Öz Güvenin Ayarı / “Bu işi iki saatte bitiririm.” Akşam olur, dosya hâlâ açıktır. “Toplantıda kendimi iyi ifade edemem.” Toplantı biter, söyledikleriniz kararın yönünü değiştirmiştir. Birinde kendinize fazla, diğerinde gereğinden az güvenmişsinizdir. Peki, bir sonraki denemede hangi tahmine inanacaksınız?
Yetişkinlikte kendimizi değerlendirmek için çoğu zaman duygularımıza başvururuz: Rahat hissediyorsak hazırız, kaygılıysak yetersiziz. Oysa kendimizden emin olmakla haklı olmak, kaygılanmakla başarısız olmak aynı şey değildir. Öz güvenin ayarını yapmak, kendimizi sürekli övmek veya eleştirmek yerine tahminlerimizle sonuçlarımız arasındaki ilişkiye bakmayı gerektirir.
“Başarılıyım” derken neyi ölçüyoruz?
Öz güvenin ayarı / Bir işi bitirmek, o işi iyi yapmak ve başkalarından daha iyi yapmak farklı değerlendirmelerdir.
“Raporu zamanında teslim ettim” somut bir sonuçtur. “Rapor çok iyiydi” demek için doğruluk, açıklık ve kullanılabilirlik gibi ölçütler gerekir. “Bu işi herkesten iyi yaparım” iddiası ise diğer insanların performansını da bilmeyi gerektirir.
Moore ve Healy, aşırı güven araştırmalarında üç ayrı durumu ayırır: Kendi performansını olduğundan yüksek değerlendirmek, kendini başkalarına göre fazla üstün görmek ve inançlarının doğruluğundan gereğinden fazla emin olmak. Bu ayrım, “Öz güvenim yüksek” cümlesinin tek başına pek açıklayıcı olmadığını gösterir. Kaynak
Kendinizi değerlendirirken önce soruyu netleştirin: Neyi yapabildiğimi söylüyorum ve bunu hangi sonuca dayandırıyorum?
Tahmininizi sonuçtan önce yazın
Öz güvenin ayarı / Sonuç ortaya çıktığında geçmişteki beklentimizi yeniden yorumlamak kolaydır. İş gecikince “Zaten yetişmeyeceği belliydi” deriz; iyi sonuç alınca “Ben başından beri emindim” diye düşünürüz. Bunu önlemenin pratik yolu, beklentiyi önceden kaydetmektir.
Küçük bir tahmin–sonuç defteri tutabilirsiniz:
| Görev | Önceden yaptığım tahmin | Gerçekleşen sonuç |
|---|---|---|
| Haftalık raporu hazırlamak | Üç saatte tamamlarım. | Beş saat sürdü. |
| Sunum yapmak | Soruların çoğuna cevap veremem. | Altı sorudan beşini yanıtladım. |
| Yeni programı kullanmak | Yardım almadan yapabilirim. | İki aşamada destek gerekti. |
Bu kayıtlar kişiliğinize not vermez. Belirli görevlerde kendinizi ne kadar doğru değerlendirdiğinizi gösterir.
Üç kez süreyi az tahmin ettiyseniz “Ben başarısızım” sonucuna değil, “Planlama yaparken görünmeyen işleri hesaba katmıyorum” sonucuna ulaşabilirsiniz. Düzeltilebilecek olan da budur.
Fazla güven kadar az güven de incelenmeli
Kendine az güvenen kişi, başarılı olduğu görevleri “Kolaydı”, “Şansım yaver gitti” veya “Birileri yardım etti” diye açıklayabilir. Bunların bazen doğruluk payı vardır. Ancak her olumlu sonucu kendinizden uzaklaştırırsanız beceriniz hakkında eksik bir tablo oluşturursunuz.
Örneğin bir çalışan, toplantılarda konuşamayacağını düşünüyor fakat hazırlık yaptığı dört toplantıda da görüşünü açıkça ifade edebiliyor. Burada “Hiç kaygılanmamalıyım” demesi gerekmez. Daha doğru değerlendirme şudur: “Kaygı duyuyorum ama hazırlık yaptığımda konuşabiliyorum.”
Bu cümle, hem güçlüğü hem beceriyi kabul eder. Bir sonraki adımı da gösterir: Hazırlığı sürdürmek.
Aynı şekilde fazla güvenen kişinin her iddiasından vazgeçmesi gerekmez. “Bu işi kesin yaparım” yerine “Benzerini yaptım; yeni bölüm için desteğe ihtiyacım olabilir” demesi yeterli bir başlangıçtır.
Tek sonuçla hüküm vermeyin
Bir sunumun kötü geçmesi bütün sunum becerinizi, bir satışın gerçekleşmesi de bütün satış yeteneğinizi açıklamaz. Sonuçta sizin hazırlığınızın yanında görevin güçlüğü, başkalarının kararları ve beklenmedik koşullar da rol oynayabilir.
Bu nedenle kayıtları benzer görevler arasında karşılaştırın. Şu sorulara bakın:
-
Süreyi hangi işlerde sürekli kısa tahmin ediyorum?
-
Hangi görevlerde beklediğimden iyi sonuç alıyorum?
-
Başarılı olduğumda hangi hazırlıkları yapmış oluyorum?
-
Çok emin olduğum hâlde yanıldığım durumların ortak özelliği ne?
Amaç, bütün hayatınıza tek bir öz güven puanı vermek değildir. Yazılı iletişimde güçlü, zaman planlamasında zayıf, yeni teknoloji kullanırken başlangıçta temkinli olabilirsiniz. Güveninizin de bu farklılıklara göre değişmesi makuldür.
“Eminim” yerine derecesini söyleyin
Öz güvenin ayarı / Her tahmini kesinlik diliyle kurmak zorunda değilsiniz. “Büyük olasılıkla”, “Henüz yeterli bilgim yok” veya “Bu koşul gerçekleşirse” ifadeleri düşüncenizi daha açık hâle getirebilir.
İsterseniz tekrar eden, sonucu gözlenebilen durumlarda olasılık da yazabilirsiniz. Ancak yüzde 80 ihtimal verdiğiniz tek bir olayın gerçekleşmemesi, tahmininizin mutlaka yanlış olduğu anlamına gelmez. Böyle değerlendirmeler, çok sayıda benzer tahminin sonuçlarına bakmayı gerektirir.
Bir jeopolitik tahmin araştırmasında olasılık eğitimi, ekip çalışması ve performans takibinin tahmin kalitesini geliştirebildiği görüldü. Bu bulgu, günlük hayatımızdaki basit bir defterin aynı etkiyi garanti ettiğini söylemez; fakat güvenin kanıtlarla güncellenebilen bir değerlendirme olduğunu hatırlatır. Kaynak
Bu hafta üç görev seçin. Başlamadan önce beklediğiniz sonucu, bitirdikten sonra gerçekleşeni yazın. Ardından tek bir soruya cevap verin: “Bir sonraki tahminimde neyi değiştireceğim?”
Öz güveniniz böylece yalnızca sizi cesaretlendiren bir ses olmaktan çıkar; nerede ilerleyebileceğinizi, nerede hazırlanmanız ve nerede yardım istemeniz gerektiğini gösteren bir rehbere dönüşür.
Kaynaklar
- Moore, D. A. ve Healy, P. J. (2008). The Trouble With Overconfidence. Psychological Review.
- Mellers, B. ve diğerleri (2014). Psychological Strategies for Winning a Geopolitical Forecasting Tournament. Psychological Science.
Tavsiye Edilen Makaleler
Öz Güven – “Yapamam” deme, “Yapabilirim” De; Yapıcı Dili İnşa Et!
Başarılı ve Özgüveni Yüksek Çocuk Yetiştirmek İçin 7 Stratejik Övgü












