LOGO

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim Serüveninin Başlangıç Noktası

ADALET KONULU FİLMLER – EN İYİ SOSYAL ADALET FİLMLERİ VE BELGESELLER Adalet Konulu Filmler Full view

ADALET KONULU FİLMLER – EN İYİ SOSYAL ADALET FİLMLERİ VE BELGESELLER

Adalet Konulu Filmler – En İyi Sosyal Adalet Filmleri ve Belgeseller

Adalet Konulu Filmler – En İyi Sosyal Adalet Filmleri ve Belgeseller – Filmler; bir olay, konu veya kişi üzerinden yaşanmışlıkları sinema teknikleriyle dramatize ederek seyircisini akıl ve duygularıyla birlikte yaşananlara ortak eder. Bu yazıda da adalet, sosyal adalet filmlerini veya belgesel filmleri sunacağımız gibi, bu sitenizde daha önce yayınlamış olduğumuz farklı konulardaki filmleri de izlemelerinize sunmuştuk. Sırası geldikçe her alandaki farklı konuları anlatan filmleri sizlere aktaracağız. İşte en iyi adalet konulu filmler;

 Gandhi (1982)

Sosyal adalet konusundaki en meşhur filmlerden biri Gandhi filmi, Hindistan tarihinin en önemli kişiliği Mahatma Gandhi’nin hayatını ele alıyor. 1900’lü yılların başında, Hindistan İngiliz sömürüsü altındaki bir ülke; esareti tüm iliklerinde hissetmekte, özgürlük kavramının hissettirdiklerini günden güne yitirmektedir. Bu dönem ortaya çıkan bir kişilik, epik bir tarih yazarak, insanlık tarihinin en önemli kahramanlarından biri haline gelecektir. Tüm zamanların en ilham verici kişiliklerinden biri olacak bu adam, Hindistan tarihinin en önemli kişiliği Mahatma Gandhi’den başkası değildir…

John Q (2002)

Adalet filmlerinin özellikle ABD’deki konuları siyahilere karşı işlenen baskı ve şiddetten kaynaklı olduğunu biliyoruz. John Q. yaşamını bir fabrikada çalışarak sürdüren ve tek derdi ailesinin mutlu olmasını sağlamak olan sıradan bir adamdır. Ailesine karşı büyük bir sevgi duyduğundan yaptığı her şeyi onlar için yapmaktadır. Bir gün oğlu olan Michael, fenalaşarak hastaneye kaldırılır. Michael’a hızlı bir şekilde yeni bir kalp takılmazsa Michael hayatına veda edecektir. John Q.’nun ise oğlunun bu ameliyatını karşılayacak kadar parası yoktur. Siyahi adamın tek çaresi, hastaneden birilerini rehin almak olacaktır.

Karanlıkla Karşı Karşıya – Blackkklansman (2018)

Adalet konusu en çok da ırkçılığın yükseldiği dönemde kayboluyor. Irkçılık adaletin düşmanıdır. Yine ABD’de Ku Klux Klan gibi ırkçı örgütlerin işlediği suçlar Amerikan toplumunda ciddi yaralara yol açmıştı. Karanlıkla Karşı Karşıya filmi, kenti ele geçirmeyi planlayan bir örgütü durdurmaya çalışan bir dedektifin hikayesini anlatıyor. Ron Stallworth, Colorado’da yaşayan Afro-Amerikan bir polis memurudur. Ortağı Flip Zimmerman ile birlikte çalışmaktadır. İkili Ku Klux Klan’ı durdurmak için mücadele vermektedir. Ron, örgütün şehri ele geçirme girişimlerini engellemek için gizlice örgütün içine sızmaya çalışır. Grupla iletişime geçen ve aşırı ırkçı biri gibi davranan Ron sonunda amacına ulaşır. Grubun toplantılarına katılmaya başlayan Ron, Klan’ın büyük kurucusu ile yakın ilişki kurar. Genç adam Ku Klux Klan’ına başarıyla sızmakla kalmayıp, yerel bölümün de başına geçer. Bu sırada Stallworth’un kimliğine geçen ortağı Zimmerman, ölümcül bir komployla ilgili bilgilere ulaşır. Peki Afro-Amerikan bir polis memuru, beyaz üstünlüğünü savunan bir örgütün içinde kimliğini gizli tutmayı nasıl başaracaktır?

Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Malcolm X”, “25. Saat” ve “İçerideki Adam” gibi filmlerle tanınan 2 Oscar adayı Spike Lee oturuyor.

 

 Sessiz Kalma –  The Hate U Give (2018)

Aşırı yoksul bir bölgede büyüyen 16 yaşındaki Starr (Amandla Stenberg) artık banliyödeki özel bir hazırlık okuluna gitmektedir. Bir gün en yakın arkadaşı Khalil (Algee Smith) suçsuz yere bir polis cinayetine kurban gider. Toplumun her kesiminden baskı görmeye başlayan Starr, kendi sesine kulak vermeli ve doğru olduğunu düşündüğü şeyi savunmalıdır.

 Tatlı Bela – Erin Brockovich (2000)

Erin Brockovich, insana insan gibi davranılmasının en doğrusu olacağını düşünen bir halk kahramanıdır. Kendini dünya üzerinde haksızlığa uğrayan insanların haklarını aramaya ve onlara yardım etmeye adamıştır. Farkındadır ki bu insanlara yardım ederken kendi hayatına da benzer yardımlarda bulunmakta ve daha iyi bir insan olmaktadır. Film, hukuk eğitimi almamış olmasına rağmen, insan sağlığını tehdit eden çok önemli davalarda haklının kazanmasını sağlayan sıradan ama mücadeleci bir kadının öyküsünü anlatıyor.

Bülbülü Öldürmek  – To Kill A Mockingbird (1962)

Yine ırkçılık yine adaletsizlikten adalet çıkarma girişimi. Bülbülü Öldürmek, ekonomik buhranın hüküm sürdüğü 1930’lar Amerika’sında, Alabama eyaletinde yaşanan gerçek bir olaydan konusunu almaktadır. Film, ırkçılığın şiddetinin son noktaya ulaştığı bu dönemi gerçekçi bir üslupla işliyor. Beyaz bir kadına tecavüz suçuyla tutuklanan siyah bir gencin avukatlığını üstlenen başarılı bir avukat çevresi tarafından şiddetle eleştirilip davadan geri çekilmesi yönünde baskılara maruz kalır. Ancak idealist avukat yolundan dönmeyecektir.
Modern Amerikan edebiyatının klasik yapıtlarından biri olan Bülbülü Öldürmek, Harper Lee’nin gerçek yaşamda şahit olduğu olayları işleyen ve içeriği gerçekte yaşanmış olaylara dayanan bir romandır. Roman, ünlü yönetmen Robert Mulligan tarafından beyaz perdeye uyarlandığında cesur ve başarılı bir uyarlama olarak dikkat çekip bu başarısını üç dalda kazandığı Oscar ödülüyle pekiştirmiştir.

12 Öfkeli Adam – 12 Angry Men (1960)

Adalet konusunda ABD mahkemelerinin hukuk sistemini ve haksızlıkları eleştirmeyi hedefleyen ve başrolünde usta oyuncu Henry Fonda’nın yer aldığı, Sidney Lumet’in ilk filmi olan bu tarihi 12 Öfkeli Adam – “12 Angry Men” filmi, 1957 yılında yayımlanmış ve dönemin şartlarını ele vermektedir.

On iki jüri üyesinin sanık hakkında karar vermek üzere girdikleri dar bir odada yaşananların anlatıldığı film, hukuk sistemi, idam cezası ve ırkçılık gibi konuları eleştirirken aynı zamanda adaleti uygulama hakkı tanınmış kişilerin psikolojisini, karakterlerini, ön yargılarını, mantık ve vicdan ölçülerini ele alıyor. İyi bir film çekilmesi için milyon dolarların harcanmasına gerek olmadığının kanıtı olan “12 Angry Men”, sinema tarihinin kült filmleri arasında yer alan bir başyapıt niteliğindedir.

Erkekler Ağlamaz Boys Don’t Cry  (2000)

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu; tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı.

Doğru Şeyi Yap  – Do The Right Thing  (1989)

80’lerde yapılmış Amerikan filmleri içerisinde en değerlilerinden biri kabul edilen “Do the Right Thing” ırkçılık gibi tehlikeli bir konuyu olanca karmaşıklığına rağmen enfes bir şekilde beyazperdeye aktarmıştı. Yapımcı ve Yönetmen Spike Lee’nin, sonraki yıllarda istediği sinemayı yapabilecek gücü de bu filmin başarısından aldığını söylemek yanlış olmaz.

Filmin konusuna gelince; New York Brooklyn.. Yılın en sıcak günü… Mahallede bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır.

Ateş Böceklerinin Mezarı – Grave Of The Fireflies (1988)

“Grave of the Fireflies”, insanlık tarihinin en kara lekelerinden biri olan II. Dünya Savaşı’nın yıkıma uğrattığı hayatları iki küçük kardeş üzerinden anlatıyor. Annelerini savaşa kurban veren Seita ve Setsuka babalarının da savaşta olması nedeniyle yakın bir akrabalarına gönderilirler. Burada tutunamayan bu iki küçük çocuk evden kaçarak, kendilerini savaşın izlerinin anbean körüklendiği sokaklara atarlar. Ancak bu yolculuk bildiğimiz türden yolculukların aksine, kan kokulu sokaklarda verilen bir yaşam savaşına dönüşecektir. Akiyuki Nosaka’nın yarı biyografik romanından uyarlanan film, savaş üzerine yapılmış filmler arasında en dokunaklı ve en gerçekçi üsluba sahip olanlardan biridir.

OJ: Made In America (2016)

Mahkemelerini 1995’te Cable-Satellite Public Affairs Networkta (C-SPAN) izlediğim Amerikan tarihinin en ilginç vakalarından O. J. Simpsons davası 2016’da yeniden gündeme oturdu. American Crime Story‘nin ardından O.J. Simpson’ı konu edinen “O.J.: Made in America” 5 bölümlük bir belgesel serisi. 7 saat süren “O.J.: Made In America” Ezra Edelman tarafından hazırlandı. Seri, eleştirmenler tarafından Amerika tarihinde ırkçılığı konu alan en kapsamlı belgesel olarak tanımlanıyor.

Fahrenheit 9/11 (2004)

Sinema dünyasında imza attığı her işle tartışma konusu olan yönetmen Micheal Moore, derin ve sağlam provoke edici iç görülerle Amerika adalet ve güvenlik sistemi üzerine odaklanıyor. Paranoya, korku, belirsizlik, hata değerleri ve vatanseverlik kavramlarını bir araya getirip George Washington Bush’un 11 Eylül saldırısının ardındaki gerçeklere ulaşmak yerine Irak’a savaş açmayı planladığını ileri sürüyor. Bu belgesel aynı zamanda bazı Suudiler’in nasıl güvenli bir biçimde ve gizlice Amerika’dan çıkarıldığını mercek altına alıyor. Ve elbette ki silah tüccarları ile petrol şirketleri ile ilgili kısmına da. Film Oscar adayları arasında ön planda dikkat çekiyor.

Providence’da Yakalandı (Caught in Providance) – (2017 – )

Adalet konulu filmler denince “Yargıç Frank Caprio (Judge Frank Caprio)”yu da unutmamak gerekir. Adalet dağıtan bu yargıcın adaletli kararlarını gösteren vidoe filmleri de ayrıca izlemenizi tavsiye ediyorum. Bu filmler gerçek mahkeme salonunda gerçek mahkeme duruşmalarını yayınlıyor. İşte size adalet konulu filmler kategorisinde saydığım “Providence’da Yakalandı (Caught in Providence)” adıyla yayınlanan bu filmlerden bir örnek. Bu bölümde çocukların küçükken adaletli olduklarını, onları zamanla biz yetişkinlerin değiştirdiğini gösteren bir örneği izleyeceksiniz. Filmde Yargıç Caprio, annesinin trafik cezası kararını annenin küçük kızına bırakıyor. Anne kızına “Bu trafik cezasını ödemezsem sana oyuncak alabilirim” diye rüşvet teklif ediyor. Peki Sonuç ne? İzleyin ve görün…

Yorumlar

Yazan Bestami Çiftçi

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.
error: