Beyin GücüİletişimPsikolojiYaratıcı Düşünme

Cocktail Party Effect Nedir? Neden Bir Kalabalıkta Adınızı Hemen Duyarsınız?

Ya Duyun, Ya Saygı Duyun!

Cocktail Party Effect Nedir – Bir kalabalığın içindesiniz. Sesler üst üste biniyor, konuşmalar birbirine karışıyor. Sen başka bir sohbeti dinlerken, bir anda bir kelime kulaklarınıza çarpıyor: Adınız. Evet; o an başınızı çeviriyorsunuz. Dikkatin yön değiştiriyor. Sanki biri zihnine dokunmuş gibi. İşte bu sıradan ama çarpıcı deneyim, beynin dikkatle kurduğu gizli ilişkinin en yalın örneklerinden biridir: Cocktail Party Effect.

 Makaleye başlık olarak verilen Cocktail Party isminin kokteyl ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Dolaylı ilgi şudur: Kokteyl partilerinin teknik olarak kalabalık olması, uğultu ve gürültünün içinde katılımcıların ellerindeki içecekleriyle birbirlerini duymaya çalışmaları ve birbirlerini anlamasalar bile sohbete devam etmelerini tasvir eden bir ortam olmasıdır.  

Bu konunun biraz daha anlaşılması için New York şehrinde yaşanmış bir olayı anlatayım:

Biri, aslı Kızılderili, diğer ikisi Avrupa kaçkını olan arkadaş grubu Beşinci caddede yürürken, Kızılderili olanı birden durmuş, o gürültülü cadde içinde kulak kesilmiş ve kaldırımın bir köşesinde taşların arasında bir ağustos böceği bulmuş; almış ve ona bir dost gibi  bakakalmış. Bu sırada arkadaşları hayranlıkla ve şaşkın gözlerle bu Kızılderili arkadaşlarına baka kalmışlar; “Nasıl oldu da sen bu böceği duydun ve onu buldun?” demişler.  Kızılderili arkadaş gülümsemiş ve cebinden 50 sent metal para çıkarırken, “anlaması kolay” demiş ve devam etmiş: “beyniniz neye önem veriyorsa, sizin için önemli olan ne ise onu duyar” demiş ve iki arkadaşına “izleyin şimdi” demiş. Elindeki 50 senti Beşinci caddede akan kalabalığın olduğu tarafa atmış. Kaldırıma çarpma nedeniyle çınlama sesi çıkaran parayı kendilerinin düşürdüğünü sanan kaldırımda yürümekte olanlar, önce “benden mi düştü?” diyerek üstlerini başlarını yokladıktan sonra başlamışlar yerde metal para aramaya. Kızılderili arkadaş arkadaşlarına halkı göstererek “işte!” demiş, neye önem veriyorsanız onu duyarsınız.”

İşte buna Cocktail Party Effect denir; yani, Kokteyl Partisi Etkisi…

Bu etki, yalnızca işitsel bir refleks değildir; insan zihninin anlam merkezli çalıştığının güçlü bir kanıtıdır. Beyin, her şeyi eşit biçimde dinlemez. Aksine, sürekli bir eleme ve seçme halindedir. Gürültüyü ayıklar, ama kendisiyle ilgili olanı asla tamamen gözden çıkarmaz.

hafıza gücü ve okuduğunu anlamaya katkısı

“Dikkat”, Sandığımızdan Daha Uyanıktır.

Uzun yıllar dikkat, “açık” ya da “kapalı” bir kapı gibi düşünüldü. Oysa nörobilim şunu gösteriyor: Dikkat, kapalıyken bile nöbette olan bir sistemdir. Beyin, odaklandığı şey dışında kalan uyaranları tamamen yok saymaz; onları düşük çözünürlükte izlemeye devam eder. Bu yüzden adımız, duygusal bir kelime ya da tehdit içeren bir ifade, gürültünün içinden sıyrılıp bilincimize ulaşabilir.

Bu durum bize şunu söyler:
İnsan zihni, önemli olanı kaçırmamak üzere programlanmıştır. Önemsiz olanı ise tereddütsüz siler.

Eğitimde Asıl Soru: Öğrenci Neyi “Önemli” Görüyor?

Cocktail Party Effect, sınıflar için sessiz ama güçlü bir uyarıdır. Öğrencinin bakıyor olması, dinlediği anlamına gelmez. Ama dinlemiyor gibi görünmesi de zihninin tamamen kapalı olduğu anlamına gelmez. Beyin, “Benimle ilgili mi?” sorusunu sürekli sormaya devam eder.

Eğer ders:

  • Öğrencinin hayatına değmiyorsa,

  • Merak uyandırmıyorsa,

  • Anlam üretmiyorsa, bilgi, gürültüye dönüşür.

Bu yüzden eğitimde asıl mesele “daha çok anlatmak” değil, bilgiyi kişisel anlamla ilişkilendirmektir. Çünkü beyin, anlamlı olanı daima ayıklar.

okuduğunu anlama öğretimi - aktif okuma

İletişimde Neden Bazı Cümleler Bizi Yakar, Bazıları Uçar Gider?

Cocktail Party Effect yalnızca sınıfta değil, ilişkilerde de çalışır. Kalabalık bir konuşmanın içinde, tek bir eleştiri insanın zihnine saplanabilir. Çünkü o kelime, kişinin benlik algısına dokunmuştur. Beyin, duygusal ve kişisel içeriği öncelikli işler.

Bu yüzden:

  • Genellemeler çabuk unutulur.

  • Kişisel hitaplar kalıcıdır.

  • Duygusal ton, içeriğin önüne geçer.

İletişim kazalarının çoğu, bu gerçeğin fark edilmemesinden doğar.

Dijital Dünyada Cocktail Party Effect

Bildirimler, başlıklar, kırmızı noktalar… Dijital dünya, Cocktail Party Effect’i istismar eder. Adını, ilgi alanını, korkunu, merakını kullanarak dikkatini çağırır. Çünkü algoritmalar da bilir: Dikkat, anlama yoğunlaşmakla yakalanır.

Bu noktada insanın yapması gereken şey şudur:
Dikkatini kimin ve neyin çağırdığını fark etmek.

Farkındalık yoksa, dikkat başkasının eline geçer.

mao - beyin, okuma, öğrenme ve konsantrasyon

Sonuç: Dikkat Bir Tepki Değil, Bir Seçimdir.

Cocktail Party Effect bize insan zihni hakkında çok temel bir hakikati hatırlatır:

Dikkat, rastgele dağılmaz; anlamın peşinden gider.

Eğitimde, iletişimde ve hayatta kalıcı etki bırakmak isteyen herkes şu soruyu sormalıdır:
“Benim söylediğim şey, karşımdaki için neden önemli olsun?”

Bu soruya verilen cevap kadar dikkat çekersin.
Aksi hâlde en doğru söz bile gürültüye karışır.

Kalabalıkta adını duyurmak istiyorsan, önce anlama hitap etmelisin.

Bilimsel Kaynaklar

  • Cherry, C. E. (1953). Some experiments on the recognition of speech, with one and with two ears. Journal of the Acoustical Society of America.

  • Broadbent, D. E. (1958). Perception and Communication. Pergamon Press.

  • Treisman, A. (1964). Selective attention in man. British Medical Bulletin.

  • Kahneman, D. (1973). Attention and Effort. Prentice-Hall.

  • Gazzaniga, M. S., Ivry, R. B., & Mangun, G. R. (2019). Cognitive Neuroscience: The Biology of the Mind. Norton.

6., 7. ve 8. Sınıflar için Online Kış Eğitimi

Başa dön tuşu