Yapay zeka ile yazmak / Yapay zeka, yazı yazma dünyasını matbaanın icadı kadar kökten değiştiren bir dönüşüm başlattı. Artık birkaç saniye içinde makale, rapor, e-posta, ders notu, hikâye hatta kitap taslağı hazırlamak mümkün. Bu hız, insanlık tarihinde daha önce hiç görülmedi.
Fakat burada önemli bir yanılgı ortaya çıkıyor: Hızlı üretmek ile iyi yazmak aynı şey değildir.
Harvard Üniversitesi’nden Steven Pinker’in de vurguladığı gibi, iyi yazının amacı kelime üretmek değil; okurun zihninde doğru düşünceyi oluşturmaktır. Yapay zekâ bunu kolaylaştırabilir; ancak düşünmenin yerini alamaz.
Bugün birçok kişi yapay zekâyı kullanıyor; fakat çok az kişi onu doğru kullanıyor. İşte en sık karşılaşılan on hata ve bunlardan kaçınmanın yolları.
1. Yapay Zekâyı Yazar Sanmayın
En büyük hata, yapay zekâyı “yazar” olarak görmektir. Oysa yapay zekâ bir yazar değil, olağanüstü hızlı çalışan bir editör, araştırma yardımcısı veya taslak üreticisidir. Hemen şunları not alın ve unutmayın. Yapay Zeka:
İyi fikir üretmez.
Hayat tecrübesi yaşamaz.
Vicdan geliştirmez.
Merak etmez.
Acı çekmez.
Dolayısıyla güçlü yazının asıl kaynağı hâlâ insandır.
Doğru yaklaşım: Yapay zekâya yazıyı değil, ilk taslağı yazdırın.
2. Kötü Soru Sorup İyi Cevap Beklemeyin
Yapay zeka ile yazmak / Yapay zekânın kalitesi büyük ölçüde sorunun kalitesine bağlıdır.
Şöyle bir istek yazdığınızı farz edin: “Motivasyon hakkında yaz.”
Bu istek genellikle sıradan bir metin üretir. Oysa, şöyle bir istek ise bambaşka sonuç verir:
“Bir eğitim psikoloğu gibi yaz. Nörobilim araştırmalarını kullan. Türkiye’deki öğrencilerden örnek ver. Bilimsel ama akıcı bir üslup kullan. Ara başlıklar ekle.”
Sorunun niteliği arttıkça cevabın niteliği de artar.
3. Gelen İlk Metni Yayınlamayın
Yapay zekânın ilk cevabı çoğu zaman ilk taslaktır.
İyi yazarlar ilk taslaklarını yayımlamaz. Düzeltir. Siler. Kısaltır. Yeniden yazar.
Yapay zekâ ile çalışırken de aynı disiplin gereklidir.
İlk cevap bitmiş eser değildir. Başlangıçtır.
4. Kendi Sesinizi Kaybetmeyin
Yapay zeka ile yazmak / Bir süre sonra herkes aynı yapay zekâ kalıplarını kullanmaya başlıyor.
Sonuç? Birbirine benzeyen binlerce makale…
Oysa iyi yazarların ortak özelliği özgün sesleridir.
Bir okuyucu Ahmet Hamdi Tanpınar’ı, Cemil Meriç’i veya Nurettin Topçu’yu birkaç paragrafta tanıyabilir.
Yapay zekâ sizi birbirine benzeyen yazarlardan biri hâline getirmemelidir.
Metnin içine kendi gözlemlerinizi, yaşadığınız olayları ve kişisel örneklerinizi katın.
5. Bilgiyi Kontrol Edin
Yapay zeka ile yazmak / Yapay zekâ çoğu zaman doğru bilgi üretir. Ama her zaman değil. Bazen kaynakları karıştırabilir. Araştırmaları yanlış aktarabilir. Var olmayan makaleleri varmış gibi gösterebilir.
Bu nedenle özellikle;
-
akademik çalışmalar,
-
istatistikler,
-
tarihî bilgiler,
-
alıntılar, mutlaka doğrulanmalıdır.
