LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

ÖZ DİSİPLİN NEDİR? KİŞİYİ ÖZ DİSİPLİNE GÖTÜREN 10 YOL öz disiplin nedir? Full view

ÖZ DİSİPLİN NEDİR? KİŞİYİ ÖZ DİSİPLİNE GÖTÜREN 10 YOL

ÖZ DİSİPLİN NEDİR? KİŞİYİ ÖZ DİSİPLİNE GÖTÜREN 10 YOL

Öz disiplin nedir? Öz disipline götüren 10 yol nelerdir?  “Kendimi çok dağınık buluyorum, disipline olamıyorum” vb. diyorsanız bu yazı tam da size göre.

Öz disiplin konusunda başarılı insanların hikâyelerini okuyor musunuz? Eğer okumuyorsanız bence gecikmeden başlayın. Her birinin hayatı inanılmaz derslerle doludur. Özellikle de bu konuda; yani öz disiplin, öz kontrol ve irade konularında. Unutmayın ki, hayatta tüm hataları işleyip onlardan ders almak için ömrümüz yetmez. Bırakın; bazı hataları da kendimiz işlemeden, başkalarının yaptıklarından öğrenelim. Bu derslerin ilki hatta birincisi “öz disiplindir”.  Çünkü hayatın ve başarının temeli öz disiplindedir. Başarılı insanların kalplerinin bile kendi kontrollerinde, öz disiplinleri sayesinde attığını tahmin edebilirsiniz.

ÖZ DİSİPLİN NEDİR?

Öz disiplin nedir? Öz disiplin kişinin belirlemiş olduğu hedeflere ulaşabilmesi için davranışlarını ve alışkanlıklarını kontrol altında tutması; hedeflerine odaklanması, izlemesi gereken süreçleri takip ederek hedefe ulaşma sürecindeki psikolojik tutumlarıdır. Kişinin hislerini kontrol etme ve zayıf yönlerini aşma yeteneğidir.

Öncelikle yapılması gereken kendinizi nasıl disipline edeceğinizi bilmenizdir. Hayatta başarılı olma yeteneğimize değinen Aristoteles bir keresinde, “Gençlikte kazanılan iyi alışkanlıklar her şeyi değiştirir.” demişti. Bu iyi alışkanlıklar, doğru davranış geliştirmek ve davranışlarımızı disipline etme yeteneğimizle gelişmektedir.

ABD Başkanlarından Theodore Roosevelt de “Öz disiplin ile her şey mümkün” demişti. Kişisel gelişim uzmanı Jim Rohn ise “Disiplin, hedefler ve başarı arasındaki köprüdür.” şeklinde bir tanım sunmuştu. Yine “Zengin Baba Yoksul Baba” kitabının yazarı ve motivasyon konuşmacısı Robert Kiyosaki, “Güven, disiplin ve eğitimden gelir” demiştir.

Başarılı insanların disiplinden anladıkları tek cümle ile şudur: “Disiplin, kişinin kendi amaçlarına ulaşması için bir yapması gerekenleri planlı olarak yapabilmesidir.”

YETENEK Mİ DİSİPLİN Mİ?

Eskiden bir münazara konusu vardı: Yetenek mi, disiplin mi başarının anahtarıdır? Tabi cevap ikisi de olursa ne ala! Ama bu tartışmalarda münazaracılar sadece tarafı olduğu görüşü ispat ederlerdi. Sonuç ne olurdu biliyor musunuz; hep disiplin kazanırdı.

Sahiden de baktığımızda bu konuyu işleyen çok sayıda masal bile var. Bunlardan en bilineni “Kaplumbağa ile Tavşanın Yarışı” öyküsüdür. Hatırlarsınız; tavşan kendisine çok güvendiği ve kaplumbağayı her durumda geride bırakacağına olan özgüveni nedeniyle, yarışta arayı açtıktan sonra, yolda bir ağacın altında uykuya çekiliyor ve uyuyakalıyor. Tabi kaplumbağa yavaş da gitse sonuçta tavşandan daha önce bitiş çizgisini geçip kupayı almayı hak ediyor.

