LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

FOTOGRAFİK OKUMA NEDİR? NASIL FOTOGRAFİK OKUYABİLİRİM? Fotografik Okuma Nedir? Full view

FOTOGRAFİK OKUMA NEDİR? NASIL FOTOGRAFİK OKUYABİLİRİM?

FOTOGRAFİK OKUMA NEDİR? NASIL FOTOGRAFİK OKUYABİLİRİM?

 “Fotografik Okuma Nedir?” sorusu son zamanlarda çok soruluyor. Sanırım buna internet ortamında veya TV Showlarında çevirdikleri kitap sayfalarını sadece göz ucuyla süzerek okuduğunu iddia eden  birçok kişi sebep oluyor. Bu görüntüleri izleyenler büyük bir umutla kendi kendilerine “Nasıl Fotografik Okuyabilirim?” diye sormaya ve araştırmaya başlıyorlar.

Evet. Gerçekten fotografik bir okuma yapılabilir mi? Fotografik bir okumayla görülen tüm bilgiler sonra  hatırlanabilir mi?

FOTOGRAFİK OKUMA MÜMKÜN MÜ?

 Bu yazımda “Fotografik Okuma Mümkün Mü?” sorusuna cevap arayacağız;

Öncelikle “Fotografik Hızlı Okuma”’nın “Fotografik Hafıza” kavramından türediğini tahmin etmek hiç de zor değildir. Fotografik hafıza, sahip olduğumuz birçok hafıza türünden bir tanesidir. Şüphesiz insan evrimi sırasında insanın yaşamış olduğu ilkel hayata uygun olarak en fazla gelişen hafızası yine fotografik hafızadır. Yani istisnasız her birimizin görsel, yani fotografik hafızası diğer hafıza türlerimizden daha güçlüdür.

Ancak okuma, soyut ifadeler ve dille ilgili hafıza türümüz “Semantik” hafızadır. Semantik hafızamızda kelimeler gibi soyut ifadeler yapılandırılarak tutulmaktadır. Yani alfabedeki harfler gibi sembollerin yapılandırılıp, düzenlenerek hafızada tutulmasıdır. Bu yapılandırmacı öğrenme biçimiyle ilgili 1970’lerden günümüze kadar ünlü kuramcı Piaget ve diğer araştırmacıların önemli çalışmaları bulunmaktadır.

Bilişsel öğrenme kuramları beynin bilişsel öğrenme yapabilmesi için daha önceden oluşturulmuş bazı şemalara sahip olması gerektiğini savunmaktadır. Yani gördüğümüz bir şeklin ne olduğunu anlayabilmemiz için daha önceden aynı veya benzer şekilleri görerek oluşturduğumuz bir bilginin olması gibi okunan bilgilerin anlaşılabilmesi için de beyinde benzer şemalar oluşturulmalıdır.

Okuma işleminde bu şemalardan faydalanmak için kelimelerin sırayla görülerek birleştirilmesi son derece önemlidir. Okuma işleminde bu düzene dikkat edilmediğinde neler olacağını 1800’lerin sonunda ünlü psikolog Herman Ebbinghaus yaptığı hatırlama deneyleriyle göstermiştir. Ebbinghaus, semantik hafıza ile ilgili yaptığı deneylerde beynin var olan bilgilerden faydalanarak (ilişkiler kurarak) öğrendiğini bildiğinden dolayı alfabedeki harfleri anlamlı kelimeler oluşturmayacak şekilde dizmiştir. Sonra bu anlamsız ifadelerin %90’nını hatırlayabilecek şekilde tekrar etmiştir. %90’nını hatırladığı anlamsız bilgileri ne hızda unuttuğunu ölçtüğünde ilk 20 dakika içinde yaklaşık % 40’nı ve ilk 24 saat sonunda yaklaşık %70-80 oranında bilgiyi unuttuğunu tespit etmiştir. Bu tespit hepimizin ilişkilendirilmemiş semantik hafıza bilgilerini nasıl unuttuğumuzun göstergesi olmuştur.

Yaşanan hızlı unutma diğer kalıcı hafıza türlerinde yaşanan unutmalardan çok daha hızlıdır. Hatta okunan ifadelerin semantik hafıza gibi kalıcı hafıza türlerine gelmeden önce kısa süreli bellekte tutulması gerekmektedir. Yani bilgi önce kısa süreli belleğe, yani geçici belleğe gelmekte ve var olan herhangi bir bilgi veya şemayla eşleştirilirse ilgili olduğu kalıcı hafıza türünde kaydedilmektedir.

Geçici hafıza güçlü değildir. Bilgileri sadece saniyelerce ve sınırlı sayıda tutabilir. Normal insanlar için bu yaklaşık 5-8 birim bilgi arasındadır. Ortalaması 7 birimdir. Bu, size okunan 20 kelimeden, sayıdan vb. bilgiden en fazla 9 ila 10 tanesini hatırlayabilmeniz demektir. Bu da sırayla hatırlama için geçerli değildir. Eğer bu bilgileri sırasıyla hatırlamak isterseniz, bu kadarını da hatırlayamayacağınızı yapacağınız küçük testlerle görebilirsiniz.

Tüm bu anlatılanlardan sayfa düzlemine bakarak 1 sn gibi hızla geçen ve bunu ardışık olarak devam ettiren bir kişinin tüm sayfadaki bilgileri önce geçici hafızasında tutarak sonrada ilişkili kalıcı hafıza türünde tutması bilimsel olarak mümkün değildir.

Kısacası, bilimsel verilere göre fotografik, yani sayfaya birkaç saniye bakarak o sayfada yazılanları algılamak ve kalıcı hafızaya geçirmek mümkün değildir. Bu anlamda fotografik okuma diye bir şey yoktur. Fotografik okuma kavramını, “beyinle okuma” gibi ifade eden söylemler de gerçeği yansıtmamaktadır.Bu tip ifadelere aldanmamak gerekir.

Sonuç olarak hafıza gücü anlamında, fotografik hafıza kavramı doğrudur. Ancak fotografik okuma diye bir şey yoktur. Şüphesiz bu hızlı okuma diye bir şeyin olmadığı anlamına gelmemektedir. Hızlı okuma hem kelimeleri anlama ve algılamayı gerektiren beynin sol yarım küre fonksiyonlarını, hem de okunanları hayal gücü ile görselleştirmeyi gerektiren beynin sağ yarım küre fonksiyonlarını birlikte kullanmayı gerektirmektedir. Bu işlemleri içeren bir hızlı okuma programı önemlidir. Böylece kişi hem hızlı okuyabilmekte, hem hızlı anlayabilmekte, hem de anladıklarını kalıcı hafızaya aktarabilmektedir.

Hızlı okuma ile ilgili olarak kendinizi test etmek ve önemli püf noktalarını öğrenmek için, ayrıca aşağıda verilen linke tıklayarak bu konuyla ilgili makaleyi de okuyabilirsiniz.

10 KAT DAHA HIZLI ÖĞRENMEK İÇİN OKUMA HIZI NASIL GELİŞTİRİLİR

Bilgi dolu mutlu günler diliyorum.

Soner Polat
Hızlı Okuma Derneği Eş Başkanı
Türkiye Hafıza Şampiyonu
www.HizliOkuma.org

Yorumlar

Yazan Soner Polat

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: