LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

DİJİTAL DÜNYA – EKRANDAN MI OKUMALI, KÂĞITTAN MI? Dijital Okuma - Ekrandan mı, kağıttan mı okumalı Full view

DİJİTAL DÜNYA – EKRANDAN MI OKUMALI, KÂĞITTAN MI?

DİJİTAL DÜNYA – EKRANDAN MI OKUMALI, KÂĞITTAN MI?

DİJİTAL OKUMA VE DİJİTAL ORTAMLAR DÜŞÜNME BİÇİMİNİZİ DEĞİŞTİREBİLİR

Gazete, dergi, kitap… Okuma adına ne varsa, her şey artık “hepsi bir arada (all in one).” Cep telefonunuzun dijital medyası ve tüm ekranlar, size okumanız gereken tüm kaynakları bir tıkla getiriveriyor. Artık taşınması kaba gazeteler, ağır kitaplar,  çevrilmesi zor dergi sayfaları yerine, bir tıklamayla her şey önünüzde hatta elinizde, parmak uçlarınızda; ne taşıma zahmeti var, ne kâğıt kırışması…

Ekran üzerinden süregelen dijital okuryazarlık yaygınlaşmaya devam etmektedir. 2030 yılına kadar dünyadaki gazetelerin %80’iyle yoldaşlığımız  dijital ortamlarda devam edecek gibi gözüküyor. Dijital okuma eylemi yaygınlaşmaya devam ederken, bireysel okuma tercihleri ve okuma davranışında da farklılaşmalar yaşanıyor. Dijital okumanın etkileri, bilişim araçlarını daha yoğun kullanan gençlerde daha fazla görülmektedir.

DİJİTAL ORTAMLAR, OKUMA VE ANLAMA BECERİLERİMİZİ NASIL ETKİLEYECEK?

Peki bu araçlar üzerinden herhangi bir dijital metni, kitabı, dergiyi vb. okumak düşünme biçimlerimiz üzerinde olumlu veya olumsuz ne kadar etki meydana getirmektedir? Bizi, özellikle okuma ve anlama becerilerimizi nasıl etkilemektedir?

Araştırmalar, dijital okuma yapmanın basılı okuma yapmaya göre daha yüzeysel kaldığını söylemekte, özellikle soyut-somut düşünebilme bakımından basılı materyallerin açık ara önde olduğunu gösteriyor. Ancak, herhangi bir dijital platformdan okumak, kullanıcıları soyut düşünme yerine daha somut detaylara odaklanmaya teşvik edebilir, bulgusunu da bir kenara not alalım.

Yaşları 20-24 arasında olan toplan 3000 den fazla genç yetişkin üzerinde yapılan dört çalışmada dijital platformdan elde edilen bilginin farklı medya türleri tarafından işlenmesi sorgulandı.   Araştırmacılar, dizüstü bilgisayarlar ve tablet gibi dijital platformları kullanarak herhangi bir okuma yapanların, bilgiyi daha soyut bir biçimde sorgulamaktan ziyade, somut detaylara daha çok odaklanma eğiliminde olduklarını ortaya çıkardılar. Araştırmada, okuma materyali mümkün olduğu kadar aynı formatta ama farklı dijital ortamlarda sunuldu.

İlk çalışma için 76 öğrenci rastgele seçildi ve “Davranış Tanımlama Formu“nu hem bir iPad’ de dijital olarak hem bir çıktısı alınarak kopyasının doldurulması istendi.

Form, katılımcıların somut veya soyut düşünceye yönelik tercihlerini belirliyordu. Yani katılımcıların kendi beyanları üzerinden kişisel tercih verileri toplandı. Forma göre, katılımcıların iki davranıştan birini seçmeleri gerekiyordu. Örneğin, “Bir liste yapın” üst becerisini oluşturan alt bileşenlerden birini, yani ya “Düzenlemek” eylemini veya “alt alta yazmak” eyleminden birini seçmeleri istendi. Formda bu tarzda 25 soru bulunmaktadır.

Çıkan sonuç şudur: Dijital ortamı kullanmayıp, basılı çıktı üzerinden sorulara cevap veren katılımcılar soyut açıklamalarda, iPad’de dijital formu doldurup dijital ortam kullananlardan anlamlı bir şekilde daha yüksek bir ortalama elde ettiler (Dijital ortam kullanmayanlar ortalaması:18.56 Dijital ortam kullananlar ortalaması: 13.75).

Ekranda Okuma

PDF DOSYALARIN OKUNMASI

Diğer üç çalışmada dijital format, dizüstü bilgisayarda kurulu bir PDF metni olmuştur. Bunlardan birincisinde 81 öğrenci, Romancı David Sedaris’ in kısa bir öyküsünü okudu. Ardından yarısı soyut ve yarısı somut davranışları ölçen 24 çoktan seçmeli soruyu yanıtladı.

