BaşarıDEHB / ADHDİlham Veren HikayelerKişisel Gelişim

DEHB (ADHD) Üzerine Bir Başarı Öyküsü – Farklı Olanın Zaferi

DEHB (ADHD) – Toplumun “normal” dediği kalıplar, pek çok insan için başarı, motivasyon ve düzen kavramlarını belirler. Ancak bazı zihinler, bu standart tanımlara sığmakta zorlanır. Jessica McCabe’nin “Failing at Normal: An ADHD Success Story” başlıklı TEDx konuşması, yıllarca kendi beyin işleyişini “arızalı”, “tembel” veya “yetersiz” olarak yorumlayan bir bireyin, ADHD’yi (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanıyarak kendi potansiyelini yeniden tanımlama hikâyesini anlatır.

Bu makale, McCabe’nin anlatısını, bilimsel bulgularla harmanlayarak ADHD’nin yalnızca “dikkat sorunu” olmadığını; nörobiyolojik, bilişsel ve yaşam stratejileri düzeyinde anlaşılması gereken çok boyutlu bir durum olduğunu açıklamayı amaçlıyor.

nöroplastisite - beyin gelişimi için kritik dönem

1. ADHD Nedir? — Nörogelişimsel Bir Farklılık

DEHB (ADHD), dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu anlamına gelen nörogelişimsel bir durumdur. Bu durumda bireyler;

  • Dikkat süresinin kısa olması,

  • Dürtüsellik,

  • Hiperaktivite gibi semptomlarla karşılaşır.

DSM-5 gibi tanı kılavuzlarına göre ADHD, yalnızca “dağınık davranış” olarak değerlendirilemez; bu semptomlar günlük yaşamda işlevselliği bozacak seviyede olmalıdır.

McCabe, çocuklukta yüksek potansiyelli bir öğrenci olarak tanımlanırken (yüksek standart sınav skorları, kelime hızla öğrenme) ergenlikteki sorumluluklar arttığında başarısızlık deneyimi yaşamıştır; bu aslında ADHD’nin klasik görünümüdür.

ortaokul öğrencileri için not tutma teknikleri

2. ADHD’nin Nörobiyolojisi ve Dikkat Düzenleme Mekanizmaları

DEHB (ADHD) ’nin yalnızca “dikkat eksikliği” olmadığını anlamak için beynin çalışma biçimini bilmek önemlidir. ADHD, frontal loblar ve dopamin-noradrenalin gibi nörotransmitter sistemlerinin işleyiş farklılıklarıyla ilişkilendirilir.

Bu nörotransmitterler, özellikle:

  • Dikkat ve uyarılma süreci,

  • Ödül ve motivasyon sistemleri,

  • Yürütücü işlevler (planlama, dikkat sürdürme, hedef odaklı davranış)

gibi süreçleri düzenler.

Yani DEHB (ADHD) beyin, dikkatini düzenlemek için “normal” düzeyde dopamin veya noradrenalin üretmez; bu, McCabe’nin konuşmasında “kendi beyninin içinde 30 kanal olması ama uzaktan kumandanın başkasında olması” metaforuyla dile getirildiği gibi, dikkat sürecini kontrol etmede bir tür iç koordinasyon sorunu olarak görülebilir.

okuma ve anlamayla ilgili bilmedikleriniz - beyin ve okuma

3. Yürütücü İşlev Bozuklukları: ADHD’nin Akademik, Sosyal ve Duygusal Yansımaları

ADHD, yalnızca “dikkat dağınıklığı” değil; aynı zamanda yürütücü işlevlerde bozulma ile ilişkilidir. Yürütücü işlevler; hedef belirleme, planlama, dikkat sürdürme, görev değişimi ve duygusal kontrol gibi birçok üst düzey zihinsel süreci kapsar.

Eğitim ortamında birey, zaman yönetimi yapmalı, ödevlerini hatırlamalı, dikkatini uzun süre sürdürebilmeli ve planlı davranabilmelidir. Bu yürütücü işlevler ADHD’de çoğunlukla zorlaşır. Bu nedenle McCabe gibi bireyler “tercih etmeme” değil “yapma kapasitesinin yapılamaması” ile karşı karşıyadır.

4. Yönetim Stratejileri: İlaç, Terapi ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

McCabe, semptomların yalnızca “dikkat eksikliği” tanımıyla ele alınamayacağını vurgular ve ADHD’nin bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini söyler. Bilimsel çalışmalar da benzer şekilde, ADHD için tek başına ilaç tedavisinin yeterli olmadığını gösteriyor.

  • Nörostimülan ilaçlar dopamin ve noradrenalin fonksiyonlarını iyileştirebilir ve dikkat ile planlama gibi yürütücü işlevleri destekleyebilir.

  • Davranışsal terapi ve yürütücü işlev eğitimleri bireyin güçlü yönlerini geliştirmesine yardımcı olur.

  • Egzersiz, zihinsel stratejiler, yapısal rutinler gibi yaşam tarzı değişiklikleri de semptomların etkisini azaltır.

McCabe’nin “beyni tanıma” yolculuğu, bireyin kendisine dair yanlış inançları bırakıp bilimsel gerçeklere dayalı kişisel stratejiler geliştirmesini anlatır.

roman okumanın hafıza gücüne faydaları

5. ADHD’yi Yeniden Tanımlamak: “Başarısızlığın” Ötesinde

McCabe’nin konuşmasının belki de en güçlü mesajı şudur:

“Sen başarısız bir normal değilsin.”

Bu söz, hem bireyler hem eğitimciler ve toplum için güçlü bir çağrıdır. ADHD’li bireyler, standart normlara uymamanın “yetersizlik” değil, beynin farklı organizasyonu olduğunu anlamalıdır. Nörobilimsel araştırmalar ADHD’nin beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklarla ilişkilendiğini, bunun da dışarıdan basitçe davranışsal bir problem olarak görülemeyeceğini ortaya koymaktadır.

McCabe’nin YouTube kanalı How to ADHD gibi kaynaklar, bilimsel literatürü günlük yaşama uyarlayarak bireylerin kendi beyinlerini anlamalarına ve uygun araçlarla başarılı olmasına yardımcı olur.

beyin haritası ve okuduğunu anlama ilişkisi

Sonuç: ADHD ile Yaşamak — Başarısızlıktan Öz Farkındalığa

Jessica McCabe’nin kişisel hikâyesi, ADHD’yi yalnızca tıbbi bir tanı değil, aynı zamanda öz farkındalık ve yaşam stratejileri geliştirme fırsatı olarak yeniden tanımlamamıza yardımcı olur. Tıbbi ve psikolojik araştırmalar ADHD’nin nörolojik temellere dayandığını, yürütücü işlevlerde farklılık yarattığını ve bunun yalnızca bireysel değil, eğitimsel ve toplumsal bir anlayış dönüşümü gerektirdiğini gösteriyor.

McCabe’nin net mesajı şu: Kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırak, beynini anla; çünkü başarı, “normal” olmakta değil, kendi işleyişini anlama ve ona göre yaşamını tasarlamada yatar.

Kaynaklar

  • McCabe, J. (2017). Failing at Normal: An ADHD Success Story [TEDx Talk]. TEDxBratislava.

  • Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder Overview. MDPI.

  • National Institute of Health – ADHD Neurobiology Review.

  • DEHB Nedir? Memorial Sağlık.

  • Executive Dysfunction and ADHD – Frontiers in Psychology.

  • Acute Physical Activity Enhances Executive Functions in ADHD.

Anzan Nöro Aritmetik

Başa dön tuşu