Yapay Zeka

Yapay Zekâ ile Karar Verme Kolaylaşırken İrademiz Zayıflıyor mu?

Yapay zekâ ile karar verme / Bir zamanlar hangi kitabı okuyacağımıza kitapçıda rafların arasında dolaşarak karar verirdik. Ne giyeceğimizi aynanın karşısında düşünür, tatilde nereye gideceğimizi arkadaşlarımıza sorar, hangi filmi izleyeceğimizi gazetelerin kültür sayfalarından öğrenirdik.

Şimdi yapay zekâya soruyoruz:

“Bana göre bir kitap öner.”
“Bu akşam ne izleyeyim?”
“Hangisini satın almalıyım?”
“Nereye tatile gitmeliyim?”
“Hangi meslek bana daha uygun?”
“Bu ilişkiyi bitirmeli miyim?”

Hatta giderek daha kişisel sorular geliyor: “Ben neden böyle hissediyorum?”

Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Fakat tam da bu kolaylık yeni ve rahatsız edici bir soruyu beraberinde getiriyor:

Kararlarımızı yapay zekâya bıraktıkça karar verme yeteneğimizi de ona mı bırakıyoruz?

Cevap basit bir “evet” veya “hayır” değil.

Yapay zekâ irademizi zayıflatabilir. Fakat doğru kullanıldığında kararlarımızı daha bilinçli hâle de getirebilir.

Mega Aktif Okuma / Anlama, Beyin ve Nöroplastisite

İnsan Beyni Zaten Kolaylığı Sever

Yapay zekâ ile karar verme / İnsan zihninin kapasitesi sınırsız değildir. Gün boyunca ne yiyeceğimizden hangi işe önce başlayacağımıza kadar sayısız karar veririz. Bu nedenle beynimiz zihinsel yükü azaltmak için kestirme yollar kullanır ve bazı bilişsel görevleri dış araçlara bırakır.

Buna cognitive offloading – bilişsel yükü dışarıya aktarma denir.

Bu aslında yeni değildir.

Yazı, hafızamızdaki bilgiyi kâğıda aktardı.
Saat, zamanı takip etme görevimizi üstlendi.
Hesap makinesi hesaplamayı kolaylaştırdı.
Navigasyon yol bulma yükümüzün önemli bölümünü devraldı.

Şimdi yapay zekâ başka bir sınırı geçiyor.

Yalnızca bilgiyi saklamıyor veya hesaplamıyor; seçenekleri değerlendiriyor, karşılaştırıyor ve bize ne yapabileceğimiz konusunda tavsiyelerde bulunuyor.

Dolayısıyla ilk kez bilişsel dış kaynak kullanımının muhakemeye bu kadar yaklaştığı bir dönemdeyiz.

bte - renk - renkler - psikoloji - renklerin anlamı - renklerin psikolojisi - renklerle bte - eğitim - renklerle beyin temelli eğitimler - son

Yapay Zekâ İradeyi Zayıflatabilir mi?

Evet, belirli koşullarda. Çünkü karar verme de pratik gerektirir. İnsan bir karar verirken seçenekleri karşılaştırır, belirsizliğe katlanır, sonuçları öngörmeye çalışır, değerlerini dikkate alır ve sonunda sorumluluk üstlenir.

Eğer bu sürecin tamamını sürekli olarak başka bir sisteme devredersek şu alışkanlık gelişebilir: “Ben düşünmeyeyim, o söylesin.”

Sorun yapay zekânın bize cevap vermesi değildir. Sorun, bizim artık cevabı üretme zahmetine katlanmak istemememizdir.

Burada kas benzetmesi açıklayıcı olabilir. Nasıl kullanılmayan bazı fiziksel beceriler zamanla zayıflayabiliyorsa; seçenek üretme, gerekçe oluşturma, belirsizliğe dayanma ve kararının sorumluluğunu üstlenme gibi beceriler de sürekli kullanılmadığında gelişmeyebilir.

Fakat Yapay Zekâ Kararlarımızı İyileştirebilir de

Yapay zekâ ve karar verme / Madalyonun diğer yüzünü görmezsek teknoloji karşıtı kolay bir sonuca ulaşırız.

Bir insanın önünde 2.000 kitap bulunduğunu düşünün. Hepsini incelemesi mümkün değildir.

Yapay zekâ kişinin ilgi alanını, okuma amacını, seviyesini ve ayırabileceği zamanı dikkate alarak 2.000 kitabı beş seçeneğe indirebilir. Burada yapay zekâ insanın özgürlüğünü azaltmamıştır. Tam tersine karar verilebilir bir ortam oluşturmuştur.

İki model arasındaki fark önemlidir:

2.000 seçenek → YZ beş anlamlı seçenek çıkarır → İnsan karar verir. Bu, karar desteğidir. 

Ama süreç şöyle olursa: 2.000 seçenek → YZ birini seçer → İnsan sorgulamadan uygular.

Bu kez karar ikamesi başlamıştır. Yapay zekâ çağında korunması gereken sınır belki de tam olarak budur.

okuma ve anlamayla ilgili bilmedikleriniz - beyin ve okuma

Kitabı Yapay Zekâ Seçebilir; Peki Evleneceğimiz Kişiyi?

Bütün kararlar aynı ağırlıkta değildir. “Bu akşam hangi filmi izleyeyim?” sorusunun yanlış cevaplanmasının bedeli yaklaşık iki saattir.

Fakat: “Mesleğimi değiştirmeli miyim?”, “Bu kişiyle evlenmeli miyim?”, “Çocuğumu hangi eğitim anlayışıyla yetiştirmeliyim?”,  “Hayatımı nerede sürdürmeliyim?” gibi sorular insanın değerleriyle, kimliğiyle ve hayatının yönüyle ilgilidir.

Yapay zekâ burada da yardımcı olabilir.

Seçenekleri gösterebilir.
Görmediğimiz riskleri hatırlatabilir.
Düşüncelerimizdeki çelişkileri gösterebilir.
Karşı argüman üretebilir.
Kendimize sormamız gereken soruları önerebilir.

Fakat bir şeyi yapamaz: Kararımızın sonuçlarını bizim yerimize yaşayamaz.

Bu nedenle sorumluluk bütünüyle devredilemez.

beyin - konsantrasyon ve odaklanma - anlayarak okuma - akıcı okuma - sıfat nedir - mho

Daha Büyük Tehlike: “Ben Seçtim” Yanılsaması

Yapay zekâ ile karar verme / Asıl problem belki yapay zekâya açıkça “Benim için karar ver” dememiz bile değildir.

Daha görünmez bir etki vardır.

Sosyal medya ve öneri sistemleri hangi haberi göreceğimizi, hangi videoyla karşılaşacağımızı, hangi şarkının önerileceğini ve hangi ürünlerin önümüze çıkacağını kişiselleştirebilir.

Sonra biz bunların arasından seçim yaparız. Ve: “Ben seçtim.” deriz.

Evet, son tıklamayı biz yapmış olabiliriz. Fakat daha derin bir soru vardır:

Seçtiğimiz seçenekleri önümüze kim getirdi?

Özgür irade tartışmasının dijital çağdaki yeni boyutu budur.

Özgürlük yalnızca seçenekler arasından seçim yapabilmek değildir. Hangi seçeneklerle karşılaştığımızın farkında olmak da özgürlüğün bir parçasıdır.

bebek ve dha - çocuk ve dha

Ama İnsan Hiçbir Zaman Tamamen Bağımsız Karar Vermedi

Yapay zekâ ile karar verme / Yapay zekâyı eleştirirken bu gerçeği de unutmamak gerekir.

  • Biz zaten yıllardır başkalarının tavsiyeleriyle karar veriyoruz.
  • Arkadaşımıza hangi kitabı okuyacağımızı soruyoruz.
  • Garsona hangi yemeği tavsiye ettiğini soruyoruz.
  • Eleştirmenlerden film önerileri alıyoruz.
  • Doktorların, öğretmenlerin, danışmanların ve uzmanların görüşlerinden yararlanıyoruz.
  • Öyleyse yapay zekânın önerisi neden farklı olsun?

Fark, ölçek, hız, kişiselleştirme ve sürekliliktir.

Bir arkadaşınız gün boyunca yaptığınız yüzlerce küçük davranışı kaydedip bunlardan sürekli kişiselleştirilmiş tahminler üretmez.

Dijital sistemler ise davranışsal veriler üzerinden bunu giderek daha gelişmiş biçimlerde yapabilir.

Dolayısıyla yepyeni bir insan davranışıyla değil, eski bir davranışın teknolojinin gücüyle büyütülmüş hâliyle karşı karşıyayız.

bh - beyin haritası ve okuduğunu anlama ilişkisi - zihin haritası

Yapay Zekâya “Karar Ver” Değil, “Düşünmeme Yardım Et” Diyelim

Yapay zekâ ile karar verme / Belki de yapay zekâyı kullanma biçimimizde küçük fakat çok önemli bir dil değişikliğine ihtiyacımız var.

Şunu sormak yerine: “Benim için hangisini seçersin?” şöyle sorabiliriz: “Seçeneklerimi çıkar.”

  • “Her seçeneğin güçlü ve zayıf taraflarını karşılaştır.”
  • “Gözden kaçırdığım riskleri göster.”
  • “Benim görüşüme karşı en güçlü argümanı oluştur.”
  • “Karar vermeden önce kendime hangi soruları sormalıyım?”
  • “Kararımı hangi varsayımlara dayandırıyorum?”

Bu kullanım biçiminde yapay zekâ karar veren otorite olmaktan çıkar.

Muhakemenin antrenman arkadaşına dönüşür.

Üç Seviyeli Yapay Zekâ Karar Sınırı

Yapay zekâyla ilişkimizi düzenlemek için basit bir model kullanılabilir:

Karar düzeyi Örnekler Yapay zekânın rolü
Düşük risk Film, kitap, yemek, gezi rotası Öneri ve kişiselleştirme
Orta risk Eğitim, kariyer, büyük satın alma Alternatif üretme, karşılaştırma ve risk analizi
Yüksek risk/değer Sağlık, ilişki, etik, hukuki-finansal kararlar, hayat yönü Bilgi ve düşünme desteği; gerektiğinde uzman görüşüne hazırlık

Üç seviyede de son karar insana aittir.

Fakat kararın hayatımız üzerindeki etkisi büyüdükçe yapay zekânın otoritesi azalmalı, insan muhakemesi ve gerektiğinde gerçek uzmanların rolü artmalıdır.

mega aktif okuma eğitimci eğitimi - koçluk / eğitim koçluğu - beyin ve öğrenme

İradenin Yeni Sınavı: Kolaylığa Direnebilmek

Yapay zekâ ile karar verme / Yapay zekâ büyük ihtimalle giderek daha iyi tavsiyelerde bulunacak.

Bizi daha iyi modelleyecek, tercihlerimizi daha başarılı tahmin edecek ve yüzlerce seçeneği saniyeler içinde karşılaştıracak.

Tam da bu nedenle geleceğin problemi yapay zekânın kötü karar vermesi olmayabilir.

Daha ilginç bir problem ortaya çıkabilir:

Yapay zekâ bizden daha kolay karar verdiği için bizim karar vermekten vazgeçmemiz.

Bu nedenle yapay zekâ çağında korunması gereken şey teknolojiden uzak durmak değildir. İnsanın kendi hayatının sorumluluğunu taşıma iradesidir.

Yapay zekâya hesap yaptırabiliriz. Bilgiyi taratabiliriz. Alternatif ürettirebiliriz. Bize itiraz etmesini isteyebiliriz. Hatta kararımızdaki kör noktaları göstermesinden yararlanabiliriz.

Fakat hayatımızın yönünü belirleyen kararların sonunda hâlâ bir cümleyi kendimiz kurabilmeliyiz: “Bunu ben seçtim ve neden seçtiğimi biliyorum.” Çünkü yapay zekâ çağında özgür iradenin en büyük tehdidi makinelerin bizim yerimize karar vermesi olmayabilir. Bizim, karar verme zahmetinden gönüllü olarak vazgeçmemiz olabilir.

gelişimsel nöroplastisite döneminde anzan mega aritmetik egzersizlerinin önemi ve katkısı

Tavsiye Edilen Makaleler

Yapay Zekâ ve Medeniyet – Kodlarımız Nasıl Ele Geçiriliyor?

Yapay Zekâ Çağında İnsan Ne Öğrenmeli? Niçin Öğrenmeli?

Yapay Zekânın Vicdanı Var mı? Algoritmaların Ahlakı, Suçları ve Sınırları

Başa dön tuşu