İletişim

Hikaye Anlatma ve Beyin – Hikayeler Neden Beynimizi Etkilemenin En Güçlü Yoludur?

Hikaye Anlatma ve Beyin – Diğer insanları ikna etmeyi öğrenmek hayatta ulaşmak istediğiniz her şeyin anahtarıdır.

Hikaye anlatma insanların daha konuşmayı öğrenmeden önce kullandıkları antik bir sanattır. İnsanlar kaybettikleri atalarından öğrendikleri dersleri hikayeler şeklinde nesilden nesile aktardılar. Böylece hikayeler ve hikaye anlatma sanatı biz insanların biyolojisine işlendi.

İnsanları ikna etmek ve etkilemek istiyorsanız, onların hatırlayacağı bir kişi olmak istiyorsanız, herhalde size önereceğim ilk strateji hikaye anlatma olurdu.

Dünya insanların, grupların, şirketlerin ve ülkelerin hikayeleriyle doludur. Hollywood tüm dünyaya hikayeler satmaktadır.

Bizi iyi bir insan olmaya ikna etmeye çalışan Allah (CC.) kelamı olan kutsal kitaplar hikayelerle doludur.

Hal böyleyken hikayelerin önemi ve insan beynini nasıl etkilediği son zamanlarda anlaşılmıştır. Pazarlamacılar ve satışçılar müşterileri etkilemek ve satışları artırmak için hikayelerin güçlü bir araç olduğunu yeni fark etmişlerdir.

Hikaye Anlatma ve Beyin

İyi bir hikâye, sunumları, makale veya sohbetleri daha da dinlenir hale getirebildiği gibi, bozabilir de. Peki neden bu böyle? Pek çok  başarılı sunucuların, pazarlamacı veya konuşmacıların anlatılarındaki hikayeler neden insanları daha fazla etkiliyor? Masallar veya hikayeler neden Anadolu’nun da bir kültürel geleneğidir?

Bu yazıda hikaye anlatımının neden bu kadar güçlü olduğuna dair bazı bulguları paylaşacağız.

1748’de İngiliz politikacı ve aristokrat 4. Sandwich Kontu John Montagu, boş zamanlarının çoğunu oyun kartları ile geçirirdi. Bir gün iki dilim ekmek arasına bir parça dana eti koydu. Kendine bir yiyecek hazırladı. Amacı, düşkün olduğu kart oyununu kesmeden, ara vermeden yemeğini yiyebilecekti. Oysa bu kart oyunu düşkünü Kont, iki dilim ekmek arası etle bir buluşun nasıl bir çığır açacağından haberi yoktu. Yeni icat ettiği “sandviçini” yiyerek, arasında et bulunan iki dilim ekmeğin adı, önce Batı dünyasının, sonra tüm dünyanın en popüler yemek buluşlarından biri oldu. İşte bildiğimiz Sandviç kelimesi, adını, bu yiyeceği bulan Kontun şehri olan “Sandwich”ten alıyordu.

Hikaye Anlatma ve Beyin – Burada ilginç olan şey, bundan böyle, siz de sandviçi kimin icat ettiği hikayesini asla unutmayacaksınız. Çünkü size sunulan anlatım formu bir hikayeleştirmedir ve siz bunu asla unutamazsınız. Eğer hikayeleştirme yerine tamamen bilgiye dayalı başka bir formda sunulsaydı, bu konuyu belki de hiç hatırlayamazdınız.  Mesela hikaye kısmını pas geçerek “Sandviçi, 1748’de, İngiliz politikacı ve aristokrat 4. Sandwich Kontu John Montagu bulmuştur.” şeklinde deseydim, emin olunuz aklınızda kalmazdı. Çünkü hikayesiz hale getirilmiş kuru bilgi beyninizde hayal kurma şansı bırakmıyor.

Eski yıllarda, köylerde, uzun kış gecelerinde anlatılan masalların veya hikayelerin ne kadar büyük eğitim aracı olduğunu düşünebiliyor musunuz?

27.000 yılı aşkın bir süredir, ilk mağara resimleri keşfedildiğinden beri, hikaye anlatmak insanoğlunun en temel iletişim yöntemlerinden biri olmuştur. 

Beynimiz, Hikayeler Anlatıldığında Nasıl Daha Aktif Hale Geliyor?

Hikaye Anlatma ve Beyin – İster roman, ister film, ister arkadaşlarımızdan birinin bize açıkladığı bir şey olsun, hepimiz hoşumuza giden bir hikayenin tadını çıkarırız. Peki, olaylar hakkında bir anlatı duyduğumuzda, neden beynimizi bu kadar meşgul hissederiz?

Aslında oldukça basittir. Sıkıcı bir powerpoint sunumunu dinlersek, beynin belirli bir kısmı aktive olur. Bilim adamları buna Broca bölgesi ve Wernicke bölgesi diyorlar. Broca alanı veya Broca bölgesi insansı beynin ses üretimiyle bağlantılı işlevleri yürüten bir bölgesidir. Genel olarak, beyindeki dil işleme bölümlerini harekete geçirir, burada kelimeleri anlam olarak çözeriz. Hepsi bu! Başka hiçbir şey faydası da olmaz.

Bize bir hikaye anlatıldığında işler dramatik bir şekilde değişir. Sadece beynimizdeki dil işleme bölümleri değil, beynimizde hikayenin olaylarını yaşarken kullanacağımız diğer alanlar da aktif hale gelir.

Birisi bize belirli yiyeceklerin ne kadar lezzetli olduğunu söylerse, duyusal korteksimiz harekete geçer. Eylem hakkındaysa, motor korteksimiz aktifleşir:

“Şarkıcının kadife bir sesi vardı” gibi metaforlar ve “O deri gibi sert elleri vardı” duyusal korteksi canlandırdı […] Ardından, katılımcıların beyinleri “Ahmet nesneyi kavradı” ve “Cem topa vurdu” gibi cümleleri okurlarken tarandı. Taramalar, katılımcıların motor korteksinde vücudun hareketlerini koordine eden bölgelerde aktiflik olduğunu gösterdi.”

İyi Bir Hikaye Beyninizin Tümünü Çalıştırabilecek Bir Güçtedir 

Hikaye Anlatma ve Beyin – Düşüncemizi ve yaşam tarzımızı şekillendirmemize gerçekten yardımcı olan hikayeler anlattığımızda, hikayeyi dinleyenler üzerinde de aynı etkiye sahip olabiliriz. Princeton üniversitesinden Uri Hasson, bunu bir kadın hikaye anlatıcının ve onun dinleyenler üzerinde yaptığı bir deneyde de gördü. Şöyle diyordu Hasson, “Bir hikaye, onu anlatan ile dinleyen kişilerin beyinlerini senkronize edebiliyor” ve bulgularını şu şekilde açıklıyor:

—– Sponsor Bağlantı – Sponsor Bağlantı —–

KİŞİSEL GELİŞİM İÇİN

Beyin Temelli Eğitimler

—– Yazının Devamı – Yazının Devamı —–

“(Bir hikaye anlatımı sırasında) Kadın hikayesini anlattığında, dinleyenler onun yaşam hikayesinden etkilendiler ve beyinleri kadının beyni ile senkronize oldu. Anlatım sırasında kadının duygusal beyin bölgesi olan insulada bir hareketlenme olduğunda, dinleyicilerin beyninde de aynısı oldu. Kadının ön korteksi aydınlandığında, onu dinleyenlerinkinde de aydınlanma oldu. Sonuçta, basitçe, hikaye anlatımı yoluyla, konuşan kadın, kendisini dinleyenlerin beyinlerinde, kendisindekine paralel olarak, fikirler, düşünceler ve duygular üretebildi.”

Evrimsel Olarak Beyinlerimiz Hikayelerden Etkilenecek Bir Yapı Oluşturmuştur

Hikaye Anlatma ve Beyin – Bu bilgiler ilginçtir. Hikayeleri dinlersek beynimizi daha iyi aktive edebileceğimizi şimdi biliyoruz. Ancak, soru şu: “Neden bir hikayenin formatı öğrenmemiz üzerinde bu kadar derin bir etkiye sahip?

Basit cevap esprili bir şekilde şudur: Çünkü beynimiz bu şekilde donatılmışBir hikaye, en basit formda bile bir neden-sonuç ilişkisi üzerinde kurguludur. Gün boyu duyduğumuz veya bize söylenen anlatılarla düşünüyoruz. Duyduğumuz, gördüğümüz veya okuduğumuz her eylem ve konuşma için kafamızda (kısa) hikayeler oluşturuyoruz. Hatta bazı araştırmalara göre, kişisel hikayeler ve dedikodu yapmak konuşmalarımızın % 65’ini oluşturuyor.

Şimdi, ne zaman bir hikaye duysak, onu mevcut deneyimlerimizden biriyle ilişkilendirmek istiyoruz. Bu yüzden metaforlar (mecaz ifadeler) bizi etkiliyor. Beynimizde, benzer bir deneyim aramakla meşgulken, benzer bir şekilde beynimizin acı, sevinç veya tiksinti gibi deneyimleriyle bağlantılar kurmamıza yardımcı olan insula adı verilen bölümü aktif hale getiriyoruz.

İnsula, beynin yapısına pozitif veya negatif duygular ve hisler aşılayan büyülü bir bölgedir. Bize tiksinti, gurur ve arzu gibi duyguları empoze eden insula bölgesidir. Ayrıca insanları anlamamızı ve hatta müziğe duygusal tepkiler vermemizi bile sağlayan beyin bölgesi insuladır.

İnsan türü, metaforları (mecazları) ve gerçek olayları otomatik olarak birbiriyle bağlar. Beynimizdeki her şey daha önce deneyimlediğimiz bir şeyin neden sonuç ilişkisini arıyor.

Konuyu biraz daha derinleştirelim:

Hikaye Anlatmak İçin Bazı Öneriler

Hikaye Anlatma ve Beyin – Etkilendiğin bir arkadaşından bir hikaye dinlediğini ve iki hafta sonra, aynı hikayeyi, sanki senin fikrinmiş gibi, farkında bile olmaksızın ona anlattığın oldu mu? Bu tamamen normaldir ve aynı zamanda insanları fikir ve düşüncelerinizle buluşturmanın en güçlü yollarından biridir. Princeton’dan Uri Hasson’a göre, hikayeler beynin ilgili bölümlerini aktive ederek hikayeleri dinleyicilerin kendi fikir ve deneyimlerine dönüştürmenin tek yoludur.

İnsanları projelerinize ve fikirlerinize inandırmak için bir araya getirmeye veya bir konuda insanlara liderlik yapmaya çalışıyorsanız onlara bir hikaye anlatın. Princeton araştırmacısı Hasson’a göre, hikaye anlatımı, fikirleri diğer insanların zihinlerine yerleştirmenin tek yoludur.

Daha İkna Edici Bir Şekilde Yazın – Kendinizden Veya Bir Uzmandan Hikayeler Aktarın.

Nasreddin hoca bir gün…” veya “Adamın biri bir gün…” diye söze başlarsınız, sizi dinleyenler hemen merak edecektir. Yazıyorsanız, aynı sistemi yazılı metinlerde de kullanın. “Bu konuda çok fazla deneyimim yok, kişisel hikayeler anlatırsam nasıl ikna edici olurum ki?” diye düşünmeniz doğaldır. Bunu aşmanın en iyi yolu, konuşmanızı veya yazılarınızı uzmanların ilham verici güzel sözleriyle ve hikayeleriyle desteklemektir.

Basit Bir Hikaye Karmaşık Olandan Daha Başarılıdır

Hikayeleri düşünürseniz; hikayenin ilginç olması konusunda kendimizi ikna etmemiz genellikle kolaydır. Gerçek şu ki, bir hikaye ne kadar basitse, o kadar fazla hafızada kalıcıdır. Basit dilin yanı sıra, karmaşıklığı en aza indirmek, bir hikayenin olaylarıyla gerçekten ilgili olmamızı sağlayan beyin bölgelerini etkinleştirmenin en iyi yoludur. Bu, çoklu görevin bizim için çok zor olmasının benzer bir nedenidir. Örneğin, bir sunum veya makaledeki sıfatların veya karmaşık isimlerin sayısını azaltmaya ve daha basit ama yürekten bir dil kullanmaya çalışın.

Özetle,

Hikaye Anlatma ve Beyin – Bir hikâye en basit forma, yani sebep-sonuç ilişkisine ayrıldığında, insan beyni bunu daha kolay kavramaktadır. Çünkü insan beyni hikâyeler şeklinde düşünmektedir. Her eylem ve konuşma için kafamızın içinde kısa da olsa hikâyeler oluşturmaktayız. Dahası, bir hikâye dinlerken, mevcut deneyimlerimizle ilişkilendirmeye çalışmaktayız. Beynimizde, benzer bir deneyim ararken acı ya da neşe gibi tecrübeleri hissetmemize yardımcı olan insula adlı kısmı aktive etmekteyiz.

Bu nedenle hikâye anlatıcılığı, öğrencilerin içerikle bağlantı kurmasının ve hafızalarını geliştirmelerinin en etkili yollarından biridir. Herhangi bir eğitimde hikâye anlatımının gücünü kullanmak, bilgi aktarımının kolaylaşmasına ve öğrencilerin yeni, farklı ve heyecan verici bir öğrenme deneyimi yaşamasına olanak sağlamaktadır.

Hikaye Anlatımının Satışı Etkilediğine Dair Harika Bir Yazıyı Aşağıdaki Başlıktan Okuyabilirsiniz.

SATIŞTA HİKAYE ANLATIM TEKNİKLERİ

Kaynaklar

https://lifehacker.com/the-science-of-storytelling-why-telling-a-story-is-the-5965703 – Widrich, L. (2012). The Science of Storytelling: Why Telling a Story is the Most Powerful Way to Activate Our Brains.

https://www.scientificamerican.com/article/the-secrets-of-storytelling/

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı