Kişisel GelişimÖğrenme ve Eğitim

Sınıf Yönetimi – Sınıfla Uyum Oluşturmak İçin 9 İpucu

Sınıf Yönetimi – Öğretme, verilen bilgileri kullanarak, öğrencilerin kendi deneyimleriyle öğrenmelerini sağlama sanatıdır. Bunu anlayan çok fazla öğretmen olduğu gibi, henüz anlamayan da çok fazla öğretmen de var. Örneğin, sınıfta, dersleri sürekli olarak kendi etrafında toplanmış istekli ve soru soran öğrencilerle canlı olarak işleyenler de var, öğrencilerinden hiçbir tepki gelmeksizin kendi kendine konuşup duran, kuzuların sessizliği içinde dinlenilen öğretmenler de var. Siz de bu öğretmenlerden biriyseniz, size garanti veriyorum, öğrencileriniz dersinize karşı ilgiyi kaybedecekler!

Sınıfta işinizi kolaylaştıracak, sınıfla güven ortamı içinde, öğrenciyle yakınlık kurup uyum oluşturmaya yönelik tekniklerin uygulanması önemlidir.

Sınıf ile özel samimi ortam oluşturmak, samimi bir ortam doğurur; bu da öğrencilerinize soru sorma konusunda güven verir. Sınıfınıza değer katar ve herkesi çalışmalarına odaklanmaya teşvik eder. En önemlisi, öğrencilerinize, sizinle ‘yüzleşme’ ve fikirlerini paylaşma cesareti verir.

Öğretmenler öğrencileri ne için hazırlıyor; dünyaya çıkmak, görünür olmak ve inandıkları gerçekleri cesurca ortaya koymak için hazırlıyorlar.

Bu konuda; sınıf yönetiminde, öğrencileri mutlu bir geleceğe hazırlamada iyi bir öğretmen olduğunuzu kanıtlayan ipuçlarına bir bakalım:

Mega Mental Aritmetik - Çocuklar için Konsantrasyon ve Zeka Eğitimi

İpucu # 1: Sandviç yöntemini kullanın

Sınıf Yönetimi – Bu tekniğe ‘sandviç yöntemi’ diyorum. Bunun üç adımı var. Öğrencilere geri bildirimde bulunurken, aynı hataları tekrarlamalarından kaçınmalarını istiyorsak, nazik ve aynı zamanda dürüst olmalıyız. Peki, bunu sağlamanın en iyi yolu nedir?

Yapıcı eleştiri için sandviç yöntemi, olumlu bir açıklama ile başlar, dürüst eleştirel yorumla devam eder ve olumlu bir açıklama ile biter. Burada hamburgerin alt ve üst ekmek kısımları iyi açıklamaları temsil ederken, ortasına konulan salam veya peynir (vejetaryen ise) kısmı eleştiriyi temsil eder.

Örneğin, sınıfta öğrencilerinizden birinin yazı yazmada aynı hataları tekrar tekrar yaptığını düşünelim. “makine” yerine “makina”, “ara sıra” yerine “arasıra” gibi yazım hataları yapmaktadır.

Ona geri bildirimde bulunduğunuzda şöyle bir şeyle başlayabilirsiniz: ‘Tüm bu güzel kağıdı kendin yazmayı çok iyi başardın; ama “makine” ile “makine” kelimelerini karıştırdığını fark ettim. Sınıfımda böyle zeki ve çalışkan bir öğrenciye sahip olduğum için gurur duyuyorum!”

İpucu # 2: Kendiniz olun

Sınıf Yönetimi – Herkes öğretmen olmak zorunda değildir. Bazı karakterler gerçekten öğretmenlik mesleğine uygun olmayabilir. Siz de bir şekilde öğretmen olduysanız, sevmediğiniz bu mesleğe bağlı kalmanın bir anlamı yoktur. Öğretmenlik dışında, diğer iş alanlarında, başarısız olsanız da bu, muhtemelen çevrenizdeki insanlar tarafından fark edilmeyecektir. Unutmayın ki, öğrenciler öğretmeyi sevip sevmediğinizi ve sizin öğretmenlik ruhuna sahip olmadığınızı yakından görebilirler.

