Öğrenme ve Eğitim

Okumanın Nörobilimi – Okuma Beynin Hangi Bölümlerini Kapsıyor?

"Okuma sanıldığı gibi göz yoğun değil, gerçekte beyin yoğun bir faaliyettir!" - Melik Duyar / Memoriad Türkiye Başkanı

Okumanın Nörobilimi – Okuyan beyin midir yoksa göz müdür? Bu soruya çoğu insan “göz” diye cevap verecektir. Oysa, okuma sadece gözle görülen harflerin beynin arka tarafındaki görme merkezine iletilmesi işlemi değildir. Okuma bu işlemden çok daha fazlasıdır. Okumanın nörobilimi (okumanın bilimi), gözün, okuma faaliyetinin içinde sadece % 5 ila % 10 mertebesinde olduğunu, geri kalan adımların % 90 – 95 beynin kontrolünde gerçekleştiğini gösteriyor.

Okumanın Nörobilimi

beyin nasıl okuyor - anlama ve okumanın bilimi

Gelin şimdi birlikte sadece harflerin gözden beyne aktarılış sürecine bir bakalım. Bu sürecin nörolojik ve fizyolojik akışını inceleyelim:

Okumanın olması için ışığa ihtiyaç vardır. Kapkaranlık bir odada elinizdeki bir kitabı okuyamazsınız. Ortamda ışık varsa, okuma; okuma yüzeyinden ışıkla yansıyan harflerin görüntülerinin gözlerin  tarafından algılamasıyla başlamaktadır.

Göz hareket halindeyken net göremez. Bu nedenle harfleri net görmesi için gözün bir fotoğraf makinesi gibi durması ve odaklanması gerekir. Buna “gözün sabitlenmesi” adı verilir. Satırları okurken gözler sayfayı soldan sağa, kesintili duraksamalarla hareket ederek tarar.

okuyan beyin - mega aktif okuma

Gözün Sabitlenme Süreleri

Okumanın Nörobilimi – Gözün sabitlenme süresi kişiden kişiye değişmektedir. Bu süreyi kişinin bilişsel algılama hızı da etkiler. Çok hızlı bir okuyucuda bu süre 125 – 250 ms (1 ms = 1/1000 sn) iken, ortalama bir okuyucuda bu süre 400 – 600 ms’dir.

Akıcı okuyan ortalama bir ilkokul öğrencisinde göz sabitlenmesi 700 – 800 ms civarındadır. Okumayı yeni sökmüş bir öğrencide bu süre yaklaşık 900 – 1000 ms hatta biraz daha fazla olabilir.

okumanın bilimi - oksipital loba kadar

Şimdi okuma işleminin harflerin görülmesinden beynin arka tarafındaki görme merkezine ulaşma yolculuğuna bir göz atalım. Okuyucunun algılama becerisine ve okuma tarzına göre önce harflerden veya sözcüklerden yansıyan fotonlar retinaya ulaşır. Gözdeki nöronlar retinaya ulaşan uyarıları kâğıt üzerindeki yazılı bütün haliyle değil çok sayıda parçalara ayrılmış uyarılar olarak algılar. Bu uyarıların ulaştığı ilk yer gözlerin bağlı olduğu beynin ön kısmıdır. Uyarılar burada kalırsa okuma olamaz. Beyin hücreleri bu uyarıları beynin arka tarafındaki görme merkezine ulaştırır. Görme merkezimizde bu bilgiler tekrar bir araya getirilerek birleştirilir.

dha

Beynin görme merkezinde harfleri tanımak için ihtisaslaşmış özel bir bölge vardır. Yazılar ince ayar algılama gerektiren şekillerdir. Bu ihtisaslaşma çocuğun veya okuma ve yazmayı yeni öğrenen bir yetişkinin okuma yazmayı öğrenme sürecinde oluşur. Beyinde gelişimsel ve sinaptik olmak üzere iki tür nöroplastisite denen olgu vardır. Gelişimsel nöroplastisitede elastikliğinin % 90’ını ergenlik çağına girilmesiyle tamamlanmış olur. Bu yüzden, ergenlik çağından sonra okuma yazma öğrenenlerle küçük yaşta okuma yazma öğrenmiş olan çocukların harfler için ihtisaslaşmış görme merkezlerindeki yapılar birbirinden farklıdır. Ergenlik çağından sonra okuma yazma öğrenen yetişkinler hiçbir zaman küçük yaşta okuma yazma öğrenenler gibi akıcı okuyamazlar ve okuduklarını anlama verimleri oldukça düşüktür. Bu konuyu “Okuma ve Yazma Beyni Nasıl Değiştiriyor” başlıklı bir başka videoda ayrıca detaylı olarak anlatacağım.

