Üstün yetenekli çocuklar ile ADHD ve disleksi farkı – Sınıfta sıkılan bir çocuk… Sürekli soru soran bir çocuk… Yazmak istemeyen ama konuşurken yetişkin gibi düşünen bir çocuk…
Bu çocuk hiperaktif mi?
Disleksik mi?
Yoksa üstün yetenekli mi?
Yanlış tanı, yanlış müdahale demektir.
Yanlış müdahale ise potansiyelin körelmesi demektir.
Bu nedenle ayırt edici göstergeleri doğru okumak hayati önemdedir.
1- Üstün Yetenek ve ADHD (Hiperaktivite) Arasındaki Fark
Üstün yetenekli çocuklar da hareketli olabilir.
ADHD’li çocuklar da zeki olabilir.
Ancak motivasyon kaynağı ve dikkat örüntüsü farklıdır.
Temel Ayırt Edici Göstergeler
Üstün Yetenekli Çocuk:
- İlgi duyduğu konuda saatlerce odaklanabilir.
- Sıkıldığı için dikkat dağıtır.
- Karmaşık sorular sorar.
- Otoriteye körü körüne değil, mantık temelli yaklaşır.
- Düşünce hızı yüksektir; sabırsız görünür.
- Problemin derinine iner.
ADHD’li Çocuk:
- İlgi duyduğu konuda bile sürdürülebilir dikkat zorlanabilir.
- Dürtüsellik belirgindir.
- Hareket ihtiyacı nörolojik temellidir.
- Organizasyon ve görev tamamlama güçlüğü yaygındır.
- Dikkat problemi ortamdan bağımsızdır.
Tablo-1: Üstün Yetenek ile ADHD Karşılaştırılması
| Alan | Üstün Yetenekli Çocuk | ADHD (Hiperaktivite) |
|---|---|---|
| Dikkat | İlgi alanında yoğun ve uzun süreli | Genel dikkat sürdürülebilirliği zayıf |
| Hareketlilik | Sıkılınca artar | Sürekli ve kontrolsüz olabilir |
| Soru Sorma | Derinlik ve analiz içerir | Konudan sapma görülebilir |
| Akademik Performans | İlgi alanında çok yüksek | Dalgalı ve düzensiz |
| Organizasyon | Genelde planlı | Planlama ve zaman yönetimi zor |
2- Üstün Yetenek ile Disleksi Arasındaki Fark
Burada daha dikkatli olmalıyız. Çünkü üstün yetenekli bir çocuk disleksik de olabilir.
Ancak salt ayırt edici farklara bakalım.
Temel Ayırt Edici Göstergeler
Üstün Yetenekli Çocuk:
- Sözel ifade güçlüdür.
- Kavramsal düşünme ileri düzeydedir.
- Okuma genellikle erken gelişir.
- Yazmak istemeyebilir ama düşündüğü seviye yüksektir.
- Büyük resmi hızlı görür.
Disleksik Çocuk:
- Harf karıştırma, ses-harf eşleştirme zorluğu vardır.
- Okuma akıcılığı düşüktür.
- Yazım hataları belirgindir.
- Zeka normal veya yüksek olabilir ama kod çözme süreci zorlayıcıdır.
Tablo-2: Üstün Yetenek ile Disleksi Karşılaştırılması
| Alan | Üstün Yetenekli | Disleksi |
|---|---|---|
| Okuma | Genellikle erken ve hızlı | Yavaş, zorlanmalı |
| Yazım | Kavramsal olarak güçlü | Harf karıştırma yaygın |
| Sözlü İfade | Yaşının ilerisinde | Çoğunlukla normal |
| Kavrama | Soyut düşünce güçlü | İçerik anlama iyi olabilir ama okuma süreci zor |
| Zeka | Yüksek | Normal veya yüksek olabilir |
3- Üstün Yetenek ve Davranış Problemleri
Bazı üstün yetenekli çocuklar:
- Otoriteyi sorgular.
- Kuralları mantıksız bulursa itiraz eder.
- Tekrara tahammül edemez.
Bu davranışlar yanlışlıkla “uyum problemi” olarak etiketlenebilir.
Ayırt edici soru şudur:
Davranış bilinçli mi, yoksa dürtüsel mi?
Üstün yetenekli çocuk çoğu zaman bilinçli ve mantıksal gerekçeyle hareket eder.
4- En Kritik Kavram: Twice Exceptional (2e)
Bazı çocuklar ikili istisnai duruma sahip olabilir mi? Yani hem:
- Üstün yetenekli hem ADHD’li,
- Hem Disleksik olabilir mi?
Bu durumda iki özellik birbirini maskeleyebilir.
Örneğin:
- Çok zeki ama yazamıyor.
- Derin düşünen ama organize olamıyor.
Bu çocuklar en çok yanlış anlaşılan gruptur.
5- Anne-Babalar İçin Pratik Ayırt Etme Soruları
Kendinize şu soruları sorun:
- Çocuğum ilgi duyduğu konuda uzun süre odaklanabiliyor mu?
- Karmaşık ve derin sorular soruyor mu?
- Sıkılınca mı davranış problemi artıyor?
- Okuma/yazma sorunu genel bir öğrenme güçlüğü mü, yoksa belirli alan mı?
- Öğretmeni “çok zeki ama…” diye mi başlıyor?
Bu sorular yön göstericidir ama tanı değildir.
Sonuç
Üstün Yetenekli Çocuklar ile ADHD ve Disleksi Farkı:
Üstün yeteneklilik bir davranış bozukluğu değildir.
Ama desteklenmediğinde davranış problemi gibi görünebilir.
ADHD bir disiplin sorunu değildir.
Ama yanlış anlaşılırsa tembellik sanılabilir.
Disleksi zekâ düşüklüğü değildir.
Ama yüzeysel bakış bunu zannedebilir.
Anne-babanın görevi etiket koymak değil; doğru uzman desteğine ulaşmaktır.
En önemli ilke şudur:
Çocuğun davranışına değil, davranışın nedenine bakın.
Yanlış etiket potansiyeli söndürür.
Doğru değerlendirme potansiyeli açar.











