İngilizce Öğrenirken Yaşanan 10 Trajikomik An – İngilizce öğrenmek dışarıdan bakınca entelektüel bir faaliyet gibi görünür. Defterler, kelimeler, notlar, TED konuşmaları…
Ama işin iç yüzü?
Tam bir trajikomedi.
İşte İngilizce öğrenen yetişkinlerin yaşadığı o evrensel 10 an:
😄1- “Bu Sefer Gerçekten Öğreneceğim” Anı
Bu an genellikle gece 23:47’de gelir.
Bir motivasyon videosu izlenmiştir. İçten içe azim dolu bir ruh yükselir:
“Kimlik değiştiriyorum. Artık İngilizce öğrenen biriyim.”
Ertesi sabah alarm çalar.
Kimlik değişimi 48 saat sürmüştür.
😄2- Present Perfect ile Tanışma Travması
“I have been waiting…”
Kişi cümleyi okur.
Anlar gibi olur.
Ama aynı yapıyı kurması istendiğinde beyin “Sistem yanıt vermiyor” moduna geçer.
O anda insan kendi ana diline bile şüpheyle bakar.
😄3- Telaffuzun İhaneti
Yazarken çok iyisinizdir.
Ama “thought, though, through” üçlüsü gelir.
Ağız başka söyler, kulak başka duyar, özgüven başka yere gider.
Bir an için İngiliz alfabesinin size kişisel bir garezi olduğunu düşünürsünüz.
😄4- Netflix’te Aydınlanma Yanılsaması
Altyazılı dizi izlerken her şeyi anladığınızı sanırsınız.
Altyazıyı kapatırsınız.
Karakterler bir anda uzaylı diline geçmiştir.
O an içinizde küçük bir Stephen Krashen sesi “anlaşılabilir girdi önemliydi” diye fısıldar.
Siz tekrar altyazıyı açarsınız.
😄5- Altı Yaşındaki İngilizce konuşan Çocuk Krizi
YouTube’da 6 yaşında bir çocuk aksansız İngilizce konuşur.
Siz 12 yıldır “How are you?” sorusuna hâlâ “I’m fine thank you and you?” diyorsunuz.
Hayat adil mi, değil mi, tartışmaya açılır.
😄6- Kelime Ezberleme Gazı
50 kelime ezberlenir.
Ertesi gün 47’si unutulmuştur.
İnsan kendini kısa süreli hafızasıyla pazarlık yaparken bulur:
“Bak gerçekten lazım bu kelime…”
Hafıza: “Silindi.”
😄7- Konuşma Denemesi ve Ani Sessizlik
Bir yabancı size İngilizce soru sorar.
Beyinde bildiğiniz tüm kelimeler sıraya girer.
Ama hiçbiri ağzınıza gelmez.
3 saniyelik sessizlik 3 saat gibi hissedilir.
Sonunda çıkan cümle:
“Yes.”
Soru neydi? Bilmiyoruz.
😄8- Dilci Vicdanı
Telefon bildirimi gelir:
“You are missing your streak!”
Bir suçluluk hissi çöker.
Sanki uluslararası bir projeyi yarım bırakmışsınız gibi.
O an 3 dakika ders yapıp vicdanı susturursunuz.
😄9- İngilizce Rüya Görme Efsanesi
Bir gün rüyanızda biri “Hello” der.
Sabah uyanınca kendinizi neredeyse Oxford mezunu hissedersiniz.
Rüyada tek kelime duyduğunuz gerçeğini görmezden gelirsiniz.
😄10- İlk Gerçek Anlama Mucizesi
Ve bir gün…
Altyazısız bir cümleyi gerçekten anlarsınız.
Küçük bir cümledir belki. Ama beyniniz içinde havai fişek patlar.
İşte o an anlarsınız:
Bu iş dram değil, süreçmiş.
😄Sonuç: İngilizce Öğrenmek Sabırla Egoyu Terbiye Etmektir.
İngilizce öğrenirken yaşanan 10 trajikomik anlar aslında tek bir şeyi gösterir:
Dil öğrenmek zekâ sınavı değil, sabır sınavıdır.
Her yetişkin bir noktada şunu fark eder:
Akıcı konuşmak değil, vazgeçmemek başarıdır.
Ve belki de en trajikomik gerçek şudur:
Bir gün “I can speak English” dediğinizde, o cümleyi kurana kadar yaşadığınız tüm küçük dramlar buna değmiştir.