Dijital platform üzerinden okuyanlar, soyut sorularda önemli ölçüde daha düşük puan aldılar: Dijital üzerinden okuyanların ortalaması: % 48  – Dijital olmayan doküman üzerinden okuyanların ortalaması: % 66 olarak belirlendi. Aynı okuyucular, somut sorularda daha yüksek puan aldılar: Dijital üzerinden okuyanların ortalaması: % 73 – Dijital olmayan doküman üzerinden okuyanların ortalaması: % 58.

Bir sonraki çalışmada, 60 öğrenci, dört hayali Japon otomobilden en üstün olanı seçmek için, modeller hakkında iki dakika boyunca bir bilgi dokümanı okudular. Modellerden biri nitelikler bakımından nesnel olarak daha üstündü.   “Odaklı yaklaşım modeli” ne göre, araçların temel özelliklerine göre ayrıntıları yüksekten düşüğe doğru sayanların becerisi, tersine, aşağıdan yukarıya doğru sayanlara göre ayrıntıları daha iyi yaptıkları ortaya çıktı. Bu problemde araçlarla ilgili bilgi notunu dijital olmayan ortamda okuyan okuyucuların üstün modeli seçme başarı ortalaması % 66 iken, araçlarla ilgili bilgileri dijital ortamda okuyanların üstün modeli seçmede başarı ortalaması % 43 olarak gerçekleşti.

Son çalışma ise 119 öğrenci üzerinde yapıldı. Bu öğrencilerin hepsi de araba ile ilgili özellikleri bir dizüstü bilgisayarda okudular. Yalnız bu bilgi metnini görüntülemeden önce katılımcılar iki gruba ayrılmışlardır. Birinci grup tabloyu görüntülemeden önce, daha soyut düşünmeyi aktive etmeyi amaçlayan üst düzey bir görev (Niçin bir sağlık hedefini sürdürebileceklerini düşünerek), diğer grup ise daha somut düşünmeyi aktive etmeyi amaçlayan düşük seviyeli bir görev için (aynı hedefi nasıl sürdüreceklerini düşünerek) belirlendiler.

Daha soyut düşünmek dijital kullanıcılar için daha uygun gibi görünüyordu. Nitekim bu grubun %48’i arabalara ilişkin yargılara dair sorulan sorulara doğru cevap verdiler. Oysa kontrol grubun başarısı %30’da kaldı. Somut düşünme becerilerini göstermesi gereken üçüncü grubun arabalarla ilgili yargılara dair sorulara doğru cevap verme yüzdesi ise %25’te kaldı.

Sonuç; Bulgular, dijital platformda okumanın daha somut bir düşünce tarzını desteklediğini öne çıkarmakla birlikte, bilgiyi ekrandan okuduğumuz zaman, onu daha yüzeysel bir şekilde işlemeye meyilli olduğumuz fikrini pekiştirdiği görüşünü desteklemektedir.

SONUÇ: DİJİTAL OKUMA YAYGINLAŞIYOR AMA YETERLİ DEĞİL!

Bulgular, dijital cihazlarda okumanın da somut düşünce biçimini desteklediğini ortaya koysa da, dijital çağ öncesinden taşıdığımız genlerimizin etkisiyle olsa gerek; bir bilgiyi ekrandan okurken yüzeysel bir şekilde okumaya ve bilgiyi yüzeysel işlemeye eğilimli olduğumuz fikrini pekiştirmektedir.

Elbette, bu sonuçlar araştırmacıların işaret ettiği gibi bir iddianame değildir. Belirli görüşlere  ulaşmanın en bilimsel yolu araştırmadır. Özellikle deneysel araştırmalardır. Araştırmanın önerdiği şey, ne tür bir okuma işleminin istendiğini düşünmemiz ve stratejimizi buna göre değiştirmemiz durumunda bunu becerebilmemiz gerekir. Özellikle uzmanlık düzeyiniz açısından, okunması gerekli materyal bir çıktı alıp okumayı gerektiriyorsa, elbette söz konusu soyut düşünme gerektiren malzemelerin yazıcıdan çıktısını alıp okumayı daha yararlı bulabilirsiniz.

Her ne kadar dijital ortamda okuma ve anlama uygulanan uygun stratejilerle kısmen geliştirilebilse de, dijital okuma hızı basılı materyal üzerinde yapılan okuma hızına göre ortalama % 15 daha yavaş olmaktadır. Okuma, anlama ve özellikle hızlı okuma ortamında anlama stratejileriyle ilgili bilgi almak için isteyenler ayrıca “Hızlı Okuma Derneği”nin aşağıdaki linki verilen “Ücretsiz Online Hızlı Okuma Eğitimi”ne katılabilirler.

Ücretsiz Hızlı Okuma Kursu

ÜCRETSİZ ONLINE HIZLI OKUMA EĞİTİMİ

Kaynak 

Kaufman, G., & Flanagan, M. (2016). High-Low Split : Divergent Cognitive Construal Levels Triggered by Digital and Non-digital Platforms. Proceedings of the SIGCHI Conference on Human Factors in Computing Systems, 1–5. doi:10.1145/2858036.2858550

Yorumlar

Yazan Bestami Çiftçi

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: