğrenmeden kısa süre sonra yapılan hatırlama çalışmasının unutmayı yavaşlatabileceğini açıklıyor. Bulgular farklı materyallere, yaş gruplarına ve değerlendirme biçimlerine uzanıyor; ancak yöntemin her koşulda aynı sonucu vereceği söylenemez. Kaynak

Böylece test, yalnızca ne öğrendiğimizi ölçen bir araç olmaktan çıkar; öğrenmemize katkı sağlayan bir yönteme dönüşür.

hafıza geliştirme - beyin eğitimi - anlayarak okuma - aktif okuma

Metnin tanıdık gelmesi, hatırlayabileceğimiz anlamına gelmez

Aynı metni birkaç kez okuduğumuzda cümleler tanıdık gelmeye başlar. Sayfayı daha hızlı takip eder, açıklamaları daha kolay anlarız. Bu rahatlık bize “Artık biliyorum” dedirtebilir.

Fakat metin önümüzdeyken onu takip etmekle, metin ortada yokken fikri yeniden kurmak farklı işlerdir. Bir şarkıya eşlik ederken sözleri biliyor gibi hissedebiliriz. Müzik durduğunda ise sonraki dizeyi bulamayabiliriz.

Ders çalışırken kitap, çözüm videosu veya öğretmenin açıklaması da benzer bir destek sunar. Kaynağı kapattığımızda hangi bilgiyi gerçekten hatırlayabildiğimiz belirginleşir. Bu nedenle çalışma sırasında ara sıra kendimize şu soruyu sormalıyız: “Bunu görünce anlıyor muyum, yoksa kendi başıma açıklayabiliyor muyum?”

hafıza teknikleri eğitimi - hafıza eğitimi -hafıza teknikleri kursu - hafıza geliştirme

Zorlanmak bazen yararlı bir işarettir.

Hatırlamaya çalışmak, yeniden okumaktan daha zahmetli gelebilir. Cümle durur, örnek akla gelmez, kavramlar birbirine karışır. İnsan hemen kitaba dönmek ister.

Bu duraksama, çalışmanın boşa gittiğini göstermez. Eksik kalan noktayı görünür hâle getirebilir. Ancak uzun süre hiçbir şey hatırlayamadan uğraşmak da amaç değildir. Bölümü küçültmek, bir ipucu kullanmak ve ardından doğru bilgiyi kontrol etmek gerekir.

McDermott’un derlemesinde ele alınan temel sonuç, öğrenilen bilgiyi yeniden çağırma pratiğinin gelecekteki hatırlamayı desteklemesidir. Bu nedenle hatırlama denemesini, öğrenmenin sonunda yapılan bir kontrol kadar öğrenmenin devamı olarak da düşünmek yararlıdır. Kaynak

awmp - renk - renkler psikoloji - renklerin anlamı - renklerin psikolojisi

Yalnızca ezber bilgileri için mi geçerlidir?

Hatırlama pratiğini tarih, isim ve tanım tekrarıyla sınırlamak gerekmez. Soruların niteliği değiştikçe çalışma da derinleşir:

“Bu kavram ne demek?” sorusunun ardından “Neden önemli?”, “Diğer kavramla ilişkisi ne?” ve “Hangi durumda kullanılabilir?” diye sorabiliriz.

Karpicke ve Blunt’un bilimsel metinlerle yaptığı araştırmada hatırlama pratiğinin yararı, anlama ve çıkarım gerektiren sorularda da görülmüştür. Bu bulgu, yöntemin kavramsal öğrenmeye katkı sağlayabildiğini gösterir; bütün öğrenme etkinliklerinin yerini alacağını değil. Kaynak

Örneğin bir çalışan, iletişim eğitiminden sonra “Etkin dinleme nedir?” sorusunu cevaplayabilir. Ardından müşterinin sözünü kesmeden ihtiyacını anlamak için nasıl davranacağını açıklayabilir. Beceriyi geliştirmek için bunu gerçekçi konuşmalarda uygulaması da gerekir.

Mega Aktif Okuma - beyin - nöroplastisite - anlama

Dört adımda hatırlama pratiği

1. Küçük bir bölümü öğrenin
Birkaç sayfa okuyun, bir açıklamayı dinleyin veya bir örneği inceleyin. Başlangıçta bütün bir üniteyi hatırlamaya çalışmayın.

2. Kaynağı kapatıp hatırlayın
Ana fikri, gerekçeleri ve örnekleri kendi sözlerinizle anlatın. Yazabilir, sesli açıklayabilir veya kısa sorular cevaplayabilirsiniz.

3. Kontrol edip düzeltin
Kaynağa dönün. Neyi eksik bıraktığınızı ve nerede yanlış düşündüğünüzü bulun. Cevabı kontrol etmek, yanlış bilgiyi sürdürmemek açısından önemlidir.

4. Daha sonra yeniden deneyin
Başka bir gün aynı bilgiyi tekrar çağırın. Mümkünse farklı bir soru veya örnek kullanın. Böylece yalnızca önceki cevabı ezberlemekle yetinmezsiniz.

mega aktif okuma eğitimci eğitimi - koçluk / eğitim koçluğu - beyin ve öğrenme

Sınıfta sınav baskısı oluşturmadan uygulanabilir.

Öğretmen, dersin başında öğrencilerden önceki dersten hatırladıkları üç düşünceyi yazmalarını isteyebilir. Ders sonunda herkes defterini kapatıp bir kavramı açıklayabilir. Ardından cevaplar konuşulur ve eksikler tamamlanır.

Bu çalışmaların her biri notlandırılmak zorunda değildir. Öğrenciye düşünme fırsatı vermek ve hatalarını düzeltmesini sağlamak, uygulamanın merkezinde olmalıdır.

Agarwal, Nunes ve Blunt’un 50 sınıf deneyini inceleyen sistematik derlemesi, farklı eğitim düzeyleri ve ders içeriklerinde hatırlama pratiğinin öğrenmeye katkısını bildiriyor. Araştırmacılar, çalışmaların coğrafi dağılımının sınırlı olduğunu da belirtiyor; uygulamalar yerel koşullara göre değerlendirilmelidir. Kaynak

Bugün bu yazıyı bitirdiğinizde ekranı kapatın. Test etkisinin ne olduğunu, nasıl uygulanabileceğini ve neden cevap kontrolü gerektiğini anlatın. Sonra yazıya dönüp eksiklerinize bakın.

Kalıcı öğrenme için yalnızca bilgiye yeniden dönmeyin; bilginin size geri gelip gelmediğini de deneyin.

Kaynaklar

  • McDermott, K. B. (2021). Practicing Retrieval Facilitates Learning. Annual Review of Psychology, 72, 609–633.
  • Karpicke, J. D. ve Blunt, J. R. (2011). Retrieval Practice Produces More Learning Than Elaborative Studying With Concept Mapping. Science, 331, 772–775.
  • Agarwal, P. K., Nunes, L. D. ve Blunt, J. R. (2021). Retrieval Practice Consistently Benefits Student Learning: A Systematic Review of Applied Research in Schools and Classrooms. Educational Psychology Review, 33, 1409–1453.

Kendini Gerçekleştiren Kehanet Örnekler

Tavsiye Edilen Makaleler

Öğrenci Neden Öğrendiğini Sandığı Konuyu Sınavda Yapamaz?

Sınava Nasıl Hazırlanırım – Başarılı Sınav Hazırlığı için 10 İpucu

Zihin Haritaları™ İle Öğrenmek Neden Bu Kadar Etkili?

 

Başa dön tuşu