Aktif Okuma / Derin Anlama – Bir kitabı başından sonuna kadar okumak, onu gerçekten anladığımız anlamına gelir mi? Ne yazık ki hayır. Bazen sayfalar ilerler, gözler kelimeleri takip eder; fakat zihin metne katılmaz. Kitap biter ama düşüncemizde pek az şey değişir. Çünkü nitelikli okuma, kelimeleri görmekten daha fazlasıdır. İyi okur; metni sorgular, bağlantılar kurar, çıkarımlar yapar ve okudukları üzerine düşünür.
Aktif okuma ve derin anlama; soru sorma, yazarın amacını anlama, bağlantı kurma, çıkarım yapma, özetleme ve değerlendirme basamaklarından oluşur. Bunlar birbirinden kopuk teknikler değil, okuma eylemini derin öğrenmeye dönüştüren zihinsel süreçlerdir.
Okumak, Metne Soru Sormaktır
İyi okur, metni sessizce kabul etmez. “Yazar burada ne anlatıyor?”, “Bu iddianın dayanağı nedir?”, “Başka türlü düşünülebilir mi?” diye sorar. Sorular, zihni edilgenlikten kurtarır. Metin artık okunup geçilen bir nesne değil, karşılıklı konuşulan bir düşünce ortağı hâline gelir.
Soru sormayan okur, yazarın vardığı yere gider. Soru soran okur ise yazarın nasıl ve neden oraya vardığını da araştırır.
Yazarın Amacını Anlamak
Her metin bir amaçla yazılır. Yazar bazen bilgi vermek, bazen ikna etmek, bazen eleştirmek, bazen de okurun duygularını harekete geçirmek ister. Okurun görevi yalnızca “Ne anlatılıyor?” sorusuna değil, “Niçin anlatılıyor?” sorusuna da cevap bulmaktır.
Yazarın amacını fark etmek, metnin görünen yüzünün arkasındaki yönelimi anlamayı sağlar. Özellikle haberlerde, reklamlarda ve sosyal medya içeriklerinde bu beceri, bilgi ile yönlendirmeyi birbirinden ayırmak açısından son derece önemlidir.
Yeni Bilgiyi Eski Bilgiye Bağlamak
Anlam, bilgiler arasında ilişki kurulduğunda oluşur. Okuduğumuz bir düşünceyi yaşadığımız bir olayla, başka bir kitapla veya önceden bildiğimiz bir kavramla ilişkilendirdiğimizde öğrenme derinleşir.
İyi okur şu soruları sorar:
-
Bu bilgi bana neyi hatırlatıyor?
-
Daha önce okuduklarımla nasıl bir ilişkisi var?
-
Kendi hayatımda bunun bir karşılığı bulunuyor mu?
Bağlantı kurulmayan bilgi zihinde yalnız kalır; bağlantı kurulan bilgi ise düşünce ağının parçası olur.
Satır Arasını Okumak: Çıkarım Yapmak
Her düşünce metinde açıkça söylenmez. Bazı anlamlar kullanılan kelimelerde, verilen örneklerde veya söylenmeden geçilen ayrıntılarda gizlidir. Çıkarım yapmak, yazarın doğrudan söylemediğini metindeki ipuçlarından hareketle bulabilmektir.
Çıkarım kişisel tahmin değildir. Sağlam bir çıkarımın metinde mutlaka bir dayanağı olmalıdır. İyi okur, “Ben böyle hissettim” demekle yetinmez; “Metindeki şu ifade beni bu sonuca götürdü” diyebilir.
Özetlemek, Metnin Özünü Bulmaktır
Özetleme, metni kısaltmaktan ibaret değildir. Asıl düşünceyi ayrıntılardan ayırma becerisidir. Bir metni birkaç cümleyle anlatamıyorsak onu yeterince anlamamış olabiliriz.
Okuma sonrasında şu üç soruya cevap vermek güçlü bir özet oluşturur:
-
Metnin temel konusu nedir?
-
Yazarın ana düşüncesi nedir?
-
Bu düşünceyi destekleyen en önemli gerekçeler nelerdir?
Özet, okurun metinden ne aldığını gösteren zihinsel bir aynadır.
Okuma, Kendini de Sorgulamaktır
Derin okumanın son aşaması düşünmek ve değerlendirmektir: “Bu metin bana ne öğretti?”, “Hangi düşüncemi değiştirdi?”, “Nerede katılıyorum, nerede ayrılıyorum?”
Kitaplar yalnızca dünyayı anlatmaz; okura kendi zihnini de gösterir. İnsan bazen bir metni okurken yeni bir bilgiyle değil, daha önce fark etmediği bir düşüncesiyle karşılaşır. Bu nedenle yansıtıcı okuma, metni değerlendirdiğimiz kadar kendimizi de değerlendirdiğimiz bir süreçtir.
Sonuç: Derin Anlama İçin Düşünme Derinliği Gerekiyor
Aktif Okuma – Çok kitap okumak değerlidir; ancak okunan kitap sayısı tek başına zihinsel gelişmenin ölçüsü değildir. Bir kitabı kısa sürede bitirmek başarı sayılabilir, fakat asıl mesele kitabın bizde ne kadar devam ettiğidir.
Nitelikli okur sayfaları tüketmez; düşünceleri işler. Sorar, araştırır, bağlantı kurar, çıkarım yapar, özü bulur ve sonunda kendi anlayışını gözden geçirir. Böyle bir okuma; eleştirel düşünmeyi, yaratıcılığı, çözümleme becerisini ve empatiyi geliştirir. Kısacası;
Büyük okur, çok okuyan değil; okuduğuyla çok yönlü düşünebilendir. Kitap bittiğinde yalnızca son sayfaya ulaşmışsak okumuş oluruz; fakat yeni sorulara ulaşmışsak gerçekten öğrenmiş oluruz.
Tavsiye Edilen Makaleler
Okumak ve Anlamak – Harflerden Hakikate Okumanın Gizli Yolculuğu