Kaplumbağa ile Tavşanın yarışı

Demek ki, özgüven iyidir, ama öz disiplin daha iyidir. Kendi kendini disipline edemeyenler, yetenekleri ne kadar fazla olsa da amaçlarına ulaşmakta zorlanırlar.

Öz Disiplin Nedir? Öz Disipline Giden 10 Yol

PEKİ SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ?

Öz disiplininizi nasıl oluşturabilirsiniz?

Bu sorunun tek bir cevabı yok; ancak ilk cevabı şudur: Davranışlarınızı kontrol altında tutabiliyorsanız temel olarak öz disiplininizi oluşturmuşsunuz demektir. Çünkü davranışımızın % 40’ı alışkanlığa dayalıdır. Öz disiplinli yeteneğinizi kontrol etmek istiyorsanız, alışkanlıklarınızı kontrol etmek zorundasınız.

Meşhur bir deyiş vardır. Belki duymuşsunuzdur:

Hayallerinize dikkat edin, çünkü onlar düşünceye dönüşürler.

Düşüncelerinize dikkat edin; çünkü onlar davranışa dönüşürler.

Davranışlarınıza dikkat edin; çünkü onlar alışkanlığa dönüşürler.

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; çünkü onlar kaderiniz olur.

ALIŞKANLIKLAR: ÖZ DİSİPLİNE GÖTÜREN YOL

Öz disiplin nedir, sorusundaki bir başka gizli cevap da doğru alışkanlıklara sahip olmaktır, diyebiliriz. Günlük hayatımızda farkında olmasak da yaşamımızı alışkanlıklarımızla sürdürürüz. Doğru alışkanlıkların kazanılması ve geliştirilmesi de öz disipline bağlıdır. Doğru ve başarı getirmesi muhtemel alışkanlıklarınızın gelişimi için bir başka duygunuzdan yardım almalısınız: Israr etmek. Bir davranışın uygulanmasında ısrar ettikçe, o artık alışkanlığa dönüşür. Hatta daha da ileriye gider, “bağımlılık” yapabilir.

Özellikle yıllardır ve hatta on yıllardır edindiğimiz alışkanlıklarımız bu ısrar sayesinde beynimizde sinirsel ağların oluşmasını sağlar. Her tekrar, sinir yapılarında yer alan aksonların içindeki kimyasal sıvının daha da katılaşarak, davranışın artık beynimizde bir “kalıp” oluşturmasına neden olur. Yani otomatik tepkilerimizin veya önyargılarımızın kaynağı olurlar.

Peki, bu durum iyi midir? Hayır, kalıplar, bizi yaşam içinde önyargıya sürükler ve öz disipline ihtiyaç duymamaya başlarız. Hatta bu durum bizi gelişmeye karşı engeller. Çoğu durumda bizi engellemeye çalışan, tekrarlanan sıradan davranışlardır. Enteresan olan şudur; ilerlememize yardımcı olan şeylerden, tekrarlanmış ve kalıplaşmış iyi alışkanlıklardan daha çok, yaşamımız için kötü alışkanlıklara sahip olma eğilimindeyizdir. Nöron aksonlarının zaman içinde daha da katılaştığı göz önüne alındığında, kalıplaşmış kötü alışkanlıkları kırmak veya yeni iyi alışkanlıklar oluşturmak zorlaşmaktadır.

Peki, öz disipline sahip olmak için, alışkanlıklarımızın rutin odasından nasıl çıkıp da özgür olabiliriz?

Alışkanlıkların oluşması zaman aldığı gibi, yanlış alışkanlıklarımızın terk edilmesi de zaman alacaktır. Ancak, küçük yaştayken öz disiplin alışkanlığı kazanmak daha kolaydır. Onun için atalarımız boşuna dememişler: “Ağaç yaşken eğilir!” diye. Çocuklarımıza da öz disiplini küçük yaşlarda kazandırmanın yollarına bakmalıyız.

Aşağıdaki 10 yol bize iç disiplini nasıl daha kolay kazanabileceğimizi ve öz disiplini bozan alışkanlıklarımızdan kurtulup beynimizi nasıl daha özgür yapacağımıza dair ipuçları sunmaktadır:

AKTİF HEDEFLER BELİRLEYİN!

Öz disiplinin motoru hedeflerdir. Hedef deyince insanların çoğunun bu konuda bir fikri yoktur. Oysa hedefler ikiye ayrılır; biri aktif hedefler, diğeri pasif hedeflerdir. Pasif hedefler aklımıza ilk gelen hedeflerdir. Bu tür hedefler, somut detaylardan yoksundur. Onları uygun şekilde tanımlamak da zordur. Böylece soyut olarak yaşarlar.

Aktif hedefler ise farklıdır. Aktif hedefler yazılıdır. Planlıdır. Derin anlamları vardır. Spesifik ve ölçülebilirdirler. Ve onların kazanılması için bir plan hazırlanmalıdır. Bu şekilde uzun vadeli hedefler koyduğumuzda ve günlük olarak aktif hedef belirleme yaptığımızda, hayallerimizi gerçekleştirmek çok daha kolaydır.

Aktif hedef belirleme bize öz disiplin aşılar. Çünkü bize yön verir. Ayrıca, belirli bir günde yapılması gerekenleri görerek dikkat dağınıklığından kaçınmamıza yardımcı olur. Aktif hedefler olmadan, fırtınalı sularda sıkışmış yelkenleri olmayan bir gemi gibi oluruz. Onun için güzel bir söz vardır: “Hedefi olmayan (aktif hedefler) yelkenliye hiçbir rüzgar fayda vermez.”

Aktif hedefler belirlemek için önce bazı uzun vadeli hedefler belirlemelisiniz. Uzun vadeli hedefleriniz varsa, o zaman aylık, haftalık ve günlük hedef belirleme ve planlama işlemlerine katılmanız gerekir. Ayrıca hedeflerinize yönelik ilerlemenizi aktif olarak takip etmeniz gerekiyor.

İzleme ve analizlerle, ne kadar yol aldığınızı, nerede olduğunuzu ve ne kadar ileri gittiğinizi görebilirsiniz.

KİŞİSEL OLARAK ORGANİZE OLUN!

Öz disiplin nedir sorusunun en önemli yanıtı da kişisel organizasyonda yatmaktadır. Öz disiplinli olmak ve hedeflerimize ulaşmak için günlük yaşamınızı ve hayatınızı organize etmelisiniz. Organizasyon, yalnızca iş yaşamında değil, kişisel yaşamda da kazanılması gereken bir beceridir.

Organize olmuş bir yaşam, disiplinli bir yaşamdır. Düzen ve intizam disiplinin başat etkilerinden biridir. Düzgün giyinmek, odamızı temiz ve eşyaları düzgün tutmak. Hatta en görünmeyen noktada bile düzgün eşyaları düzgünce yerleştirmek; hepsi organizasyon yeteneğimize bağlıdır.

Hollywood aksiyon filmlerinde başrol oyuncusunun en kötü şartlarda bile iki alışkanlığı yansıttığını görürüz: Biri, sakal tıraşı olduğudur ki, en zor şartlarda (Harrison Ford da bu açıkça görülür.) bile bu yapılır. Hatta Kovboy filmlerindeki sahnelerde, arkadan gelen düşman tıraş aynasından fark edilir. Diğeri ise özellikle macera türlerinde başrol oyuncusu günlük yazdığı bir defteri vardır ve buraya notlarını alır.

Dağınık, pejmürde ve plansız bir yaşam disiplinli olmamızı engeller. En disiplinsiz insanlar depresiflerdir. Bu insanların evlerine bakın! Her eşya bir taraftadır. Düzen ve sistem yoktur. Konulan bir eşya konulduğu yerde asla bulunamaz. Çekmeceler karmakarışıktır. (Üniversite öğrenci evlerinin dağınık olmasının nedeni de sınav depresyonudur. Evin veya odanın en dağınık zamanları sınav zamanlarıdır.)

Askerler neden disiplinlidirler. Yataktan kalkıp, tıraş olmaktan, yatağı düzeltmekten, tepeden tırnağa tüm giysilerin ütülü ve şık durmasına kadar bir dizi disiplin gerektiren eylemleri, her gün yaparak ve yaşayarak tekrar ederler. Bu tamamen bir öz disiplindir.