okuma nedir - okumanın nörobilimi

Ben harfleri tanıyan bu özel bölgeye “Harf Kutusu” diyorum. Harfleri tanıyan bu özel bölgede oluşan görüntü sadece harflerin belli bir sıralanmayla birleşerek oluşturduğu görsel bir resimdir. Harflerin birleşmesiyle oluşan kelimenin telaffuzunun ne olduğu ve kelimenin ne anlama geldiği henüz belli değildir. Bunların anlaşılması için beyinde gerçekleşmesi gereken başka süreçler vardır.

konsantrasyon ve odaklanma - anlayarak okuma - mho

Buraya kadar olan süreç sadece bir başlangıç. Okumanın nörobilimi, okuma beyinde daha yeni başlıyor diyor.

Okumanın Nörobilimi – Okumada Birinci Yol

Beynin görme merkezine ulaşan yazının anlaşılması için beyin iki farklı yol takip eder. Ben önce ilkokul seviyesindeki öğrencilerin okuduklarını anlamaları için takip edilen yolu (1. yol) anlatacağım. Çünkü bu seviyedeki öğrencilerin beyinlerinde çok zengin bir zihinsel sözlük yoktur. Beyinlerinde henüz “görsel kelimeler (sight words)” şeklinde bir veri tabanı oluşmamıştır (görsel kelimelerin ne demek olduğunu ayrıca örneklerle anlatacağım). Ayrıca dil bileşenlerine de tam olarak hakim değillerdir. Beyinlerinde hafıza, öğrenme, stratejik düşünme ve muhakeme gibi karmaşık işlemleri icra edecek yeteri kadar nöral ağlar da oluşmamıştır. Okuma hece birleştirmeleri ile kelimeleri, kelimeleri birleştirerek de cümleleri anlama şeklinde gerçekleşir.

okumanın nörobilimi - anlayarak sessiz okuma - 1.  yol

Beynin görme merkezine (Oksipital Lob) ulaşan yazı şeklindeki girdinin telaffuzunun nasıl bir sözcük oluşturduğunun anlaşılması için bu bilgi önce beynin sol yarım küresindeki birincil işitsel korteks olan “Heschl Girus“a iletilir. Görsel korteksten “Heschl Girus”a gelen bilgi burada harflerin ses karşılıkları ile birleştirilerek çözümlenir ve girdi “kelime” olarak algılanır. Aynı anda konuşma merkezi olan “Broca Alanı” da uyarılır. Manyetik rezonans görüntülemede (MRI), okuma sırasında Broca alanı da aynı anda hareketlenmektedir. Bu, algılanan kelimenin bir çeşit içten seslendirilmesidir. “Heschl Girus” aynı anda “ses” olarak üretilen kelimenin anlamının da bulunması için beynin fonoloji ve anlamla ilişkili olan “Wernicke Alanı“nı da uyarır. “Wernicke Alanı” kelimenin anlamını beyinde ararken, dilin diğer bileşenleri için aynı anda “Angular Girus” ve “Supramarjinal Girus” alanlarını da uyarır. Beynin hafıza depolarından ilgili dil bileşenleri bulunarak bir aydınlanma olur ve okunan kelime anlaşılır. Okuma ve anlama, bu döngünün yeni girdiler için tekrarı şeklinde devam eder.

Son bir not; Okumanın sesli olması halinde, Broca alanı motor korteksi uyararak ses telleri, ağız ve dil kaslarını harekete geçirerek okunanların sesli olarak söylenmesini sağlar.

okumanın bilimi - mega aktif okuma

Şimdi beynin görme merkezine ulaşan yazının anlaşılması için takip edilen diğer yola (2. Yol) bir bakalım. Bu yolu anlatmadan önce size “görsel kelimeler (sight words)” kavramının ne anlama geldiğini açıklamam gerekiyor.

Görsel Kelimeler Nedir?