“Öğretmenlerin duygusal yaşamlarının özellikleri: Öğretmenlerin gerçek, sahte ve gizli duygularının nicel bir araştırması” başlıklı makalelerinde Taxer ve Frenzel (2015) başarılı öğretimin anahtarını, kim olduğunuza sadık kalmak ve kendi değerlerinizle yaşamak olarak tanımlamışlardır.

İyi öğretmenlerin gülümsemeleri içtendir, taklit yapamaz. Öğretmekten, defalarca anlatmaktan bıkmaz, usanmaz. Öğrencilerine “of, yeter!” demez.

İyi öğretmen, öğrencileri ile etkileşime girmekten zevk alır ve sürekli olarak onlarla güçlü bağlantılar kurmaktan hoşlanır.

İyi öğretmen, kendisini rahatsız bir duruma sokmaktan korkmayan bir kişidir. Kendisi olmaktan vazgeçmeyeceği için her şeyi öğrencileriyle paylaşma isteğinden gurur duyar.

İpucu # 3: Öğrencilerinizin ilgi alanlarını bulun

Sınıf Yönetimi – Öğrencilerle bağlantı kurmakla ilgileniyorsanız, öğrencilerinizi daha iyi tanımalısınız. Hobilerini ve tutkularını anlamanıza yardımcı olacak etkinlikler oluşturun ve öğrencileri size yakınlaştırmak için bunları kullanın. Örneğin, onları motive edici, öğretici veya hayatı tanıtıcı bir film izletin. Sonra film konusu hakkında konuşun. Neleri sevdiklerini ve neyi sevmediklerini analiz edin ve eylem hakkındaki görüşlerini dinleyin. Karakterler hakkında ne düşündüler? En çok kimi tanıyorlar ve neden?

İpucu # 4: Ders dışı etkinliklere katılın

Sınıf Yönetimi – Bazen öğrencilerimiz sizi sınıf dışındaki farklı etkinliklere davet edebilirler. Bu, harika bir öğrenci-öğretmen uyumuna doğru büyük bir adımdır; öğrenmeyi onlar için daha anlamlı hale getirmenin harika bir yoludur. Gerekli zamanınız varsa, gitmekte tereddüt etmeyin. Bunu yapmanız ‘tuhaf’, ‘garip’ veya ‘olağandışı’ değildir.

Aileler öğrencilerin okulda nasıl davrandıklarında büyük rol oynamaktadır; onları öğretim stratejinize dahil edin.

İpucu # 5: Saygı

Sınıf Yönetimi – Saygı temelli öğretmen-öğrenci ilişkileri ortaokul ve lise öğrencileri için ilkokul öğrencileri kadar önemlidir. Olumlu ilişkiler öğrencilerin motivasyonunu ve öğrenmeye katılımını teşvik eder. Sınıfta önemli bir saygı biçimi, birisi sınıftan her girip-çıktığında ‘merhaba’ veya ‘hoşçakal’ demek olabilir. İlk önce siz gidiyorsanız, “Hoşçakalın, sizi özleyeceğim!”  demelisiniz. Bu öğrencilerin varlıklarının sınıfta gerekli olduğunu hissetmelerini sağlar. Bu detay küçük olmasına rağmen sevgili öğrencilerinizle daha iyi bir bağlantı kuracaktır.

İpucu # 6: Günlük yaşam dersleri   

Sınıf Yönetimi – Akıllı tartışmalar yaparak bir konuyu öğrencilere öğretmek harika bir yoldur, ama gerçek hayatı  unutmayın. Öğrencilerinizin hayat derslerini farklı etkinlikler yoluyla öğretmek son derece değerlidir. Son derece önemli olan duygusal zekalarını geliştirir. İnsanların duygularını farklı konularda paylaşmaları için sabah toplantıları ayarlayabilirsiniz. Her günün sonunda, yaptıkları en önemli işlemleri vurgulamalarını sağlayabilirsiniz. Samimi kalın ve duygularıyla da dürüst olun.

İpucu # 7: Sınıf içinde eğlenceli olun

Öğrenciler eğlenceli olabilir, bu yüzden bir şeyler öğrenmelerini istiyorsak, oyunlarını oynamalıyız. Oyun alanında oyun saklambaç demeyi söylemiyorum – rastgele gerçekler sormak veya onlara komik hikayeler anlatmaktan bahsediyorum. Eğlenceli bir oyun yapmak bile iyi bir fikir olabilir.

Sınıf Yönetimi – Çocuklarla konuşurken hayal gücü esastır. Size bildikleri en ilginç kahraman hikayelerini anlatmalarını sağlayın ve onlara bu hikayeler hakkında değiştirecekleri bir şey olup olmadığını sorun. Cevabınız evet ise, bu değişikliği sizin için çizmelerini isteyin. Ya da öğrenci daha büyükse, bu konuda bir kompozisyon yazmasını sağlayın. Yazarken hata yaparlarsa, asla cezalandırmayın. Sandviç yöntemini kullanın ve onlara yapıcı eleştiri sunun. Elbette bir öğretmenin görevlerini yerine getirirken sınıfta bir çocuk gibi oynak olun.

İpucu # 8: Zihinleri okuyamazsınız

Sınıf Yönetimi – Hemen söyleyelim; varsaymak bir ön yargıdır. Belirli bir öğrencinin davranışına bir anlam vermediğinizde hemen sorun; sakın varsaymayın. Bu, öğretmenlerin yaptığı çok yaygın bir hatadır ve yanlıştır. Öğrencilerinizin kitaplarını masalarına vurduklarını, çünkü size kızgın olduklarını var sayarsak veya ‘ödevlerini video oyunları oynadıkları için yapmadılar’, şeklinde düşünmeniz veya varsaymanız onlarla olan ilişkiniz açısından çok zararlıdır.

Onlara her zaman neden belirli bir şekilde tepki verdiklerini sorun ve sorunlarını anlamak için açık fikirli olun. Ciddi sorunları varsa (belki aile ile ilgili), harekete geçtiğinizden emin olun.

İpucu # 9: Aileleriyle bağlantı kurun

Sınıf Yönetimi – Aileler, öğrencileriyle ilgili olarak okulda önemli bir role sahiptirler. O halde aileleri öğretim stratejinize dahil edin. Bizde tersine olan bir olay vardır; öğretmenler çocukların evlerinden davet beklerler. Oysa ABD gibi ülkelerde öğretmen kendi bahçesinde veya evinde bir barbekü daveti verir, aileleri davet eder ve öğrencileri hakkında onlarla sohbet eder.

Bizde öğrenci hakkında konuşmak için veli okula davet edilir. Oysa veliye neden ziyarete gidilmesin? Onlarla tanışmanız için ailelerini getirmelerini isteyin. Bu, ‘perdelerin arkasındaki‘ insanlarla bağ kurmanın ve öğrencilerdeki belirli davranışların nereden geldiğini anlamanın harika bir yoludur.

Sonuç Olarak

Sınıfta güven ve uyum oluşturmak öğretmen olmak için çok önemlidir. Konuda uzmanlaşmak yeterli değildir; duygularınıza hakim olmanız ve kendinizi öğrencilerinizin önünde açmanız gerekir. Açık fikirli olmalısınız ve asla kaybetmekten korkmamalısınız. Öğrencilerinizin kendilerine ve kendinize olan güvenleri kabul, geniş görüşlülük ve ilgiden gelir. Bu duygular ilk başta tek taraflı olabilir, ancak zaman geçtikçe öğrencileriniz daha fazla dahil olmaya başlar.

Yazar: Lamia Tontu Sarıpınarlı – Mega Hafıza Eğitim Koordinatörü & Master Eğitmen – www.MegaHafıza.com

Neden İngilizce Öğrenemiyoruz? Neden İngilizce Konuşamıyoruz?

İngilizce Kelime Hafızası – İngilizce Kelimeleri Unutmamak İçin Ne Yapmalısınız?

Başa dön tuşu
Kapalı