ADHD (DEHB) – Son yıllarda birçok anne-baba aynı cümleyi kuruyor:
“Öğretmeni söyledi, doktora gittik, ilaç yazıldı.”
Peki gerçekten bu kadar kolay mı?
Her yerinde duramayan, çok konuşan, derste sıkılan her çocuk ADHD (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) mudur?
Kısa cevap: Hayır.
Uzun cevap ise bu makalenin konusu.
ADHD Nedir, Ne Değildir?
ADHD (DEHB) – ADHD bir kişilik özelliği değil,
bir enerji fazlalığı hiç değil,
bir ebeveyn başarısızlığı da değildir.
ADHD, beynin dikkat, dürtü ve özdenetim sistemlerinin gelişimsel farklılığıdır.
Ama kritik nokta şu:
Bu farklılık her hareketli çocukta yoktur.
Her Hareketli Çocuk ADHD midir?
Kesinlikle hayır.
Aşağıdaki çocuklar ADHD değildir:
-
Yaşına uygun şekilde hareketli olanlar
-
Oyun oynarken yerinde duramayanlar
-
İlgi duymadığı derste sıkılanlar
-
Evde hareketli, ekranda saatlerce sakin duranlar
-
Sınır konmadığında dağılan ama yapı verildiğinde toparlananlar
Hareketlilik = ADHD değildir.
Asıl mesele kontrol edilemeyen, duruma göre değişmeyen ve hayatın birçok alanına yayılan belirtilerdir.
ADHD’yi Anlamada Gerçek Ayırt Edici Belirtiler
ADHD (DEHB) – Aşağıdaki üç alan birlikte ve sürekli görülüyorsa dikkat etmek gerekir:
1. Dikkat Sorunları (Ama Her Derste Değil!)
-
İlgi çekici olmayan işlerde çabuk kopma
-
Yönergeleri baştan sona takip edememe
-
Eşyalarını sürekli kaybetme
-
Detay hataları (bildiği şeyi yanlış yapma)
Ama şuna bakılır:
Sevdiği bir oyunda, ilgisini çeken bir konuda da aynı dağınıklık var mı?
Yoksa ADHD zayıflar.
2. Hiperaktivite (Yerinde Duramama Değil, Duruma Uyamama)
-
Uygunsuz zamanlarda hareket etme
-
Oturması gereken yerde kalkma
-
Sürekli konuşma, söz kesme
-
İçsel bir “motor çalışıyor” hissi
Ama şuna bakılır:
Uygun ortamda da duramıyor mu?
Sinema, birebir oyun, sakin etkinlik…
3. Dürtüsellik (Düşünmeden Davranma)
-
Sırasını bekleyememe
-
Sorular bitmeden cevap verme
-
Sonunu düşünmeden hareket etme
-
Öfkeyi yönetememe
Bu belirtiler en az 6 aydır,
birden fazla ortamda (ev + okul gibi)
ve çocuğun hayatını zorlaştıracak düzeyde olmalıdır.
Türkiye’de Neden Bu Kadar Çok ADHD Tanısı Konuyor?
Bu soru çok yerinde.
Türkiye’de sık yapılan hatalar:
-
15 dakikalık muayene ile teşhis
-
Sadece öğretmen şikâyetiyle karar
-
Gelişimsel farklılıkları hastalık saymak
-
Aile, okul ve çevre faktörlerini dışlamak
-
İlacı “ilk ve tek çözüm” görmek
ADHD tanısı ilaç yazmak için değil,
çocuğu doğru anlamak için konur.
İlaç Meselesi: Korku mu, Kör Güven mi?
İlaç ne şeytanlaştırılmalı,
ne de sihirli değnek gibi sunulmalı.
Bilim ne diyor?
-
Bazı çocuklarda ilaç gerçekten faydalıdır.
-
Ama her ADHD tanısı ilaç gerektirmez.
-
Davranış eğitimi, aile rehberliği ve okul düzenlemeleri
çoğu zaman ilk basamak olmalıdır.
Şu soruyu sormadan ilaca başlanmamalı:
“Bu çocuk için ilaç dışında ne denendi?”
Teşhisin Doğru Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?
ADHD (DEHB) – Anne-baba olarak şu kontrol listesini kullanabilirsin:
Doğru Teşhise Yakınsanız:
-
Birden fazla uzman görüşü alınmışsa,
-
Psikolog + çocuk psikiyatrı birlikte değerlendirmişse,
-
Aile ve öğretmen formları kullanılmışsa,
-
Çocuğun gelişim öyküsü detaylı incelenmişse,
-
Hemen ilaca değil, önce eğitime yönlendirilmişse doğru adımlar attınız, demektir.
Şüpheli Teşhis İşaretleri:
-
Sadece “çok hareketli” denildiyse
-
10–15 dakikada karar verildiyse
-
Hiç gözlem yapılmadıysa
-
Alternatifler konuşulmadıysa
Son Söz: Çocuğu Etiketleme, Anlamaya Çalış!
ADHD (DEHB) – ADHD bir etiket değil,
bir anlama çağrısıdır.
Her hareketli çocuk hasta değildir.
Her sakin çocuk da sağlıklı değildir.
Asıl mesele şudur:
Bu çocuk hangi şartlarda parlıyor, hangi şartlarda dağılıyor?
Çocuğu susturmak değil,
onu kendi ritmine uygun şekilde eğitmek gerekir.
Kaynaklar
-
American Psychiatric Association – DSM-5-TR
-
Barkley, R. A. Attention-Deficit Hyperactivity Disorder
-
CDC – ADHD Guidelines
-
NICE (UK) ADHD Clinical Guidelines
-
Turgay, A. Çocuk ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği











