LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜNMEK – BİR ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜN! Şampiyon gibi düşünmek Full view

ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜNMEK – BİR ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜN!

ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜNMEk – BİR ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜN!

Bir şampiyon gibi düşünmek: Çalışma hayatı hatta hayatın kendisi engelli bir koşuya benziyor, değil mi? Engelli bir koşuda, koşucular çok sayıda engelleri aşarak son çizgiye gelirler. Engelleri aşmak o hızdaki bir koşucu için hiç de kolay değildir. Ancak ister engelli yarışlarda olsun, ister dört çarpı dört bayrak yarışında olsun; koşu alanında koşucuları motive eden bir şey vardır; hiç fark ettiniz mi? Kupa; şampiyonluk kupası… Koşucuların göreceği şekilde koşu alanının özellikle protokolün hizasında, hemen koşucunun yanından geçecek şekilde konulmuş kupa veya kupalar. Futbol, basketbol ve diğer pek çok spor dalında da kupalar hemen her oyuncunun göreceği bir yere konulur. Oyuncular/koşucular her defasında bu kupayı görürler. Onu parmaklarında kaldırırken hayal ederler.

Peki neden kupa oraya konulur?  Cevabı basit; her bir sporcu kendini o kupayı kazanmış gibi hissetsin diye; bir tür motivasyon.

NUCLEUS ACCUMBUS ETKİSİ

Beynimizde, hemen kulak üzerinde, haz bölgesi “Nucleus Accumbus” vardır. Orta beynin, yani limbik sistem’in ödüllendirilme merkezidir burası. Numarasını yaptıktan sonra balığı kapan yunus balığının, iki şirinlik yaptıktan sonra gıdısı okşanan kedinin veya köpeğin, iş teslimatında eline çeki tutuşturulan iş adamının, manevi hazza erişen bir mü’minin peşin olarak aldığı ödüller bu haz bölgesinin hareketli anlarıdır.

Motivasyon işte tam da bu şekilde tecelli eder. Çoğu insan, maddi veya manevi ödülle motive olabilir. Motivasyon olmayan yerde çaba düşük bir tempoda cereyan eder.

Burada engeller yine karşımıza çıkacaktır. Bu engellerin bir kısmı dış kaynaklıdır. Bu engelleri aşmak keyiflidir ve kolaydır. Bir kısmı ise iç kaynaklıdır; kendi psikolojik bariyerlerimizdir. Korkularımız, kaygılarımız, öfkemiz, şüphelerimiz… Tamamı içsel psikolojik engellerdir.

İşte tam da burada kişiliğimize havalanma-kalkış fırsatı verebileceğimiz durum ortaya çıkar. Olumlu düşünme ve olumlu tutum altında, iyimser düşünmek ve düşünme biçimimizi değiştirmekle bu engeller aşılabilir.  Engelleri kaldırmayı düşünmek sıradan bir düşünme iken, bu bariyerleri yeteneklerimizin gelişmesine bir fırsat olarak değerlendirmek; işte bu sıra dışı bir düşünme biçimidir.

Empati ve Sempati

İYİMSERLİK TACINIZ OLSUN!

“Öğrenilmiş İyimserlik” kitabının yazarı Dr. Selingman iyimserlik-kötümserlik arasındaki üç temel farktan bahseder:

Birincisi: İyimserler yaşanılanları geçici, kötümserler ise kalıcı zanneder.

İkincisi: İyimserler zorlukları özel bir durum olarak görürken, kötümserler her şeyin zorluklarla dolu olduğunu düşünür.

Üçüncüsü: İyimserler olayları dışsal etkenlere bağlayıp önlem alma güdüsü geliştirirken, kötümserler içsel nedenlere bağlayıp kendini ve başkalarını suçlarlar.

İyimserlik, her şeyin güzel tarafını, bardağın yarısının dolu olduğunu görmektir. Bu, gerçeklerden kaçmak değil, gerçeklerin gerçekliğine vakıf olmaktır. Bulanık bir geleceğe bakmak yerine, elimizde açık ve net olana odaklanmak iyimserliğin sunduğu başarı sırlarından biridir.

Ünlü motivatör konuşmacı Zig Ziglar’ın meşhur deyişi şu şekildedir: “İster yapabileceğine inan, ister inanma; ikisinde de haklısın!

Kazanan yalnızdır.” demişti Paulo Coelho bir kitabına bu adı verirken. Yalnızlığı aşmanın yolu, mümkün olduğunca yalın yaşamak; korku, kaygı, endişe, şüphe, öfke gibi duygularımızdan sıyrılmak değil; onları “yönetmek” gerekir. O zaman yalnız değil, her varlığın bir arkadaşınız olduğunu bile hissedersiniz.

BEŞ ADIMDA NASIL OLUMLU OLABİLİRSİNİZ?

Şampiyon gibi düşünmek şu beş adımlık olumlu düşünme süreçlerini başarıyla yönetmekten geçmektedir:

  1. Geleceğe odaklanın! Geçmişe odaklanmayın; geçmişten sadece ders alın.
  2. Bir zorlukla karşılaştığınızda çözüme odaklanın; probleme odaklanmayın. En zor problemlerin mutlaka çok basit bir çözümü vardır.
  3. Her zorluğun bir kolaylık barındırdığına inanın. Dr. Norman Vincent Peale bir defasında şöyle demişti: “Rabbimiz bize bir hediye veriyorsa, mutlaka onu bir problem ambalajına sararak verir.
  4. Hangi durumda olursanız olun, özellikle zorluk içeren durumları, yeteneklerimizin gelişmesi için sunulmuş fırsatlar olarak görün.
  5. Yazarak düşünün. Karşılaştığınız her problemle ilgili notlarınızı alıp sonra bunları düşünün. Yazmak duygularımızı ve düşüncelerimizi kontrol altında tutar.

ÖZETLE: BİR ŞAMPİYON GİBİ DÜŞÜN!

Şampiyon Gibi Düşünmek: Başarmak çabadadır. Kazanmak doğru ve yerinde kullanılırsa iyi bir motivasyon aracıdır. Problemler bizi geliştiren fırsatlardır. Başarılı insanlar analarından böyle doğmadılar; sonradan edindiler; çabalayarak, duygularını yöneterek, korku ve kaygılarını doğru yerde kullanarak öğrendiler. O halde olumlu düşün, bir şampiyon gibi düşün ve çözümün parçası ol!

Bu konuda Walter D. Wintle’nin şiirini hatırlamamak olmaz:

Eğer yenildiğini düşünüyorsanız, yenilirsiniz.

Cesaretinizin olmadığını düşünüyorsanız, yapmazsınız.

Kazanmak istediğiniz halde, kazanamayacağınızı düşünüyorsanız; kazanamazsınız.

Kolay olduğunu düşünüyorsanız; yapamayacaksınız.

Hayat mücadelesi her zaman iyi gitmez

Daha güçlü veya daha hızlı adam için;

Ama er ya da geç, kazanan kim mi?

Yapabileceğini düşünen kişidir o.

Yorumlar

Yazan Selim ECEMİŞ

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: