Yapay Zeka ve Tahmin Gücü / İnsanlık tarihi boyunca insanlar geleceği öğrenmek istemiştir. Bir zamanlar bu ihtiyacı kâhinler, astrologlar ve falcılar karşılıyordu. Günümüzde ise bu rolü büyük veri sistemleri, algoritmalar ve yapay zekâ üstlenmeye başladı. Oxford Üniversitesi filozoflarından Carissa Véliz, TED konuşması “Beware the Power of Prediction”da önemli bir soruya dikkat çekiyor:
Yapay zeka gerçekten geleceği mi tahmin ediyor, yoksa geleceği şekillendiriyor mu?
Modern algoritmalar artık yalnızca ne satın alacağımızı değil, hangi işe alınacağımızı, kredi alıp alamayacağımızı, hatta suç işleme riskimizin olup olmadığını bile tahmin etmeye çalışıyor. İlk bakışta bu sistemler hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de, beraberinde ciddi etik sorunlar getiriyor.
Tahminler Nasıl Kendi Gerçekliğini Üretir?
Bir hava durumu tahmini yağmur yağacağını söylediğinde, bu tahmin havanın gidişatını değiştirmez. Çünkü ilim maluma tabidir, yani bilmek eylemi bilinene bağlıdır. Ancak insanlar hakkındaki tahminler farklıdır.
Örneğin bir banka algoritması, bir kişinin kredi borcunu ödeyemeyeceğini öngörsün. Bu tahmin nedeniyle kredi verilmez. Sonuçta kişinin ekonomik fırsatları azalır. Böylece gerçekleşen sonuç, kişinin davranışlarından değil, onun hakkında yapılan tahminden kaynaklanmış olur.
Psikolojide buna “kendini gerçekleştiren kehanet” denir. İnsanlar hakkında yapılan tahminler bazen yalnızca geleceği açıklamaz; geleceğin oluşmasına da neden olur.
Veriyi Elinde Tutanlar Yeni Güç Sahipleri mi?
Véliz’e göre tahmin gücü aynı zamanda bir iktidar gücüdür. Çünkü bir insan hakkında ne kadar çok veri toplarsanız, onun davranışlarını öngörme kapasiteniz de o kadar artar.
Bugün teknoloji şirketleri ve bazı kurumlar insanların:
-
Alışveriş alışkanlıklarını,
-
Sosyal ilişkilerini,
-
Seyahat tercihlerini,
-
İnternet davranışlarını,
-
Sağlık verilerini
toplayarak gelecekteki davranışları hakkında tahminler üretmektedir.
Sorun şu ki, bu tahminlerin nasıl yapıldığını çoğu zaman bilmiyoruz. Kararları veren görünmez algoritmalar, insanların yaşamını etkileyen yeni otoriteler haline gelebiliyor.
Algoritmalar Yanılmaz mı?
Yapay Zeka ve Tahmin Gücü / Toplumda yaygın bir inanış vardır: Bilgisayarlar objektiftir.
Oysa algoritmalar da insanlar tarafından tasarlanır ve insanların önyargılarını taşıyabilir. Eğer algoritma geçmişteki hatalı verilerle eğitilmişse, gelecekte de benzer hataları tekrar edebilir.
Bir işe alım sistemi belirli bir grubu geçmişte daha az tercih edilmiş veriler üzerinden değerlendiriyorsa, gelecekte de aynı ayrımcılığı sürdürebilir.
Bu nedenle yapay zekâ yalnızca teknik bir konu değil; aynı zamanda adalet, özgürlük ve insan hakları meselesidir.
İnsan Özgürlüğü Tahmin Edilebilir mi?
Yapay Zeka ve Tahmin Gücü / Konuşmanın en güçlü mesajlarından biri şudur:
İnsanlar istatistik değildir.
Her insan değişebilir, gelişebilir ve beklenmeyen kararlar alabilir. Bir algoritma geçmiş davranışlarımıza bakarak geleceğimizi tahmin etmeye çalışabilir; ancak insan olmanın özü tam da bu tahminleri bozabilme kapasitesinde yatar.
Eğer insanlar yalnızca olasılıklardan ibaret görülürse, özgür irade kavramı zayıflamaya başlar. Oysa insanın değeri, geçmişinin esiri olmamasında yatar.
Sonuç: Geleceği Tahmin Etmek ile Geleceği Belirlemek Aynı Şey Değildir
Yapay Zeka ve Tahmin Gücü / Carissa Véliz’in uyarısı son derece önemlidir:
Teknoloji geliştikçe tahmin sistemleri daha güçlü hale geliyor. Ancak bu güç denetlenmezse, insanlar yaptıkları şeylere göre değil, yapabilecekleri varsayılan şeylere göre yargılanmaya başlanabilir.
Gelecek henüz yazılmış değildir. Algoritmalar olasılıkları gösterebilir; fakat insan hayatını kesin kurallara dönüştürmemelidir. Çünkü özgürlük, tam da tahmin edilemeyen seçimler yapabilme yeteneğimizde saklıdır.
Tavsiye Edilen Makaleler
Yapay Zeka Eğitimi – Çocuğunuz Gelecekte Neden Bir Mucit Olmasın?
Beynin Tahmin Sistemi – Sayısız Olasılık İçinden Doğru Seçimi Nasıl Yapıyoruz?











