Empati Nedir – Empati, en yalın hâliyle, başkasının duygusunu kendi içimizde hissedebilme ve onu anlamaya çalışma yetisidir. Kelime kökeni Yunanca empatheiadan gelir; “içinde hissetmek” anlamını taşır. Ancak empati, yalnızca modern psikolojinin icadı değildir. İnsanlık tarihi boyunca, özellikle ahlâk, din ve hikmet geleneği içinde farklı isimlerle var olmuştur: Merhamet, diğerkâmlık, tefekkür, kalbî idrak…
İnsanın empati kurabilmesi, onun yalnızca akıl değil; kalp, vicdan ve sezgi sahibi bir varlık olduğunu gösterir. Nitekim insan, karşısındakini anlamaya çalıştığında sadece bilgi toplamaz; kendi benliğinin sınırlarını aşar. Bu yönüyle empati, insanı olgunlaştıran bir kabiliyettir.
Fakat her kabiliyet gibi empati de ölçüye; ölçülü davranışlara muhtaçtır.
1. Empati Nasıl Yaşanır? Günlük Hayattan Somut Örnekler
Empati çoğu zaman sessizdir. Büyük laflar etmez.
-
Bir öğretmenin, ders dinlemeyen öğrencisini “saygısız” olarak nitelemeden öncel, dersi dinlemiyor olmanın arkasındaki yorgunluğu ya da kırgınlığı fark etmesi empatik bir duruştur.
-
Bir anne-babanın, çocuğun öfkesini bastırmak yerine “öfkenin nereden geldiğini, kaynağını” sorması empatidir.
-
Bir yöneticinin, hatayı yalnızca cezalandırmak yerine şartları anlamaya çalışması empatiye dayanır.
Empati, “haklı çıkmak” değil, anlamaya yönelmektir.
Ancak burada kritik bir eşik vardır:
Empati, başkasını anlamak içindir; kendinden vazgeçmek için değil.
2. Empatlar: Duyguyu Yoğun Hisseden İnsanlardır.
Bazı insanlar vardır ki empati onlar için bilinçli bir tercih değil, fıtrî bir yatkınlıktır. Günümüzde bu kişiler “empat” olarak adlandırılmaktadır.
Empatlar:
-
Başkalarının duygularını kolayca sezer.
-
Ortamdaki gerilimi hemen hisseder.
-
Başkasının acısını kendi acısı gibi yaşayabilir.
Bu özellik, doğru yönetildiğinde yüksek bir ahlâk ve şefkat kapasitesi doğurur. Yanlış yönetildiğinde ise ciddi riskler barındırır. Bu riskler:
-
Duygusal tükenmişlik
-
Sürekli suçluluk hissi
-
Kendini ihmal etme
-
Sınır koyamama
-
Başkasının yükünü taşırken kendi ruh sağlığını kaybetme
İşte bu noktada empati, fazilet olmaktan çıkıp yük hâline gelir.
3. Şefkat ile Empati Arasındaki İnce Fark
Empati ve şefkat sıkça birbirine karıştırılır; oysa aralarında önemli bir fark vardır.
-
Empati, “senin hissettiğini hissediyorum” demektir.
-
Şefkat, “sana zarar vermeden, seni iyiliğe taşıyacak olanı istiyorum” demektir.
Empati daha çok duygu merkezli, şefkat ise hikmet merkezlidir.
Şefkat:
-
Sınır bilir.
-
Ölçülüdür.
-
Uzun vadeyi gözetir.
-
Kişiyi bağımlı kılmaz.
-
Acıyı kutsamaz, iyileşmeyi hedefler.
Bu yüzden her empatik davranış şefkatli olmayabilir;
ama hakiki şefkat, empatiyi aşan bir bilgelik ister.
4. Aşırı Empati: İyilik Niyetinin Zarar Üretmesi
Empati nedir?
Aşırı empati, ilk bakışta ahlâkî bir üstünlük gibi görünür. Oysa çoğu zaman sonuçları itibariyle zarar üretir.
-
Sürekli anlayan ama yönlendirmeyen,
-
Hep hak veren ama sınır koymayan,
-
Acıyı dindirmek yerine acının içinde kalan,
-
Karşısındakinin sorumluluk almasını engelleyen bir tutum…
Bu hâl, kişiyi güçlendirmez; zayıflatır.
Yardım edilen kişi, kendi ayağı üzerinde durmayı öğrenemez.
Empati gösteren kişi ise zamanla tükenir.
Burada çok kritik bir ilke devreye girer:
Allah’ın merhametinden fazla merhamet edilmez.
Bu cümle, merhameti sınırlamak için değil; merhameti hikmetle yönlendirmek içindir.
5. İlâhî Merhamet ve İnsan Merhameti Arasındaki Ölçü
İlâhî merhamet:
-
Adaletle beraberdir.
-
Terbiye edicidir.
-
Sonucu gözetir.
-
İnsanı sorumluluktan azat etmez.
İnsan merhameti ise çoğu zaman:
-
Anlık duygularla hareket eder.
-
Acıyı hemen dindirmek ister.
-
Sonucu hesaba katmaz.
Bu yüzden insan, “merhamet ediyorum” derken hikmeti devre dışı bırakırsa, iyilik zannıyla kötülüğe kapı aralayabilir.
Hakiki merhamet:
-
Acıyı anlamakla yetinmez.
-
Gerekirse zor olanı söyler.
-
Gerekirse mesafe koyar.
-
Gerekirse “hayır” der.
6. Sonuç: Empatiyi Şefkatle, Şefkati Hikmetle Taçlandırmak
Empati Nedir?
Empati, insan olmanın zarif bir tezahürüdür.
Ama tek başına yeterli değildir.
Empati:
-
Şefkatle dengelenmeli,
-
Şefkat hikmetle yönetilmeli,
-
Hikmet ise ilâhî ölçüyle hizalanmalıdır.
Aksi hâlde insan, başkasını kurtarmaya çalışırken kendini kaybeder.
Gerçek olgunluk şudur:
Hissetmek ama boğulmamak, anlamak ama savrulmamak, merhamet etmek ama ölçüyü kaybetmemek.
İşte bu, insanı hem insan yapan hem de insanı ayakta tutan denge noktasıdır.
-
Decety, J., & Jackson, P. L. (2004). The functional architecture of human empathy. Behavioral and Cognitive Neuroscience Reviews, 3(2), 71–100.
-
Batson, C. D. (2011). Altruism in Humans. Oxford University Press.
-
Bloom, P. (2016). Against Empathy: The Case for Rational Compassion. Ecco / HarperCollins.
-
Singer, T., & Klimecki, O. M. (2014). Empathy and compassion. Current Biology, 24(18), R875–R878.
-
Figley, C. R. (1995). Compassion fatigue: Coping with secondary traumatic stress disorder. Brunner/Mazel.
-
Eisenberg, N., & Miller, P. A. (1987). The relation of empathy to prosocial and related behaviors. Psychological Bulletin, 101(1), 91–119.
-
Gerdes, K. E., Segal, E. A., & Lietz, C. A. (2010). Conceptualising and measuring empathy. British Journal of Social Work, 40(7), 2326–2343.
-
Goetz, J. L., Keltner, D., & Simon-Thomas, E. (2010). Compassion: An evolutionary analysis and empirical review. Psychological Bulletin, 136(3), 351–374.
-
Gilbert, P. (2009). The Compassionate Mind. Constable & Robinson.
-
Rifkin, J. (2009). The Empathic Civilization. Polity Press.