Yapay zekâ hız kazandırır; doğrulama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
6. Gereksiz Uzun Yazmayın
Yapay zekâ ayrıntıyı sever. Bazen aynı fikri üç farklı şekilde tekrar eder.
Bu durum metni uzatır. Okuru yorar. İyi yazının önemli bir bölümü silmektir.
Her paragrafı şu soruyla okuyun: “Bu cümle gerçekten gerekli mi?”
Değilse çıkarın.
7. Okuru Unutmayın
Steven Pinker’in “Bilgi Laneti” tam burada devreye girer. Yazar ne anlatacağını bilir. Ama okurun ne bilmediğini unutabilir.
Yapay zekâ da aynı hataya düşebilir. Teknik terimleri açıklayın. Örnek verin. Hikâye anlatın. Okurun zihninde resim oluşturun.
8. Yapay Zekâyı Araştırmanın Yerine Koymayın
ChatGPT araştırmayı kolaylaştırır. Fakat araştırmanın kendisi değildir. Bilimsel makale okumadan, kitap incelemeden,
farklı görüşleri karşılaştırmadan, yalnızca yapay zekâya güvenmek entelektüel tembelliğe yol açabilir.
Yapay zekâ bilgiye açılan kapıdır. Bilginin kendisi değildir.
9. Eleştirel Düşünmeyi Bırakmayın
Yapay zekâ ikna edici yazabilir. Bu, her söylediğinin doğru olduğu anlamına gelmez.
İyi yazar sürekli şu soruları sorar:
“Bunun kanıtı nedir?”
“Buna karşı çıkan görüş var mı?”
“Başka nasıl açıklanabilir?”
Eleştirel düşünce, yapay zekâ çağında daha da değerli hâle gelmiştir.
10. Yapay Zekâyı Rakip Görmeyin
Belki de en gereksiz korku budur.
Tarih boyunca hesap makinesi matematiği, fotoğraf resmi, internet kütüphaneleri, kelime işlemciler yazarlığı bitirmedi.
Yapay zekâ da yazarlığı bitirmeyecek. Fakat yazarlık anlayışını değiştirecek.
Artık iyi yazar;
daha çok düşünen,
daha iyi soru soran,
daha iyi düzenleyen,
daha iyi seçen kişi olacaktır.
Yapay Zekâ ile Yazmanın Altın Kuralları
Bu on hatadan hareketle şu ilkeleri benimseyebilirsiniz:
Önce kendiniz düşünün, sonra yapay zekâya danışın.
Yapay zekâyı ilk taslak üreticisi olarak kullanın.
Her bilgiyi güvenilir kaynaklarla doğrulayın.
Metni mutlaka kendi üslubunuzla yeniden yazın.
Gereksiz tekrarları temizleyin.
Somut örnekler ekleyin.
Okurun bilgi düzeyini dikkate alın.
Son okumayı mutlaka insan gözüyle yapın.
Sonuç: Geleceğin Yazarı Kim Olacak?
Yapay zekâ ile yazmak – Yapay zekâ artık milyonlarca cümle yazabiliyor. Yakında milyarlarcasını da yazacak. Fakat insanlığın ihtiyacı daha fazla metin değil; daha fazla anlamdır.
Gelecekte herkes yazabilecek. Fakat herkes düşündüremeyecek.
İşte fark burada ortaya çıkacak.
En başarılı yazar, en hızlı yazan kişi olmayacak.
En başarılı yazar, yapay zekânın hızını kendi düşüncesinin derinliğiyle birleştirebilen kişi olacak.
Çünkü yapay zekâ cümle kurabilir. İnsan ise anlam kurar.
Ve anlam, hâlâ insan zihninin en büyük eseridir.
Kaynaklar
Pinker, S. The Sense of Style. Viking, 2014.
Pinker, S. & Perell, D. Harvard Professor Explains the Rules of Writing (röportaj).
Kellogg, R. T. The Psychology of Writing. Oxford University Press.
Hayes, J. R. “A New Framework for Understanding Cognition and Affect in Writing.” The Science of Writing.
Tavsiye Edilen Makaleler
ChatGPT – Gerçek İş Birliği Kurmanın Sırları: Prompt Yazımı Rehberi