Diğer tüm alışkanlıklar gibi, bu beceri de çocukluktan itibaren kazandırılmalıdır. Tabi bu biraz çaba ve dikkat gerektiriyor. Çocuklarınızın odalarını toplamayın, onlara toplatın. Hayatınız daha organize olduğunda daha çok disiplinli olursunuz. Evdeki çekmece organizasyonundan tutun da evdeki diğer işlere, oradan iş yerine kadar hayatın her alanında sizi başarıya götürecek işlerde sabretmeyi ve prensipli olmayı öğretecektir.

ZAMANINIZI YÖNETİN!

Şu kısa yaşam, eğer işlenebilirse, uzun bir yaşamın tohumlarını taşır. Tıpkı genişleyen evren gibi, bize verilen zaman olgusu da, onu iyi işlediğimiz takdirde, içine büyük ama çok büyük amaçları sığdıracak kadar genişleyebilir. Önemli olan, genişleme yeteneği olan bu zaman torbasına neleri koyabileceğimizdir. Öncelikler, önemliler, vazgeçilmezler, sevgililer, aileyle vakit geçirmeler vb. daha neler, neler. Yani hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olacak etkinliklere her zaman bir yer vardır.

Zaman yönetiminde size Eisenhower’in tekniğini uygulayın derim. Bu teknikte;

Acil değil ama önemli” kategorisinde yer alan kişisel gelişim veya iş ve meslekle ilgili gelişim planlarınıza önem verin. Kendinizi geliştirmeye zamanınız var. ama ihmal etmeyin.

Hayatınızda yer alan “Acil de değil ve önemli de değil” çöplüğünü de boşaltın.

“Acil ama önemli değil” lüzumsuz işleri başınızdan atın.

“Hem acil hem önemli” olanlara öncelik tanıyın; onları baş tacı edin ve önce çözün.

Öz disiplin kabiliyetimiz büyük ölçüde zamanımızı etkin bir şekilde yönetme kabiliyetimizden kaynaklanmaktadır.

VAZGEÇMEYİN, ISRAR EDİN!

Öz disiplin nedir sorusunun belki de en önemli cümlesi budur: ISRAR ETMEK! Hiçbir öz disiplin, onda ısrar etmedikçe ve istikrarlı bir şekilde sürdürülemedikçe kazanılamaz. Lüzumsuz şeylerde gösterdiğimiz ısrarı neden burada göstermeyelim? Başarılı insanların belki de tutundukları en önemli dal amaçtan dönmemek, vazgeçmemek ve ısrar etmektir. Edison, 1000 kez yanılmasına rağmen, ampulü icat etmede ısrar etmeseydi ve “Benden bu kadar!” deyip pes etseydi, şimdi ne olurdu halimiz! Israr alışkanlığı olmadan, öz disiplin becerisi kazanmak büyük ölçüde imkansızdır.

Vazgeçmek tembellerin ve acizlerin başvurduğu bir davranıştır. Hedefleriniz varsa neden vazgeçeceksiniz? Vazgeçmek, iddianıza kendinizin bile inanmadığınız anlamına gelebilir. Hatta vazgeçtiğinize göre, lüzumsuz hedeflerle uğraşıyorsunuz demektir.

MİNNETTARLIK DUYGUNUZU DİNÇ TUTUN!

Öz disiplin nedir, sorusunun bir cevabı da minnettarlıktır. İnsan, minnettarlık duygusuyla yaratılmış bir varlıktır. Muhtemelen Yaratıcının böyle bir isteği var; verdikleriyle kendini tanıtmak, vermeye veya vermemeye devam ederek kendisini hatırlatmak; sonuçta biz insanlarda kendisine karşı bir minnettarlık duygusunu uyandırmaktır ki, bu bir minnettarlıktır ve kültürümüzde “şükür” kavramıyla anlayabiliriz.

Minnettarlığın kökeninde “istemek” vardır. Hayatımızı ve zamanımızı bir şeyleri istemek için harcıyoruz. Burada öz disipline ulaşmanın yolu, minnettarlık alışkanlığı edinmektir. Yani sahip olmadıklarımızı sürekli olarak minnetle O’ndan istemek ve sahip olduklarımızdan dolayı O’na minnet duymaktır. Bunu yaptığımızda, bazı kayda değer değişimler de oluşmaya başlar.

İnsanlara karşı minnettar olmak da iyi ilişkiler kurmak açısından öz disipline yardım eder. Sonuçta hayatta herkes birbiriyle bağlıdır, alış-verişi vardır. Temel ilişkiler minnettarlık üzerinden yürümektedir.

Burada düştüğümüz hata şudur: Zihinsel kapasitemizin çoğunu, sahip olmadığımız şeyle ilgili endişelenmeye ve korku içinde yaşamaya, sahip olduklarımızı da unutmaya harcıyoruz. Oysa ihtiyaçlarımızı fırsata çevirerek daha da disiplinli olmaya ve hedeflerimize ulaşmaya odaklanmak önemli bir adımdır.

Önerimiz, her gün 10 dakikanızı ayırıp, minnettar olduğunuz şeyleri bir defterinize yazmanızdır. Minnettar olacak hiçbir şeyinizin olmadığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz; arayıp ve bulmalısınız!

BAĞIŞLAYIN!

Sosyal yaşam bizi çoğu kere öfke, pişmanlık veya suçluluk hali içinde bocalatıyor. Çoğu kere de çözümden daha fazla sorun yaratıyoruz. Nefret ve öfke için harcadığımız enerji, sevgi ve affetmek için harcadığımız enerjinin kat be katıdır. Affedersek, bazı lüzumsuz yüklerimizden kurtuluruz.

Bağışlama alışkanlığı olmadan, öz disipline sahip olmak mümkün gözükmüyor. Çünkü affetmek, kişinin kendisiyle barışık olması demektir. Bu barışıklık hali, kendi hayatınızın dümeninde sizin olduğunuzu, yani öz disipline sizin yön vereceğiniz anlamına gelmektedir. Yoksa birilerinin bizi disipline edeceğine ve bu yolla hedeflerimize ulaşacağımıza inanmak safdillik olmaz mı?

Biri size zarar verirse, onları affetmeyi deneyin. Bu, olayı unutmak zorunda olduğun anlamına gelmez. Sadece affet ve bu negatif enerjiden kurtul!

Öz disiplin için, affetmek büyük bir caddedir. Şimdi 10 dakikanızı ayırıp, birilerine kızdığınızda ya da seni haksızlığa uğratan insanları düşündüğünde onları neden affettiğinizi bir deftere yazın.

ZİHİNİNİZDE HUZUR TAŞIYIN!

Kendi içinize yönelmek; içsel huzur için zihinlerinizi rahatlatmaya yardımcı olur. Bu bazen bir tefekkür halidir, bazen de bir dua veya ibadet halidir. Bu durumlar, bize bir büyüme yolu olarak manevi merkezlilik alanı oluşturmamızı sağlar. Huzur durumunda dışarıyla bağınızı kesersiniz ve gürültüyü iptal edersiniz. Tabiri caizse, bu evrende isteklerinizi yanıtlayacak Birinin varlığını hissedersiniz.

Zihinsel huzur, ayrıca, öz disiplinli olma yeteneğimizi de çokça etkiler. Şöyle de diyebiliriz: Huzur, zihnimizin paletlerini temizler. Zihinsel, duygusal, fiziksel ve ruhsal sağlığımızı bir kerede iyileştirmeye yardımcı olur ve en az zamanı harcayarak en büyük sonuçları almamızı sağlar. Bunu günde üç-beş kez yapmalısınız.

SAĞLIKLI BESLENİN!

İnsanların çoğunun farkına varmadığı şey, insan vücudunun işlediği enerjinin kaynağı gıdalardır, beslenmedir. Diyet; karbonhidratlar, yağlar ve hatta proteinler bakımından zengin olduğunda, vücut, bazıları bizim için büyük oranda yararsız olan bu yiyecekleri işlemek için daha fazla enerji kullanıyor.

Çiğ gıdalar ve meyveler, büyük enerji artışı sağlar. Çünkü bunların hazmında daha az enerji harcarız, ama daha fazla enerji üretiriz. Bu aynı zamanda, Gıdaların Geliştirilmiş Termik Etkisi (TEF) veya Diyete Bağlı Termojenez (DIT) olarak da bilinir.

