NöroKoçlukta İlişki Dinamikleri – Geleneksel koçluk, bireyin potansiyelini açığa çıkarmaya odaklanırken, bunu çoğunlukla söylem, soru-cevap ve davranışsal değişim üzerinden yürütür. Ancak koçluk sürecine nörobilimsel araçlar ve ölçümlerle bakmak, bu etkileşimin çok daha derin katmanlarını ortaya çıkarma potansiyeli taşır.
NöroKoçlukta İlişki Dinamikleri konusunda 2023’te yayımlanan pilot bir araştırma, koç ve danışan arasındaki duygusal ve ilişkisel dinamikleri nörofizyolojik göstergelerle değerlendirme olanağı sundu; böylece koçluk etkinliğini sadece yüzeysel ifadelerle değil, beynin gerçek zamanlı tepkileriyle anlamayı hedefledi.
Nörokoçlukta İlişki Dinamikleri hakkındaki bu yaklaşım, ilişki kalitesinin koçluk sonuçları üzerindeki etkisini uzun süre bilişsel ve psikolojik düzeyde kabul etmekle birlikte, ölçülebilir bir niteliğe kavuşturmayı amaçlıyor; yani koçluk sürecini “ölçülebilir duygusal ve bilişsel değişim” perspektifine taşımayı.
Nörobilimsel Perspektiften Koçluk ve İlişki
Nörokoçlukta İlişki Dinamikleri – Koçluk ve psikoterapi gibi profesyonel destek ilişkileri arasında en önemli ayrımlardan biri, koçluğun yönlendirmeden ziyade potansiyel açma odaklı olmasıdır. Koç, danışana ne yapacağını söylemek yerine, onun kendi çözümlerini keşfetmesine olanak tanır; bu süreçte güven, özerklik, sorumluluk ve bilinç bir bağlam oluşturur.
Söz konusu araştırmada, koçluk oturumları üç farklı faza ayrılarak incelenmiştir:
- İlişki kurma ve hedef tanımlama fazı
- Derinlemesine içsel keşif ve bilişsel farkındalık
- Öz farkındalıkla sonuçlanmış çözüm ve uygulama aşaması
Bu üç faz, danışanın ilişkiye ne kadar yatırım yaptığı, koçla bağın gücü ve duygusal-bilişsel etkileşimin kalitesi açısından farklı nörofizyolojik tepkiler üretir.
Nörofizyolojik Ölçütlerle İlişki Dinamiklerinin İzlenmesi
Araştırmada kullanılan EEG (elektroensefalografi) tabanlı göstergeler — valans (duygusal yönelim), uyarılma (arousal) ve katılım (engagement) — koç-danışan ilişkisinin üç fazı arasında farklılık gösterdi. Bu farklar, ilişki seviyesinin sabit olmadığını, zaman ve fazlara göre değiştiğini gösterdi.
Örneğin:
-
Birinci faz (ilişki kurulurken) bilişsel uyarılma ve katılım göstergeleri görece yüksekti — bu, koç ve danışanın ilk etkileşimde ilişki kurma ve güven temelli aktivasyon yaşadığını düşündürüyor.
-
İkinci faz (derin içsel çalışma) duygusal bağ ve katılım göstergelerinde düşüş gösterdi — bunun nedeni danışanın içe odaklanması ve dışsal ilişki bağının geçici olarak zayıflaması olabilir.
-
Üçüncü faz (çözüm ve farkındalığa ulaşma) yeniden artan ilişki göstergeleriyle, yeniden bağlanma ve uygulanabilir farkındalık sürecinin başladığını işaret etti.
Bu bulgular, koçluk ilişkisinin tek bir statik ilişki değil, dinamik bir duygusal ve bilişsel süreç olduğunu ortaya koyar. Hem koçun hem danışanın anlık nörofizyolojik durumlarının eş zamanlı ölçülmesi, bu bağın gücünü ve evrimini izlemeye olanak sağlar.
Koçluk Etkinliğinin Yeniden Çerçevelenmesi
Nörokoçlukta İlişki Dinamikleri – Bu nörobilim temelli yaklaşımın en önemli katkılarından biri, koç-danışan ilişkisinin koçluk başarısındaki rolünü ölçülebilir hale getirmesidir. Geleneksel değerlendirme araçları çoğu zaman anket, öz-bildirim veya gözlemsel değerlendirmeyle sınırlıyken, bu model duygusal değerlilik, bilişsel katılım ve uyarılma değişkenlerini doğrudan beyin ve fizyolojik sinyallerden elde eder.
Bu da şu iki önemli avantajı yaratır:
- İlişkinin derinliği ve etkinliği hakkında objektif gösterge sunar,
- Koçluk sürecindeki belirli fazlardaki ilişkisel değişikliği takip etmeye imkân verir.
Bu, özellikle kariyer gibi karmaşık geçiş süreçlerinde (örneğin okul-iş hayatına geçiş gibi) danışanın duygusal ve bilişsel durumunu adım adım izlemek için değerli bir araç olabilir.
Uygulama ve Gelecek Araştırma Alanları
Bu pilot çalışma sonuçları:
- Nörofizyolojik ölçümlerin koçluk ilişkisine dair iç görü sağlayabileceğini,
- Farklı koçluk yaklaşımlarının ilişkisel dinamiklere etkisini tespit edebileceğini,
- Ve bu yöntemlerin hem bireysel hem kurumsal koçluk programlarında kullanılabileceğini gösteriyor.
Gelecekte daha uzun süreli, farklı koçluk stillerini ve takım/organizasyon koçluğunu kapsayan karşılaştırmalı nörofizyolojik çalışmalar, bu kavramın hem kuramsal hem pratik kapsamını genişletebilir.
Kaynaklar
Valesi R., Gabrielli G., Zito M., Bellati M., Bilucaglia M., Caponetto A., Fici A., Galanto A., Falcone M.G., Russo V. From Coaching to Neurocoaching: A Neuroscientific Approach during a Coaching Session to Assess the Relational Dynamics between Coach and Coachee—A Pilot Study. Behavioral Sciences. 2023;13(7):596.










