Sosyal medya ve öğrenme – Milyonlarca insan her gün saatlerini sosyal medya platformlarında geçiriyor. Kısa videolar izliyor, bildirimleri kontrol ediyor ve sürekli yeni içeriklerin peşinden gidiyor. Buna karşılık aynı insanlar yeni bir dil öğrenmek, bir beceri geliştirmek veya akademik bir konuda ilerlemek söz konusu olduğunda motivasyonlarını hızla kaybedebiliyorlar.
Peki bunun sebebi gerçekten insanların öğrenmeyi sevmemesi mi?
Duolingo’nun kurucusu ve CEO’su Luis von Ahn’a göre sorun insanların öğrenmek istememesi değildir. Asıl sorun, eğitim sistemlerinin insanların ilgisini çekmek konusunda sosyal medya kadar başarılı olamamasıdır. Von Ahn, TED konuşmasında son derece önemli bir soru sorar:
Eğer insanlar saatlerce sosyal medyanın başından kalkmadıkları halde, neden öğrenmenin başında kalamıyorlar ve aynı kararlılıkla öğrenmeye devam edemiyorlar?
Başarılı Uygulamaların Sırrı: Davranış Tasarımı
Sosyal medya ve öğrenme – Sosyal medya platformları kullanıcıların dikkatini çekmek için psikoloji, davranış bilimi ve nörobilimden yararlanmaktadır. İnsanlar her giriş yaptıklarında yeni bir şey görür, küçük ödüller alır ve ilerleme hissi yaşarlar.
Luis von Ahn’a göre eğitim uygulamaları da aynı prensiplerden yararlanabilir. Ancak burada amaç insanları vakit kaybettirmek değil, öğrenme sürecini sürdürülebilir hale getirmektir.
Duolingo’nun başarısının arkasında da bu düşünce bulunmaktadır. Uygulama, uzun ve karmaşık dersler yerine kısa öğrenme oturumları sunar. Öğrenci her tamamladığı etkinlik sonrasında ilerlediğini hisseder. Böylece öğrenme, zorunlu bir görev olmaktan çıkar ve günlük bir alışkanlığa dönüşür.
Öğrenmede En Büyük Sorun: Devamlılık Eksikliği
Sosyal medya ve öğrenme – Birçok insan yeni bir yabancı dil öğrenmeye, kitap okumaya veya bir kursa başlamaya büyük bir heyecanla girişir. Ancak birkaç hafta sonra bu heyecan kaybolur.
Luis von Ahn’a göre başarısızlığın temel nedeni yetenek eksikliği değil, devamlılık eksikliğidir.
Bir öğrencinin haftada bir gün üç saat çalışmasındansa, her gün on beş dakika çalışması çoğu zaman daha etkili sonuçlar verir. Çünkü öğrenme, büyük sıçramalardan çok küçük ve düzenli adımlarla gerçekleşir.
Bu nedenle başarılı öğrenme sistemleri insanları motive etmeye değil, onları tekrar tekrar geri getirmeye odaklanmalıdır.
Oyunlaştırma Öğrenmeyi Nasıl Güçlendiriyor?
Duolingo’nun kullandığı en önemli yöntemlerden biri oyunlaştırmadır. Oyunlaştırma, oyunlarda kullanılan motivasyon unsurlarının eğitim süreçlerine uygulanması anlamına gelir.
Bunlar arasında:
-
Günlük hedefler,
-
İlerleme göstergeleri,
-
Rozetler,
-
Seri gün sayıları,
-
Anlık geri bildirimler yer almaktadır.
Bu unsurlar beynin ödül sistemini harekete geçirerek öğrenme davranışını desteklemektedir. İnsanlar yalnızca sonuçtan değil, ilerleme hissinden de motive olmaktadır.
Ancak Luis von Ahn’ın yaklaşımında önemli olan nokta, ödüllerin öğrenmenin önüne geçmemesidir. Amaç puan toplamak değil, öğrenmeyi sürdürülebilir hale getirmektir.
Eğitimin Geleceği, Geleceğin Eğitimi Olmalı?
Sosyal medya ve öğrenme – Von Ahn’a göre geleceğin eğitim sistemleri öğrencileri yalnızca bilgiyle buluşturmayacak, aynı zamanda öğrenme isteğini de canlı tutacaktır.
Geleneksel eğitim anlayışı çoğu zaman öğrencilere ne öğreneceklerini söyler. Modern öğrenme sistemleri ise öğrencilerin öğrenmeye devam etmelerini sağlayacak deneyimler tasarlamaya çalışır.
Özellikle dijital çağda dikkat süresinin azalması, eğitimcileri yeni yöntemler geliştirmeye zorlamaktadır. Öğrencilerin ilgisini çekmeyen bir öğrenme modeli ne kadar kaliteli içerik sunarsa sunsun beklenen başarıyı sağlayamayabilir.
Öğrenciler İçin Çıkarılacak Dersler
Luis von Ahn’ın konuşmasından öğrencilerin çıkarabileceği en önemli ders şudur:
Büyük hedefler yerine sürdürülebilir alışkanlıklar oluşturmak gerekir.
Her gün küçük bir ilerleme kaydetmek, ara sıra yapılan yoğun çalışmalardan daha değerlidir. Başarılı insanlar çoğu zaman daha zeki oldukları için değil, öğrenme süreçlerini günlük yaşamlarının doğal bir parçası haline getirdikleri için başarılı olurlar.
Sonuç: Bilgi + Davranış
Sosyal medya ve öğrenme – Öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değildir; aynı zamanda bir davranış geliştirme sürecidir.
Luis von Ahn’ın ortaya koyduğu yaklaşım, eğitimin geleceğinin yalnızca daha iyi içerikler üretmekten değil, öğrenmeyi insanların devam etmek isteyeceği kadar ilgi çekici hale getirmekten geçtiğini göstermektedir.
Eğer eğitim, sosyal medyanın dikkat çekme gücüyle birleşebilirse, milyonlarca insan için öğrenme bir zorunluluk değil, hayat boyu süren keyifli bir alışkanlık haline gelebilir.
Tavsiye Edilen Makaleler
Meraklı Çocuk Yetiştirmek – Evde ve Okulda Uygulanabilir Rehber
Eğlenceli Öğrenme – Çocuklarla Oynayacağınız Eğlenceli Sorular