Bir şeyin anlamını algılamak için her zaman o sözcüğün beyinde seslendirilmesi gerekmiyor. Hatta yazılışını bilmenize bile gerek yok. Ne zaman mı? Görsel olarak algıladığınız zaman. Örneğin aşağıda verilen resimlerden en üstteki “KEDİ” ve “ARABA” resimlerini görür görmez onların yazılışlarının seslendirilmesine ihtiyaç yoktur.  Görürsünüz ve anlarsınız. Şimdi aşağıda verilen resimlere bir göz atmanızı istiyorum.

görsel sözcükler için örnekler

Çok sık karşılaşılan kelimeler de bir süre sonra beyin tarafından hızla resim gibi algılanmaya başlar. Buna örnek olarak yukarıdaki şekilde “McDonalds” ve “MİGROS“un logolarını verdim. Bu işyerlerinin logolarını gördüğünüzde onların ne olduğunu anlamak için yazılışlarını seslendirmezsiniz. Görürsünüz ve anlarsınız.

Okuma sırasında çok sık karşılaşılan kelimeler de aynen böyle görsel, yani resim şeklinde olan kelimelere dönüşürler. Örneğin okuyucu “kedi” ve “araba” yazılışlarıyla çok sayıda karşılaşırsa, bir süre sonra bu yazılar yukarıdaki şekilde en alt sırada gösterildiği gibi resimlere dönüşür. Görsel sözcüklerin mutlaka gözle görülebilecek bir nesne adı olması da gerekmiyor. Örneğin okuma sırasında çok sık karşılaşıldığı için “ve“, “veya, “ile“, “ne“, “kim” ve “dün” gibi kelimeler de beyin için tanıdık görsel kelimeler olabilir. Görsel seviyedeki bu algılamada seslendirme süreci atlandığı için, okuyucunun okuma ve anlama hızı artar.

Görsel kelimelerin algılanarak okunması sürecinde beyinde başka bir yol takip edilir. Şimdi bu ikinci yolu anlatacağım.

Okumanın Nörobilimi – Okumada İkinci Yol

Okunan kelimenin görsel bir kelime olması durumunda, beynin görme merkezi bu görsel kelimeyi bir resim gibi seslendirmeden tanır Bu kez girdi anlamlandırma için direkt beynin görme merkezine en yakın olan “Angular Girus” alanına gönderilir. Angular girusun da anlam için bu girdiyi beynin “Wernicke” ve “Supramarjinal Girus” alanlarıyla paylaşmasıyla görsel kelimenin anlam karşılığı beyinde bulunarak kelime anlaşılır. Bu, bir kedi resmi gördüğünüzde ona “kedi” demeden kedi olduğunu anlamak veya algılamak gibi bir şeydir. Bu tip algılama ileri seviyede zihinsel sözlük  ve okumaa becerileri geliştirmiş olan kişilerde gerçekleşir. 

okumanın nörobilimi - görsel sözcük okumanın bilimi

Okumanın Nörobilimi – Okumada İkili Yol Teorisi

Yukarıda verilen ikinci yol izole şartlarda bir görsel kelime algılaması için geçerlidir. Cümleler bir tane görsel kelimeden oluşmazlar. Tüm kelimeleri görsel olan bir okuma parçası bulmak imkansız gibidir. Çoklu kelimelerden oluşan cümle, paragraf veya pasajlarda görsel kelimeler haricinde görsel olmayan kelime kombinasyonları da vardır. Bu durumda okuyucu okuma sırasında tek yoldan çok, her iki yol kombinasyonlarını kullanarak okuma yapmaktadır. Gerçekte olan da budur.

İlkokul seviyesindeki öğrenciler ise başlangıçta sadece birinci yolu kullanırlar. Anlamayı öğrendikçe, kelime hazneleri genişledikçe ve görsel kelime listeleri arttıkça yavaş yavaş ikinci yolu da kullanmaya başlarlar. Ancak bunlar kendiliğinden doğal süreçlerde gelişen beceriler değildir. Ortaokul, lise ve hatta üniversite seviyesinde olup da ileri seviyede okuma, anlama ve odaklanma becerileri geliştirememiş çok sayıda insan vardır. Okuma programları okumanın nörobilimine uygun olmalı, beynin okuma bölgeleri alanında sistematik olarak nöral ağlar kurmayı hedeflemeli ve anlamayı öğreten bir içeriğe sahip olmalıddır.

Tekrar görüşünceye kadar beyninize iyi bakın…

ko

Melik DUYAR

www.MrMemory.com
Başa dön tuşu