Kişisel Gelişim

Hızlı Öğrenen İnsanların 7 Alışkanlığı -Geleceğin En Değerli Becerisi Nedir?

Hızlı öğrenmek / Gelecekte bizi diğerlerinden ayıracak şey yalnızca ne bildiğimiz olmayabilir. Belki daha önemlisi, yeni bir şeyi ne kadar hızlı öğrenebildiğimiz olacak.

Çünkü teknoloji değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı bilgiler değerini kaybederken daha dün adını bile bilmediğimiz yeni beceriler ortaya çıkıyor. Böyle bir dünyada insanın yıllar önce öğrendikleriyle yetinmesi giderek zorlaşıyor.

Yeni dönemin üç önemli becerisi öne çıkıyor:

Öğrenmek, gerektiğinde eski bilgiyi bırakmak ve yeniden öğrenmek.

İyi haber şu: Hızlı ve kalıcı öğrenmek yalnızca yüksek zekâya bağlı değil. Öğrenme bilimi, nasıl çalıştığımızdan dikkatimizi nasıl kullandığımıza kadar bazı alışkanlıkların öğrenmenin verimliliğini artırabileceğini gösteriyor.

Peki hızlı öğrenenler neyi farklı yapıyor?

nöroplastisite - hafıza - hızlı okuma -iq - akıl - zihin

1. Yeniden Okumadan Önce Kendilerini Test Ederler

Bir kitabın altını çizmek, sonra tekrar tekrar okumak bize güçlü bir öğrenme hissi verebilir. Çünkü metin giderek tanıdık gelmeye başlar.

Fakat tanımak ile hatırlayabilmek aynı şey değildir.

Hızlı öğrenen kişi bir bölümü bitirdiğinde hemen başa dönüp yeniden okumak yerine kitabı kapatıp kendisine sormalı: “Az önce ne öğrendim?”, “Üç temel fikir neydi?”, “Bunu birisine anlatmam gerekse ne söylerdim?”

Buna retrieval practice — hatırlama pratiği deniyor. Roediger ve Karpicke’nin klasik deneyleri, bilgiyi bellekten geri çağırmaya çalışmanın uzun vadeli hatırlamada yalnızca yeniden çalışmaya göre önemli avantaj sağlayabildiğini gösteriyor.

Öğrenmenin en güçlü anlarından biri cevabı okuduğumuz an değil, cevabı hatırlamaya çalıştığımız andır.

hafıza gücü ve okuduğunu anlamaya katkısı

2. Öğrenmeyi Zamana Yayarlar

Sınavdan önce sekiz saat çalışmak mı, sekiz gün boyunca birer saat çalışmak mı?

Beyin genellikle ikinci seçeneği sever.

Buna spacing effect — aralıklı öğrenme etkisi deniyor.

Araştırmalar, öğrenme oturumlarını zamana yaymanın uzun süreli hatırlamayı güçlendirebildiğini gösteriyor. Üstelik öğrenilecek bilginin ne kadar süre hatırlanması gerekiyorsa uygun tekrar aralıkları da buna göre değişebiliyor.

Bu yüzden hızlı öğrenen kişi her şeyi tek oturumda zihnine doldurmaya çalışmaz.

Bugün öğrenir. Yarın hatırlamaya çalışır. Birkaç gün sonra tekrar eder. Bir hafta sonra yeniden kullanır.

Öğrenmenin düşmanı unutmak değildir. Bazen biraz unutup yeniden hatırlamak öğrenmenin kendisidir.

“Subject Pronouns” Nedir? Örnek Cümlelerle İngilizce Öğreniyorum

3. Tam Öğrenmeden Kullanmaya Başlarlar

Çoğumuz şöyle düşünürüz: “Önce iyice öğreneyim, sonra kullanırım.”

Hızlı öğrenenler ise çoğu zaman tersini yapar: Kullanarak öğrenirler.

Yeni bir dil öğreniyorsanız bütün grameri bitirmeden konuşmaya başlarsınız.

Yeni bir yazılım öğreniyorsanız bütün menüleri ezberlemeden küçük bir proje yaparsınız.

Sunum yapmayı öğreniyorsanız önce onlarca kitap okumak yerine kısa bir sunum hazırlarsınız.

İlk denemeleriniz kusurlu olabilir.

Fakat tam da bu kusurlar beyninize nerede eksik olduğunuzu gösterir.

Bu nedenle bazen öğrenmenin sırası: Öğren → Ustalaş → Kullan değil; Öğren → Kullan → Hata yap → Düzelt → Yeniden kullan olmalıdır.

mao - beyin, hafıza, matematik ve konsantrasyon, odaklanma, dha

4. Öğrendiklerini Kendi Kelimeleriyle Açıklarlar

Bir konuyu gerçekten öğrenip öğrenmediğinizi anlamanın basit bir yolu vardır:

Kitabı kapatın ve anlatın.

Ama kitaptaki cümlelerle değil.

Kendi kelimelerinizle.