Beynimizin sahip olduğu enerji miktarı, bir işe, konuya veya herhangi bir amaca ne kadar odaklandığımız konusunda büyük bir rol oynamaktadır. Odaklandığımızda, hedeflerimize öz disiplinle yaklaşabiliriz. Konsantrasyonu artıran yiyeceklerin neler olduğunu öğrenerek işe başlayabilirsiniz.

Sağlıklı bir kahvaltı yapmak, gün boyu sağlıklı beslenmek önemlidir. Bunu yapmak için, yemeklerinizi planlamanız ve bazı kötü alışkanlıkları kırmanız gerekir. Her gün hızlı yemek yerseniz, hedeflerinize coşkuyla yaklaşacak enerjiye ya da takip edecek disipline sahip olmayacaksınız.

Besinler beynin nörokimyasal yapısını değiştirebilir ve zihin-vücut bağlantısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Önemsiz beslenme faktörleri yerine çiğ, sağlıklı ve organik yiyecekleri tercih edin.

UYKUNUZU ALIN!

Uyu, uyu, yat uyu… Şaka değil, uyku doğrudan kendimizi disipline edebilmemizin bir ölçütüdür. “Uykuyu almak” beynimizin ve bedenimizin sağlığı için hayati bir önkoşuldur. Yetersiz uyku, ruh halimizi, odaklanma yeteneğimizi, kararlarımızı, diyetimizi ve genel sağlığımızı etkiler.

Kronik uykusuzluk sendromu ise işleri daha da kötüleştiriyor. Araştırmalar, düzensiz uyuyanların veya uykusuzluk müptelası olanların belirli hastalıklar için daha büyük risk altında olduğunu göstermektedir. Uyku eksikliği bağışıklık sistemimiz üzerinde olumsuz büyük bir etkiye sahiptir.

Ne olursa olsun, günde en az 6 saat uyumak önemlidir. Doğal uyku döngüsünü sürdürmeniz için yatmadan en az 5 saat öncesinden itibaren uyarıcısı bol içecek almamanız önemlidir. Kaçınabiliyorsanız, gün boyunca alkol, sigara veya reçeteli ilaçlar gibi çok sayıda toksinden uzak durun.

Uyku neden bu kadar önemlidir? Daha disiplinli olmanın yanında, uyku hafızayı güçlendirmekte, vücuttaki iltihap ve ağrıları azaltmakta, stresi azaltmakla birlikte, yaratıcılığı arttırmakta, dikkat ve konsantrasyonunuzu yükseltmekte, depresyondan uzak durmanızı sağlayarak öz disiplininizi desteklemektedir.

EGZERSİZ YAPIN!

Egzersiz yapmak sağlığımızın ve hatta başarımızın temel taşlarından biridir. İyi ve olumlu alışkanlıklarla dolu; kötü alışkanlıklardan kurtulmuş bir yaşam sürmek istiyorsanız egzersiz yapın. Egzersiz, kendinizi disipline edebileceğiniz en iyi dış etkenlerden biridir. Özellikle sabah egzersizleri…

Günümüz şehir hayatında egzersiz yapmak için yapılmış parklar var. Yani, oldukça imkan var. Sorun şu ki, öz disiplin yokluğu! Öz disiplin olmayınca egzersizler olmuyor, egzersizler yapılmayınca da öz disiplin beslenemiyor. Belki bir iki küçük hamle ile bazen egzersiz yapsak da çoğu kez ihmal ediyoruz. Çünkü öz disiplinden mahrumuz.

Şunu unutmayın, egzersiz yapmakta ısrar edin. Çünkü, egzersiz dopamin ve serotonin gibi endorfin ve nörotransmiterleri serbest bırakarak stres ve ağrı seviyelerinizi azaltır.

Ayrıca, egzersiz, kan akışını ve vücut hücrelerinin oksijenlenmesini artırarak, hastalıklarla savaşmaya ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

Üçüncüsü ise, egzersiz, odaklanma yeteneğimizi arttırır ve daha disiplinli bir yaşam sürmemize sağlar. Günde 5-10 dakika bile olsa egzersiz yapın.

KAYNAKLAR

https://www.entrepreneur.com

https://www.forbes.com

https://www.wanderlustworker.com

Yorumlar

Yazan Bestami Çiftçi

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: