İnsan İlişkileriİyileşmePsikolojiSağlık ve ZindelikZihinsel Sağlık

Languishing Nedir? Sessiz Bir Ruh Hâlinin Anatomisini Bilin

Languishing Nedir – İnsan bazen mutsuz değildir ama mutlu da değildir. Acı çekmez; fakat canlı da hissetmez. Günler akar, işler yapılır, sorumluluklar yerine getirilir… ama içerde bir şey eksiktir. İşte bu hâl, modern psikolojinin adlandırdığı şekliyle languishing’tir. Ne depresyon kadar derin bir çöküştür ne de iyilik hâli (flourishing) kadar diri bir yaşam.

Daha çok, hayatın askıya alındığı bir ara duraktır.

mega aktif okuma eğitimci eğitimi - koçluk / eğitim koçluğu - beyin ve öğrenme

Languishing Nedir?

Languishing, kişinin yaşamdan anlam, heyecan ve yön hissini kaybettiği; ancak klinik depresyon tanı ölçütlerini de karşılamadığı bir ruh hâlidir.

Bu durumda kişi:

  • İşlevseldir ama isteksizdir.
  • Ayaktadır ama ilerlemiyordur.
  • Hayattadır ama hayatın içinde değildir.

Psikolojik olarak bu hâl; düşük motivasyon, zihinsel bulanıklık, duygusal donukluk ve “günler birbirine benziyor” hissiyle tanımlanır. En ayırt edici yönü ise şudur: Acıdan çok boşluk hissi üretir.

beyin - konsantrasyon ve odaklanma - anlayarak okuma - akıcı okuma - sıfat nedir - mho

Kimlerde Görülür?

Languishing Nedir – Languishing belirli bir yaşa ya da gruba özgü değildir; fakat bazı profillerde daha sık görülür:

1. Yüksek işlevli ama anlam yoksunu bireylerde

Başarılı, disiplinli, sorumluluk sahibi… ama yaptığı iş ile içsel değerleri arasında bağ kuramayan kişilerde.

2. Uzun süre belirsizlik yaşamış olanlarda

Pandemi, ekonomik kriz, kariyer kırılmaları, göç, kronik stres gibi süreçlerden geçenlerde.

3. “İdare eden” insanlarda

Hayatı yönetir ama yaşamaz. Risk almaz, sorgulamaz, sadece sürdürür.

4. Duygularını bastırarak güçlü kalmaya alışmış kişilerde

Üzüntüyü de sevinci de düşük dozda yaşayanlarda.

5. Genç yetişkinler ve orta yaş grubu

Özellikle “hayat böyle miydi?” sorusunun belirdiği dönemlerde.

bebek ve dha - çocuk ve dha

Languishing’in Nedenleri

Languishing tek bir nedenden doğmaz; genellikle birikimli bir yorgunluğun sonucudur.

1. Anlam kaybı

Yapılan iş, kurulan ilişkiler ve günlük uğraşlar “neden” sorusuna cevap vermiyorsa.

2. Sürekli erteleme hâli

Kendi isteklerini “sonra”ya atan ertelemeci  birey, zamanla kendini de askıya alır.

3. Aşırı uyum

Herkese, her şeye uyum sağlamak; ama kendine alan bırakmamak.

4. Duygusal düzleşme

Ne çok üzülmek ne de çok sevinmek… Bu denge sandığımız şey aslında bir donukluk olabilir.

5. Zihinsel aşırı yük

Sürekli bilgi, ekran, uyarıcı, performans beklentisi.

Languishing Depresyon mudur?

Hayır; depresyon için verimli bir zemin olabilir.

  • Depresyon → acı, çökkünlük, umutsuzluk
  • Languishing → boşluk, durağanlık, yönsüzlük

Bu yüzden languishing tehlikelidir; çünkü kişi “çok da kötü değilim” diyerek uzun süre bu hâlde kalabilir.

beyin haritası ve okuduğunu anlama ilişkisi

Çaresi Var mı? Ne Yapılabilir?

Languishing’in çözümü ani bir mutluluk patlaması değildir. Yavaş ama bilinçli bir yeniden temas süreci gerektirir.

1. Hâli isimlendirmek

“Bir şeyler yolunda değil” demek yerine: Ben şu an languishing yaşıyorum diyebilmek.

2. Küçük anlam adımları

Büyük amaçlar değil; küçük ama sahici uğraşlar:

  • Yazmak
  • Okumak
  • Öğrenmek
  • Üretmek

3. Dikkati derinleştirmek

Yüzeysel meşguliyetleri azaltıp, derin odak gerektiren faaliyetlere yönelmek.

4. İlişkide derinlik

Kalabalık değil; sahici bağlar. Konuşmak değil, anlaşılmak.

5. Bedensel ritmi geri kazanmak

Uyku, hareket, nefes… Zihin bedenden bağımsız iyileşmez.

6. Değerlerle yeniden temas

“Benim için ne kıymetli?” sorusunu yeniden sormak — ve cevaptan kaçmamak.

okuma ve anlamayla ilgili bilmedikleriniz - beyin ve okuma

Sonuç: Languishing Bir Alarmdır.

Languishing bir zayıflık değildir; bir uyarıdır. Hayatın sadece sürdürülecek değil, yaşanacak bir şey olduğunu hatırlatır.
Bu hâl, “daha fazlasını istiyorum ama nasıl olabilir, bilmiyorum” diyen ruhun sessiz çağrısıdır.

İyi haber şu:
Languishing kalıcı değildir. Anlamla, yönle ve bilinçli temasla flourishing’e dönüşebilir. Ama bunun için önce durup, gerçekten nerede olduğumuzu görmemiz gerekir.

Kaynaklar

  1. Keyes, C. L. M. (2002). The mental health continuum: From languishing to flourishing in life. Journal of Health and Social Behavior.

  2. Keyes, C. L. M. (2005). Mental illness and/or mental health? Journal of Consulting and Clinical Psychology.

  3. Grant, A. M. (2017). The third ‘generation’ of workplace coaching. Coaching: An International Journal of Theory, Research and Practice.

  4. Seligman, M. E. P. (2011). Flourish: A Visionary New Understanding of Happiness and Well-being. Free Press.

  5. Huppert, F. A., & So, T. T. C. (2013). Flourishing across Europe. Social Indicators Research.

  6. World Health Organization (WHO). (2014). Mental health: A state of well-being.

  7. APA – American Psychological Association. (2021). The psychology of languishing.

  8. Baumeister, R. F., & Vohs, K. D. (2007). Self-regulation, ego depletion, and motivation. Social and Personality Psychology Compass.

  9. Ryff, C. D. (2014). Psychological well-being revisited. Psychotherapy and Psychosomatics.

  10. Frankl, V. E. (2006). Man’s Search for Meaning. Beacon Press.

Başa dön tuşu