Michelene Chi ve arkadaşlarının klasik çalışmalarında başarılı öğrenenlerin örnekleri yalnızca okumadıkları; onları açıklamaya, ilkelerle ilişkilendirmeye ve kendi anlayışlarındaki boşlukları fark etmeye daha fazla eğilimli oldukları görüldü.

Buna self-explanation — kendine açıklama deniyor.

Bir şeyi anlatırken takılıyorsanız, muhtemelen orada henüz tam öğrenmediğiniz bir bölüm vardır.

Bu nedenle öğretmek yalnızca başkasına bilgi aktarmak değildir.

Kendi bilginizin boşluklarını görmenin de yollarından biridir.

ZH - başarı - beyin

5. Cevaba Bakmadan Önce Tahmin Ederler

Bir soruyla karşılaştığımızda hemen cevaba bakmak rahatlatıcıdır.

Ama hızlı öğrenen kişi birkaç saniye bekler: “Acaba cevap ne olabilir?” Yanlış tahmin etse bile önce zihnini çalıştırır. Çünkü bilgiyi pasif biçimde görmek ile onu zihinden üretmeye çalışmak aynı şey değildir.

Bu nedenle bir eğitim videosunu izlerken bile zaman zaman durdurup: “Bundan sonra ne söyleyecek?” diye tahminde bulunabilirsiniz.

Bir kitabın bölüm başlığını gördüğünüzde “Bu bölümde ne anlatılabilir?” diye düşünebilirsiniz.

Cevabı bilmemek öğrenmeye engel değildir. Cevabı aramadan görmek bazen daha büyük engeldir.

beyin - konsantrasyon ve odaklanma - anlayarak okuma - akıcı okuma - sıfat nedir - mho

6. Benzer Konuları Karıştırarak Çalışırlar

Teniste yalnızca yüz kez aynı vuruşu çalışmak yerine farklı vuruşları karıştırmak…

Matematikte aynı türden yirmi soruyu arka arkaya çözmek yerine farklı problem türlerini birlikte çözmek…

Resim sanatında bir ressamın bütün tablolarını gördükten sonra diğerine geçmek yerine farklı ressamların eserlerini karşılaştırmak…

Bu yönteme interleaving — iç içe/geçişli çalışma deniyor.

İlk bakışta daha zor hissedilebilir. Çünkü beynin sürekli olarak “Şimdi hangi yöntem gerekli?” diye karar vermesi gerekir.

Fakat tam da bu zorluk, benzer kavramlar arasındaki farkları görmeyi ve hangi durumda hangi bilginin kullanılacağını öğrenmeyi destekleyebilir.

Kolay çalışma her zaman iyi öğrenme anlamına gelmez.

süper öğrenme - süper konsantrasyon - anlama - süper okuma

7. Noktaları Birleştirirler

Hızlı öğrenenlerin belki de en önemli alışkanlığı budur: Yeni bilgiyi zihinde yalnız bırakmazlar. Onu bildikleri başka şeylere bağlarlar.

Yeni bir psikoloji kavramı öğrendiğinizde: “Bunu eğitimde nerede görüyorum?”

Bir ekonomi ilkesi öğrendiğinizde: “Bu insan davranışlarıyla nasıl ilişkili?”

Bir nörobilim araştırması okuduğunuzda: “Bu öğrenme biçimimi nasıl değiştirebilir?” diye sorarsınız.

Bilgi çoğaldıkça önemli olan yalnızca zihindeki nokta sayısı değildir. Noktalar arasındaki bağlantı sayısıdır.

Bu nedenle gerçek öğrenme bazen yeni bir bilgi edinmek değil, yeni bilgi ile eski bilgi arasında daha önce görmediğimiz bir köprü kurmaktır.

Geleceğin Süper Gücü: Öğrenmeyi Öğrenmek

Teknolojinin çok hızlı değiştiği bir dünyada bugün öğrendiğimiz bazı bilgiler yarın eskiyebilir.

Fakat öğrenmeyi öğrenmiş bir insanın elinde çok daha dayanıklı bir beceri vardır.

Kendini test eder. Öğrenmeyi zamana yayar. Bilgiyi kullanır. Kendi kelimeleriyle açıklar. Cevabı görmeden önce düşünür. Benzer kavramları karşılaştırır. Ve öğrendiği her yeni bilgiyi eski bilgilerinin arasına bağlar.

Belki gelecekte en avantajlı insan, en fazla şeyi bilen insan olmayacak.

Bilmediği bir şeyle karşılaştığında onu nasıl öğreneceğini bilen insan olacak.

beyin temelli eğitimler ve süper öğrenme - bte

Tavsiye Edilen Makaleler

Bilgiye Ulaşmak Kolaylaşmasına Rağmen Öğrenmek Neden Zorlaştı?

Meraklı Olmak – Sıra Dışı Biri Olmak İçin Merak Etmeyi Yeniden Öğrenmek

Daha Hızlı Öğrenmek Mümkün mü?

 

Melik DUYAR

www.MrMemory.com
Başa dön tuşu